Ankara Büyükşehir Belediyesi, TMMOB’a bağlı beş odanın Cumhurbaşkanlığı Külliyesi ve Ankapark'ın dâhil olduğu AOÇ imar ve ulaşım planlarının iptali için açtığı davaların beşini kaybettiğini açıkladı. Belediyenin bu durumu kamuoyuyla paylaşması, pek çok kesimden farklı tepkiler almaya neden oldu.
Mahkeme Kararının Detayları
Belediye tarafından yapılan açıklamada, Danıştay 6. Daire’nin kararının, Danıştay Tetkik Hâkimi Hanife Erdem’in görüşüne dayandığı belirtildi. Bu durum, mahkemelerin kamu yararına faaliyet gösteren yapıları koruma konusundaki kararlılığını bir kez daha ortaya koydu. Açıklamada, iptali istenen projelerin, hukuka uygun bir biçimde gerçekleştirildiği ifade edildi. Belediye Başkanı Melih Gökçek ise duyduğu memnuniyeti dile getirerek, “Mahkemeler, bu projelerin geçerliliği konusunda önemli bir karar vermiştir” şeklinde konuştu. Gökçek, TMMOB’un açtığı davaların kaybedilmesinin; yerel yönetimlerin projelerini sürdürebilmesi için son derece kritik olduğunu vurguladı.
Başkan Gökçek’in Tepkisi
Melih Gökçek, DHA’ya verdiği demeçte, mahkeme kararına ilişkin sert ifadeler kullandı ve "Mahkemeler, bunlara iyi bir ders verdi ancak bunların aldıkları derslerle uslanacaklarını sanmıyorum” sözleriyle TMMOB’u eleştirdi. Gökçek’in bu ifadeleri, şehirdeki çeşitli sivil toplum kuruluşlarından tepki aldı. Bazı eleştirmenler, Gökçek’in açıklamalarının demokratik bir ortamda beklenmeyecek kadar sert olduğunu belirtti. Kamuoyunda oluşan bu tartışmalar, suiistimal ve sağlıklı kamu yönetimi konularında daha derin bir tartışma yaratma potansiyeline sahip.
Hâkim Hanife Erdem’in Durumu
Duvar gazetesinde yer alan haberlere göre, Danıştay Tetkik Hâkimi Hanife Erdem’in, karara temel olan görüşüyle ilgili çarpıcı gelişmeler yaşandı. Erdem'in, Ağustos ayında FETÖ bağlantısı nedeniyle gözaltına alındığı ve Eylül ayında çıkan bir KHK ile meslekten ihraç edildiği ortaya çıktı. Bu durum, kararın arka planındaki yargı bağımsızlığı konusundaki endişeleri bir kez daha gündeme taşıdı. İlgili çevreler, bu tür durumların yargının tarafsızlığına zarar verebileceği yönünde uyarılarda bulunurken, kamuoyunda bu durum hakkında spekülasyonlar artmaya başladı. Yaşanan süreç, özellikle yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü açısından önemli tartışmalara yol açtı.
