İstanbul'da yeni yılın kutlandığı saatlerde meydana gelen trajik bir saldırıda, IŞİD terör örgütü tarafından gerçekleştirilen eylem neticesinde birçok insan hayatını kaybetti. Yaşanan katliamın ardından Halkevciler, toplumsal muhalefeti desteklemek ve laiklik mücadelesini yükseltmek maksadıyla bir kahvehane toplantısı gerçekleştirdi. Ancak, bu konuşmalarının ardından katılımcılar, İçişleri Bakanlığı ve bazı sosyal medya hesapları tarafından hedef gösterildi. Daha sonra, henüz saldırıyı gerçekleştirenlerin yakalanmamış olmasına rağmen Halkevleri üyesi Hamit Dışkaya ve Ayşegül Başar, gözaltına alındı ve 3 Ocak 2017 tarihinde tutuklandı. Bu tutuklamaların iktidarın muhalefete yönelik baskıcı politikalarının bir parçası olduğu anlaşılmaktadır. Gençlik, bu tutuklamaların amacının laiklik ve özgürlük arayan kesimlere bir gözdağı vermek olduğunu ifade ediyor. İktidarın, yaşanan katliamlar karşısında tek bir ses çıkmasını istemediği belirtiliyor.
Toplumsal Baskı ve Yönetim Failiyeti
Siyasi iktidarın, her katliam sonrası sorumluluktan kaçma alışkanlığı devam etmektedir. Gerçekleştirilen eylemlerin ardından yalnızca kınama ile yetinen hükümet, ülkeyi yönetebilme kabiliyetini yitirmiş durumdadır. AKP, iktidarda kalabilmek için toplumsal muhalefete uyguladığı baskının farkındadır ve bunu sürdürmenin gerekliliğini hissetmektedir. Üç ay daha uzatılan Olağanüstü Hal durumu, bu baskının en açık göstergesidir. İktidar, savaş politikaları ile ülkeyi uçuruma sürüklerken, her gün çok sayıda yurttaşın hayatını kaybetmesi eleştiri konusu olmaktadır. Reina katliamının faili hala bulunamamışken, yılbaşı kutlamalarını hedef gösteren gerici unsurlar hakkında hiçbir işlem yapılmamış, aksine laikliği isteyenler tutuklanmıştır. Bu durum, iktidarın tutarsızlığını ortaya koymakta ve gençlik tarafından sert bir şekilde reddedilmektedir.
Gericiliğe Karşı Direniş Çağrısı
Gençlik, gerici anlayışların ve cihatçı grupların mahallelerde ve üniversitelerde varlık göstermesine izin vermeyeceğini dile getirerek, bu duruma karşı sesinizi yükseltmek için harekete geçeceğini bildirmiştir. Halkevci gençler, gericiliğin karşısında yükseltilmesi gereken bir mücadele bayrağı olduğuna inanıyor. Laiklik bayrağının altında toplanarak, özgürlük, kardeşlik ve insanca yaşama mücadelesinin önemini vurguluyorlar. Bu anlamda, tüm gençleri bu mücadeleye katılmaya ve laikliği savunmaya davet ediyorlar. Gençlik, 'artık yeter' diyerek gerici ve cihatçı unsurlara itiraz etmenin zamanı geldiğini belirtiyor ve herkesin bu mücadelenin bir parçası olmasını istiyor.
Laiklik Mücadelesinin Önemi
Bugün, Türkiye'de laiklik mücadelesinin her zamankinden daha önemli olduğu ifade ediliyor. Gençler, laikliğin sadece bir siyasi görüş değil, aynı zamanda toplumsal huzur ve barış için bir gereklilik olduğuna dikkat çekiyor. #gençliklaiklikistiyor etiketiyle sosyal medya üzerinden de seslerini duyurarak, yaşamsal bir ihtiyaç olarak gördükleri laiklik mücadelesini yükseltmeye kararlılar. Tüm öğrencileri bu bayrağı taşımaya ve gericiliğe karşı ortak bir duruş sergilemeye çağırıyorlar. Kendi ifadeleriyle, faşist ve baskıcı anlayışlara geçit vermemek için birleşmeye davet ediyorlar. Gençler, laikliğin bu toplumda tutuklanamayacağına dair güçlü bir mesaj verme niyetindeler.
Laikliği savunmak suç değildir!
Laiklik tutuklanamaz!
Gençlik laiklik istiyor!