TMSF, uzun bir yargı sürecinin ardından ÇEAŞ’ın el konulması sürecinde dikkat çeken bir olayla karşı karşıya kaldı. 1991 yılında, Berke Barajı'nın inşası amacıyla yapılan 670 milyon dolarlık ihale, İtalyan bir firma tarafından kazanıldı. İtalya merkezli firma, projeye hemen başladı. Ancak, ödemelerin yapılmaması nedeniyle 1994 yılında baraj inşaatı duraksadı. Bu süreçten sonra, İtalyan şirket ve ÇEAŞ arasında, alacaklar sebebiyle karşılıklı davalar açıldı.
RÜŞVET İDDİALARI İLE YENİ BİR DURUM ORTAYA ÇIKTI
Bu davaların devam ettiği sırada, iş dünyasında oldukça tanınan ve şu anda yurtdışında kaçak olan işadamı Kemal Uzan’ın, bilirkişilere rüşvet verdiğine dair iddialar ortaya atıldı. Bu kapsamda, Uzan ile ÇEAŞ’ın Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Ertuğrul Başar ile bilirkişiler Hasan Cihan Yılmazsoy, Emrah Tülü, Evren Eğer, Ufuk Yıldırım ve Cenk Demirbay hakkında ‘rüşvet alma, rüşvet verme ve bu suçlara aracılık etme’ suçlamalarıyla Adana 5’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde iki ayrı dava açıldı. Bu davalar daha sonra birleştirildi. Rüşvet iddiaları, mahkeme sürecindeki diğer hukuki meselelerle birlikte dikkat çekici bir hâl aldı.
DAVA SONUCU VE ZAMAN AŞIMI KARARI
Davanın son duruşmasına sanıklar katılmazken, duruşma savcısı kamu davası hakkında esas görüşünü bildirdi. Savcı, zaman aşımı koşullarının gerçekleştiği gerekçesiyle düşme kararı verilmesini talep etti. Bununla birlikte, Kemal Uzan hakkında daha önce çıkarılan yakalama kararının da kaldırılmasını önerdi. Mahkeme heyeti, sağlanan bu gerekçeler doğrultusunda dava dosyasının zaman aşımı sebebiyle düşmesine ve Uzan hakkında verilen yakalama emrinin de kaldırılmasına karar verdi. Ayrıca, daha önce kefaletle serbest bırakılan sanıklardan Yılmazsoy’un 5 bin, Başar’ın ise 10 bin lirasının iadesine de hükmedildi. Ancak Uzan hakkında devam eden başka davalar ve tutuklama kararları hala mevcut durumda. Daha önce Uzanların bir dizi davasının zaman aşımı nedeniyle düştüğü de biliniyor.
