RTÜK Başkanı Şahin: RTÜK'ün sadece ceza veren bir kurum olarak görülmesine karşıyız

RTÜK Başkanı Şahin, RTÜK'ün sadece ceza veren bir kurum olarak görülmesine karşı olduklarını bildirdi.

RTÜK Başkanı Şahin: RTÜK'ün sadece ceza veren bir kurum olarak görülmesine karşıyız

Yandaş kanallara neredeyse rapor bile düzenlemeyen ancak muhalif haber kanallarına ardı ardına cezalar kesen Radyo ve Televizyon Üst Kurulu'nun (RTÜK) Başkanı Ebubekir Şahin, online yapılan İletişim Fakülteleri Dekanları Konseyi'nin (İLDEK) 28.toplantısında yaptığı konuşmada, "RTÜK'ün sadece ceza veren bir kurum olarak görülmesine karşıyız" ifadelerini kullandı.

Şahin, "RTÜK'ün sadece ceza veren bir kurum olarak görülmesine karşıyız. Maksatlı çevrelerin oluşturmaya çalıştığı ve maalesef ki büyük oranda başarılı olduğu bu algıyı kırmak için farklı çalışmaları hayata geçiriyoruz. Kısacası, milli ve manevi değerlerimize saygılı, teröre geçit vermeyen, kadın, çocuk ve engellileri gözeten, insan sağlığı ve çevreye saygılı, nitelikli yayınların ortaya konulması için çaba sarf ederken bu yolda işin kaynağı olan iletişim hassasiyetine özel önem veriyoruz" dedi.

İletişim alanının pratik uygulamalarının online yapılmasının neredeyse imkansız olduğunu belirten Şahin, şunları kaydetti:

"İletişim öğrencilerimiz için zorunlu staj uygulamalarını uzaktan yapamayız ya da yapmış gibi oluruz. Çünkü bu alan dokunmayı, hissetmeyi kısacası bizzat tatbik etmeyi zorunlu kılıyor. Geçen yaz RTÜK olarak pek çok zorunlu staj öğrencilerimizi geri çevirmek zorunda kaldık. Basın sektöründe de durum aynıydı. Doğal olarak iletişim öğrencilerinin en hayati eğitim kıstası eksik kaldı. Biliyoruz ki teori eğitimi ne kadar gerekliyse iletişimde pratik uygulama da o kadar, belki ondan daha elzemdir."

Şahin, bu dönemde öğretim üyelerinin öğrencileri eğitme noktasındaki azami gayretlerini takdirle karşıladığını vurguladı.

RTÜK Üniversite Koordinasyon Birimi kuruldu

Yayıncılık sektörüne insan kaynağı yetiştiren iletişim fakülteleri ile daha sıkı bir etkileşim kurulmasından yana olduğunu aktaran Şahin, şöyle devam etti:

"İletişim fakültelerine açıldık. Ziyaretler yaptık, kariyer uzmanı arkadaşlarımız, meslek tezlerini iletişim fakültelerinde öğrencilere karşı savunmaya başladılar. Arzu ettiğimiz yönde bir ivme başladı. Çeyrek asrı aşan tarihimizde ilk kez RTÜK Üniversite Koordinasyon Birimimizi kurduk. İlgili arkadaşlarımız bugüne kadar yaptıkları temaslarda çok sayıda muhatapla buluştular. Koordinasyon birimimizin görüşmeleri artarak devam edecek. İletişim fakültelerimizle ortak projeler hayata geçirmeyi hedefliyoruz. Her türlü teklife açığız. İş birliklerimizin sözde kalmaması için olası resmi protokolleri hazırlayıp, imzalamaya da hazırız."

İstanbul'da martta yapılan RTÜK-Üniversite Buluşmaları toplantısına da değinen Şahin, geleneksel hale getirilecek zincir toplantıların ilkine 40 akademisyenin katıldığını anlattı.

İletişim camiasına desteği esirgemeyeceklerini ifade eden Şahin, gelişen teknolojiyle ortaya çıkan yeni medya araçlarının sektör-üniversite ilişkilerini zorunlu kıldığına işaret etti.

Üniversitelerin bugün iletişim alanının çok geniş bir yelpazede konumlandırıldığını, yeni medya ve görsel sanatlar adlandırmalarıyla eğitim veren pek çok bölüm olduğunu dile getiren Şahin, üniversite koordinasyon biriminin, RTÜK'ün görev alanıyla ilgili 83 üniversitede 148 farklı bölüm tespit ettiğini aktardı.

Şahin, RTÜK Üniversite Koordinasyon Biriminin kapılarının hem hocalara hem de öğrencilere her daim açık olduğuna dikkati çekerek, şu ifadeleri kullandı:

"Staj taleplerinin değerlendirilmesinden, Üst Kurulumuzu tanıtıcı teknik gezilere, karşılıklı olarak araştırma ve yayınlarımızın paylaşılmasından panel, çalıştay ve benzeri ortak projelere varan pek çok çalışmayı birlikte düzenleyebiliriz. Bu noktada sizlerin de kapılarının açık olduğunu biliyorum. Teknolojik gelişmeler ve yeni medya araçlarıyla yayıncılık alanı bambaşka bir yöne evrilirken, iş birliğimiz kaçınılmazdır. Klasik yayıncılığın etkisi büyük bir hızla azalırken tam tersi istikamette mobil teknolojilerle kontrolü çok daha zor, yepyeni bir medya sektörüyle karşı karşıyayız. İşte bunun için el birliğiyle hareket etmeli ve geleceğin medyasını insanımıza zarar veren değil yayıncılığın ortaya çıkış amacına uygun olarak eğlendiren, eğiten ve bilgi veren bir şekle dönüştürmeliyiz.

RTÜK'ün sadece ceza veren bir kurum olarak görülmesine karşıyız. Maksatlı çevrelerin oluşturmaya çalıştığı ve maalesef ki büyük oranda başarılı olduğu bu algıyı kırmak için farklı çalışmaları hayata geçiriyoruz. Kısacası, milli ve manevi değerlerimize saygılı, teröre geçit vermeyen, kadın, çocuk ve engellileri gözeten, insan sağlığı ve çevreye saygılı, nitelikli yayınların ortaya konulması için çaba sarf ederken bu yolda işin kaynağı olan iletişim hassasiyetine özel önem veriyoruz."

Akademik camianın dışında sektörde söz sahibi olan sivil toplum kuruluşlarıyla da diyaloglarının sağlıklı bir zeminde ilerlediğinin altını çizen Şahin, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile İletişim Başkanlığının desteğiyle RTÜK, Diyanet, TRT, Erciyes Üniversitesi ve SETA'nın düzenleyeceği Uluslararası Medya ve İslamofobi Sempozyumu için iletişim dekanlarından da katkı ve destek istedi.

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER