Londra'da yaşayan bankacı Selim Çaydamlı, bir gün önce İzmir'den tatil için İstanköy Adası'na giden kuzeni Sinan Kurtoğlu ve arkadaşı Utku Hasdemir ile birlikte bulundukları restoranın önünde gerçekleşen deprem anını anlattı. Çaydamlı, yaşadığı felaketin ardından Bodrum'daki Özel Acıbadem Hastanesi'ne getirildi.
Felaket Anı
Selim Çaydamlı, tatil sırasında, İstanköy çarşı merkezinde dinlenmek amacıyla oturdukları kafenin etrafında meydana gelen depremle, yüzlerce kiloluk enkazın altında kalmayı başardı. Olaydan bahsederken, büyük bir gürültüyle birlikte gelen sarsıntının kendilerini nasıl etkilediğini anlatıyor. Çaydamlı, "Yıkıntılar arasında kaldım, kendimden geçtim. Sonrasında üzerimdeki taşları kaldırırken, birinin bana 'Merak etme, dayan, yaşayacaksın' dediğini hatırlıyorum. Benim bilincimi bulmam için çaba sarf ediliyordu" diyerek o anki korkusunu dile getirdi. Ne yazık ki, yaşadığı bu korkunç olayın ardından, teyzesi oğlunun yaralandığını, kuzeni Sinan Kurtoğlu’nun ise hayatını kaybettiğini hastanede öğrendi.
Yaralanma ve Tedavi Süreci
Çaydamlı'nın hastaneye kaldırılmasının ardından yapılan muayenelerde ayak bileğinde kırık, diz kapağında ezilme ve bağ dokularında kopmalar tespit edildi. Kafede oturdukları sırada deprem anında kalp atışlarının hızlandığı ve yaşadığı şok nedeniyle ayrıntılara hakim olamaz hale geldiğini belirten Çaydamlı, tedavi sürecinde yaşanan drama dikkat çekiyor. Aynı zamanda, üzerinde 9 dikiş olduğu ve vücudunda darbe izleri bulunduğu belirtildi. Acı bir tesadüf olarak, arkadaşı Utku'nun da yaralandığını, ama Sinan'ın kaybının kendisini daha da derinden yaraladığını ifade etti. Çaydamlı, tatil için plan yaptığı günün bir kabusa dönüşmesi nedeniyle içsel bir karmaşa yaşadığını vurguladı.
Yardım Anları
Depremin hemen ardından bölgede bulunan Özel Acıbadem Bodrum Hastanesi'nde çalışan doktor Muvaffak Bağdatlı, yıkıntılar arasında yaşanan acil durumlarla ilgili yardım çalışmalarında öncelikli olarak yaralılara müdahale ettiğini anlattı. Bağdatlı, depreme tanıklık ettiğini ve bazı yaralılara yardım ederken yaşanan duygusal anları paylaştı. Yıkıntılar arasında bir Türk'e yardım ederken, hastanın kendisinin Türk olduğunu anladığında duyduğu sevinç ve gözyaşlarını ifade ettiğini belirtti. “Soğukkanlılık ve bilinçli hareket etmek, yaralanma ve panik düzeyini azaltıyor” diyerek, tıbbi yardımın önemine vurgu yaptı. İstanköy'den getirilen 4 hastanın hayati tehlikesinin olmadığını ve tedavi süreçlerinin devam ettiğini kaydetti.