Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, kentin su sorunu hakkında dikkat çekici açıklamalar yaptı. Açıklamalarıyla, mevcut şartların ciddiyetine vurgu yapan Yavaş, su krizinin nedenlerine ve etkilerine dair önemli bilgiler paylaştı. Türkiye'nin özellikle Akdeniz Bölgesi'nin en hızlı kuruyan yerlerden biri haline geldiğini kaydeden Yavaş, özellikle yer altı su kaynaklarının azalmakta olduğuna dikkat çekti. Bu durumu, Ankara'nın su temininde de ciddi sıkıntılar yarattığını belirterek değerlendirdi.
Kuraklık ve Su Krizi
Mansur Yavaş, dünya genelinde yaşanan kuraklığın sadece sıradan bir iklim olayı olmadığını ifade etti. Akdeniz Havzası'nın, Türkiye de dahil olmak üzere, en hızlı kuruyan bölgeler arasında yer aldığını belirten Yavaş, bu durumun Elazığ, Kayseri ve Konya gibi illeri de etkilediğini vurguladı. "Ankara en kurak dönemini yaşıyor" ifadesiyle, kentin su krizi ile yüz yüze geldiğinin altını çizdi. Yavaş, bu süreçte vatandaşların su kullanımında tasarruf yaptıklarını ancak bazı siyasi açıklamaların yanıltıcı olduğunu iddia etti. Ayrıca belirttiği gibi, kentin su kaynaklarının azlığına karşın nüfusun artmaya devam etmesi, durumu daha da zorlaştırıyor. "Ankara su açısından fakirleşti" ifadesi, bu ciddi durumu özetliyor.
Su Kesintileri ve Gerçekler
Mansur Yavaş, Ankara'daki su kesintileri konusunda da önemli bilgiler sundu. Yapılan meclis toplantısında, katılımcılara "Kaçınızın suyu kesildi?" diye sorduğunu ve sadece yedi kişinin el kaldırdığını belirtti. Yavaş, şu anda su kesintilerinin oldukça az olduğunu ve bu durumu kamuoyuyla şeffaf bir şekilde paylaşmaları gerektiğini ifade etti. Ayrıca, bazı haber kuruluşlarının artan su fiyatları ve kesintileri hakkında manipülatif haberler yaptığını iddia ederek, bu durumun siyasi bir operasyon olduğunu savundu. Su kaynaklarının azaldığını belirtirken, Ankara'nın bazı bölgelerinde sıkıntılar yaşandığını kabul etti. Ancak genel olarak kentin büyük bir çoğunluğunda su sıkıntısının olmadığını belirtti.
Eski Başkan Eleştirisi
Ankara'nın eski belediye başkanı Melih Gökçek'i isim vermeden eleştiren Yavaş, bazı siyasilerin bu durumu polemik haline getirdiğine dikkat çekti. "Kadı defterdar olmuş, eşek mühürdar olmuş" sözüyle, konunun ciddiyetine aldırış etmeyenleri eleştirdi. Televizyonlarda sıkça konuşan kişilerin su tasarrufu yapmadığını iddia eden Yavaş, bu sorumluluğun toplumun tamamına ait olduğunu vurguladı. Kendi döneminde su tasarrufu yapılmasının önemine değinen Yavaş, tüm kesimlerin bu konudaki duyarlılığının arttırılması gerektiğini savundu. Aynı zamanda Gökçek'in su tüketim alışkanlıklarının da dikkat çekici olduğunu, aylık ortalama kullanım miktarının yüksek olduğunu ifade etti.
Günlük Su Tüketimi ve Dağıtım
Mansur Yavaş, ASKİ'nin Ankara için belirlediği günlük su miktarının 1 milyon 240 bin metreküp olduğunu belirtti. Bu miktarın sürekli olarak sağlandığını ifade eden Yavaş, "Ankara halkı susuz bırakıldı" söylemini kesin bir dille reddetti. Ancak bazı bölgelere su kesintileri uygulandığını kabul ederek, bu durumun belirli bölgelerde yaşandığını anlattı. Keçiören, Yeni Mahalle, Mamak gibi bölgelerin yüksek kesimlerinde su sıkıntısının yaşandığını kabul etti ve bu durumu halka yaşattığı için özür diledi. Yavaş, bu tür sorunların zaman zaman yaşanmasının kaçınılmaz olduğunu ancak genel durumun her ayrıntısıyla kontrol altında tutulduğunu vurguladı.
Sonuç ve Kamuoyuna Mesaj
Mansur Yavaş, konuşmasını yaparak, bu konudaki algıların yanlış olduğunu ve gündemde tutulmaya çalışılan propagandalara inanmamak gerektiğini dile getirdi. Siyasetçilerin, su kesintileri hakkında konuşmadan önce kendi durumlarını sorgulamalarını önerdi. "Ankara'da şu anda su problemi yok" ifadesiyle, mevcut durumu net bir dille ifade etti. Bu bağlamda, Yavaş, şeffaflık ve dürüstlük esasına dayalı bir iletişim kurmaya yönelik çabalarını sürdüreceğini belirtti. Su sıkıntısının aşılması için toplumun her kesiminin bu konuya duyarlı olmasını ve sorumluluk almasını istedi.