Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı Basın Suçları Soruşturma Bürosu tarafından hazırlanan iddianamede, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin yapımcıları Necati Şaşmaz ve Mehmet Canpolat'ın, programda kendilerine yönelik yapılan suçlamalara yanıt vermek üzere bir şikayette bulundukları belirtildi. Müştekilerin, Beyaz TV'de yayınlanan "Söylemezsem Olmaz" programında dizilerinin 159. bölümündeki bazı sahnelerin manipüle edilerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında suçlayıcı yorumlar yapıldığına dair ifade verdikleri ifade edildi. Özellikle, FETÖ'nün 15 Temmuz'daki darbe girişimi ile ilgili olarak yapılan olumsuz yorumlar neticesinde rencide olduklarını belirttikleri kaydedildi.
Şikâyetin Gerekçeleri
İddianamede, müştekilerin Beyaz TV'deki programda konuşan kişilerin kendilerini isimleriyle hedef alarak kişilik haklarına saldırdıkları iddiasında bulundukları bildirildi. Şaşmaz ve Canpolat, dizilerinin birçok bölümünde FETÖ terör örgütünün eylemlerini kamuoyuna aktardıklarını vurgulayarak, bu suçlamaların asılsız olduğunu ifade ettiler. Öncesinde yapılan açıklamaların kendilerine yönelik bir iftira olduğunu belirttikleri için yargı sürecinin başlatıldığını aktardılar. Programda şikayet konusu olan ifadelerin kastedildiği gibi olmadığını ve sadece dizilerinin kurgusundan ibaret olduğunu iddia ettiler.
Programı Sunanlar ve Savunmaları
İddianamede, söz konusu televizyon programının sunucuları arasında Nihat Doğan, Ömür Varol, Gülşah Saraçoğlu ve Bircan İpek'in bulunduğu ifade edildi. Programın yayın sorumlusunun ise Cihad Zembat olduğu kaydedildi. Bu şüphelilerin ifadelerinde, tartışılan konuların önceden medyada da yer aldığını, dolayısıyla suçlamaları kabul etmediklerini belirttikleri ifade edildi. Programda aktarılan değerlendirmelerin bilgilendirme amaçlı olduğunu savunarak, kendilerine yöneltilen suçlamaların haksız olduğunu düşündüklerini dile getirdikleri belirlendi.
Bilirkişi Raporu ve Mezar Taşı Görüntüleri
İddianamede, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin 159. bölümünde yer alan "Erdoğan" yazılı mezar taşlarına ilişkin görüntülerin incelendiği ve bilirkişi raporuyla tespit edildiği kaydedildi. Yürütülen soruşturmada, mezarın Erdoğan soyadına sahip bir aileye ait olduğu ve dizideki görüntülerin orijinal halleriyle uyuştuğu ifade edildi. Bu durum üzerine, gerekçeli biçimde herhangi bir suçlamanın haklı olmadığı vurgulandı. Diziyle ilgili gerçekleştirilen incelemelerin, ilgili çevredeki gerçeklerle bağdaştırılamayacağı sonucunu ortaya koyduğu belirtildi.
Yargı Sürecinin Sonuçları
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, müştekilerin dizisinin senaryosunun 15 Temmuz darbe girişimiyle ilişkili olmadığına kanaat getirdi. İddianamede, FETÖ/PDY ile mücadelenin dizi içerisindeki bir konu olarak sunulduğu, bu nedenle müştekilerin bu yapılarla herhangi bir bağlarının olmadığı sonucuna varıldığı dile getirildi. Öte yandan, 15 Temmuz’dan yalnızca birkaç ay önce ortaya çıkan "Kurtlar Vadisi Darbe" isminin, olaydan bağımsız şekilde ticari bir marka olarak değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı.
Suçlamaların Geçersizliği
Dizinin yayımlandığı süre içinde birçok karanlık yapı ve suç teşkil eden örgütlerin meselelerine ışık tutmuş olması dolayısıyla yaşanan olaylara referans oluşturabilecek bir içeriğe sahip olduğu vurgulandı. İddianamede, Türk ve uluslararası alanda benzer içerikte birçok eser bulunduğuna işaret edildi. Bu tür yapımlarda geçmişte yaşanmış veya henüz gerçekleşmemiş olayların ele alınmasının olağan bir durum olduğu ifade edilerek, yalnızca sahne içeriklerinden yola çıkarak yapımcıların ve senaristlerin suçlandığı sonucunun çıkarılamayacağı ifade edildi.
Sonuç ve Yargılama Süreci
Müştekilerin, FETÖ'ye dair sarsıcı suçlamalara tabi tutulmasının basın orijinal kaynaklı bilgilerle desteklenmesi gerektiği vurgulandı. Bu bağlamda, şüphelilerin ifadelerinin iftira niteliğinde bulunduğu gerekçesiyle ceza talep edildi. İddianamenin kabul edilmesi durumunda, Nihat Doğan, Bircan İpek, Gülşah Saraçoğlu, Cihad Zembat ve Ömür Varol'un, 1 yıl 9 ay ile 8 yıl arasında hapis cezası ile yargılanmaları bekleniyor. Ayrıca, programda yer alan ifadeler dolayısıyla "tehdit" suç unsurlarının oluşmadığı nedeniyle bu hususta kovuşturma açılamayacağının altı çizildi.
