KAÇTIM BEN...
Bu sabah ibibikler ötmeden, kuşlar cıvıldamadan atladım uçağa ver elini Bodrum. Hani Pazartesi günü sizlere izlenimlerimi yazacağım demiştim. Havaalanından Ortakent'teki evimize gelene kadar neredeyse şaşkınlıktan küçük dilimi yutuyordum. Dört sene öncesi ile kıyaslanamayacak kadar tuhaflaşmıştı.
BİR İYİLİK...
Geçenlerde nette araştırma yaparken, Doyuran Kareler ismi dikkatimi çekti. Dur dedim ben bunun bir peşine düşeyim. Bakalım neymiş, kimmiş, neler yapıyorlarmış. Meğer bir yıl önce kurulmuş bir sosyal sorumluluk projesiymiş. Bugüne kadar nasıl keşfetmediğime hayret ettim.
ÇAT BURADAYIM, ÇAT ORADA :)...
Dün sabah bavulumu kaptığım gibi Alaçatı'ya dostlarımızın yazlığına geldim. Sevgilim erkenden İzmir'e uçtu, dolayısıyla benden çok önce eve varmıştı. Bu yaz böyle biraz aileyle, biraz da dostlarla tatil yapmaca. Dün geceyi vakitlice kapatınca sabah erkenden uyandık.
BİR SÖZ...
Masal dinlememiş çocuklar büyüyünce kendi resmini bile cetvelle çizerler. ”Cemal Süreya Bazı sözleri görünce zınk diye dururum. İşte bu sözde öylelerinden. Masal büyü gibidir bana göre. Çocuklarınıza bol bol masal okuyun, anlatın. Masal çocukların hayal dünyasını genişletir.
HUNİ TAKMAMIZA BEŞ VAR!...
Eskiden gazetelerin sadece üçüncü sayfalarında vahşet, cinayet vb haberlerine yer verilirdi. Şimdilerdeyse bırakın üçüncü sayfayı, durum neredeyse tüm gazeteyi kaplayacak hale geldi. Gün geçmiyor ki cinayet, şiddet, taciz, tecavüz vakası duyulmasın. Ve maalesef vakaların dozu gittikçe artıyor.