Gazi'de acele var

Gazi Mahallesi'nde, Kamulaştırma kararıyla başlayan 3. köprü inşaatı, mahalle sakinlerinin hukuki mücadelesine yol açtı. Danıştay, projeye dair belgeler talep ederken, yerel halkın endişeleri artıyor. Sultangazi Kent Savunması, potansiyel yıkımlar hakkında bilgilere erişemediklerinden şikayet ediyor.

Gazi'de acele var

Resmi Gazete'de yayımlanan bir acele kamulaştırma kararı sonrası, 3. köprü Kınalı bağlantı yolunun geçtiği Gazi Mahallesi'nde inşaat çalışmalarına başlandı. Mahalle sakinleri, projeye karşı hukuki mücadele başlattı. Danıştay 6. Dairesi, davalı olan Başbakanlık ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'ndan söz konusu projenin harita ve imar planlarına ilişkin belgelere acilen ulaşmak için talepte bulundu. Kamulaştırmanın acele olarak yapılmasının gerekçeleri üzerine sorular yöneltildi. Ancak Kalyon İnşaat, mahkeme kararını beklemeden iş makinelerini sahaya soktu. Tünel yapımının planlandığı yerde, Mimar Sinan tarafından inşa edilmiş ve dünya çapında su mimarisinin başyapıtları arasında gösterilen Mağlova Kemeri’nin kalıntıları yer alıyor.

Gazi Mahallesi'nde Kamulaştırma Süreci

11 Ekim 2016 tarihindeki Bakanlar Kurulu kararında, Kuzey Marmara Otoyolu Projesi çerçevesinde Sultangazi, Eyüp ve Başakşehir'deki çeşitli gayrimenkullerin acele kamulaştırılmasına onay verilmişti. Bu kararın detayları arasında, Alevi nüfusunun yoğun olduğu Gazi Mahallesi’nde yer alan Zübeyde Hanım, Yunus Emre ve 50. Yıl mahalleleri de bulunuyordu. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzasıyla 22 Ekim 2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan karar, Zübeyde Hanım Mahallesi’ndeki 868 numaralı parselin kamulaştırılmasını talep ediyordu. Ancak, Aralık 2016'da bu parselle ilgili planlarda yer almayan ve gecekonduların bulunduğu bir alanda zemin etüdü işlemleri başladı. İşçiler, bu etüdün tünel yapımı için gerçekleştirildiğini ifade ettiler fakat tünel projesi acele kamulaştırma kararında yer almıyordu. Sonrasında ise bu zemin etüdü yapılan alanın çevresi demir perdelerle kapatıldı. Projenin iç yüzü hakkında hiçbir bilgi alamayan mahalleli, Işgiter Ali Mahkemesi'nde yürütmeyi durdurma talebiyle dava açmak zorunda kaldı.

Danıştay’ın İntervasyonu ve Projenin Geleceği

Danıştay 6. Dairesi, konuyu önemle ele alarak, Başbakanlık ve Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'ndan Aralık 2016'da detaylı bir savunma istedi. Aynı zamanda, acele kamulaştırma kapsamında yer alan taşınmazların, otoyol projesi kapsamındaki durumunu açıklamalarını talep etti. Danıştay, İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden de ilgili taşınmazların imar statüleri ve 1/1000 ile 1/5000 ölçekli planlarda hangi kullanım alanlarına ayrıldığını sordu. Bu durum, projeye dair belirsizlikleri artırırken, hukuki süreçlerin ilerleyişi ve sonucun ne olacağı ise büyük bir merakla bekleniyor. Mahalle sakinleri, bu süreçte tarafların projeye dair yeterli bilgi paylaşımında bulunmadıklarından şikayet ediyor. Danıştay’ın bu müdahalesi, yerel halkın endişelerini bir nevi belgeliyor.

Mahalledeki Tepkiler ve Endişeler

Sultangazi Kent Savunması’nın üyeleri, mahalledeki bazı evlerin ve ağaçların işaretlendiğini belirterek endişelerini dile getiriyorlar. Üyeler, projeye dair hangi binaların yıkılabileceğine yönelik bir çalışma yapıldığını ifade ediyorlar. “Evlerin bahçelerindeki ağaçların sayımı yapılmış” diyen yetkililer, Karayolları 1. Bölge Müdürlüğü’nden gerekli bilgiye ulaşamadıklarını belirtiyor. 3. köprü şantiyesine yönlendirildiklerini dile getiren katılımcılar, görüştükleri bir mühendisle yapılan konuşmanın ardından, evlerin 3-5 metre altında bir tünel çalışmasının gerçekleşeceği ve çözüm sürecinin sağlıklı bir şekilde yönetilmediği izlenimini taşıdıklarını kaydediyorlar. Sert kayaların bulunduğu alanlarda dinamit kullanılacağı bilgisinin, evlerin hasar göreceği endişesini artırdığını belirten üyeler, hukuksal mücadelenin önemine vurgu yapıyor. Avukat Can Atalay, yürütmenin durdurulması kararının zayıfladığını belirterek, bu durumun oluşturduğu sonuçların son derece olumsuz olduğunu aktarıyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız