Gazeteci Dinçer Gökçe, asılsız iddialar yüzünden maruz kaldığı mağduriyeti gidermek amacıyla yargı yoluna başvurdu. Gökçe hakkında ilk olarak Medyaradar tarafından yayımlanan yazıda, iş insanı B.Y.'ye şantaj yaptığı iddiaları yer aldı. Bu haber, Medyatava, Yeniçağ, Akit, Millî Gazete, Sol Haber ve Gazeteciler.com gibi birçok yayın organı tarafından alıntılandı ve geniş şekilde yayımlandı. Haberin içeriğinde, Gökçe'nin B.Y.'yi “kişisel verilerine ulaşarak” şantaj yaptığı öne sürüldü.
İddiaların Yalanlanması
Gökçe, yayına giren haberlerin gerçek dışı olduğunu vurgulayarak, kendisi hakkında böyle bir davanın açılmadığını ve herhangi bir soruşturmaya tabi tutulmadığını açıkladı. Kendi avukatı üzerinden ulaştığı Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) kayıtlarına dayanarak, "kişisel verileri hukuka aykırı biçimde elde etmek, çıkar amaçlı kullanmak, şantaj, hakaret ve tehdit" suçlamalarının bulunduğu bir yargılama kaydının olmadığını belirtti. Bu açıklamalar, Gökçe'nin kamuoyunda yanlış bir imajla karşılaşmasını önlemek amacıyla yaptığı önemli bir açıklama niteliği taşıyor.
Medyaradar ile İletişim Çabaları
Gazeteci Dinçer Gökçe, haberin yayımlanmasının ardından Medyaradar'ın Genel Yayın Yönetmeni Denizhan Erkoç ile iletişime geçmeye çalıştı. Fakat, Erkoç'un telefonlarına dönüş yapmadığını belirten Gökçe, WhatsApp üzerinden de mesajlar gönderdiğini, bu mesajların okunmasına rağmen yanıt alamadığını sözlerine ekledi. Mesajlarında, kendisi hakkında çıkan haberlerin tamamen asılsız olduğunu ifade etti. Gökçe, avukatlarının da Erkoç ile irtibat kurmaya çalıştığını, ancak onlara da dönüş olmadığını vurguladı.
Betül Y. İsimli Kişi Hakkında Yanlış Bilgilendirme
Gökçe, yayındaki B.Y. isminin, aslında Hürriyet'te üç yıl önce haberini yaptığı Betül Y. olduğunu fark ettiğini belirtti. Bu kişinin bir iş insanı değil öğretmen olduğunu, kendisiyle 2019'dan itibaren temas kurmadığını ifade etti. İlgili ses kayıtlarının elinde bulunduğunu da ekleyen Gökçe, öğretmenin dolandırıcılık ile suçlandığı bir dava nedeniyle daha önce haber yaptıklarını hatırlattı. Bu durumu örnek göstererek, haberin içeriğinin doğru olmadığını bir kez daha dile getirdi.
İş Kaybı ve İtibar Zedelenmesi
Hakkında çıkan bu asılsız iddiaların sonucunda Dinçer Gökçe, Hürriyet Gazetesi ile yollarını ayırmak zorunda kaldı. Gazetecilik kariyerine önemli ödüller kazandıran Gökçe, bu süreçte yaşadığı mağduriyeti "Açık bir itibar suikastı" şeklinde nitelendirirken, 17 yıllık gazetecilik geçmişinde karşılaştığı en büyük saldırı olarak değerlendirdi. Yıllardır çalıştığı gazete ile ilişkisinin kesilmesi, tüm kariyerini etkileyen ciddi sonuçlar doğurdu. Bunun yanı sıra, asılsız haberlerin etkisini yok etmek için hukuki yolları kullanmaya karar verdi.
Hukuki Süreç Başlatılması
Gökçe'nin avukatları, müvekkilleri hakkında yapılan bu yalan haberlerle ilgili olarak hukuki süreç başlattı. Gerekçe olarak, kişilik haklarına saldırıda bulunulduğu ve özel hayatın gizliliğinin ihlal edildiği belirtildi. Av. Yasemin Bal, müvekkilin ismi dışında kalan her yönüyle yalan olan bir habere maruz kaldığını vurguladı. Sorumlular hakkında hukuki işlem başlatıldığını ve tazminat davasının açılacağı bilgisi verildi. Bu durum, gazetecinin yaşadığı mağduriyeti gidermeye yönelik somut adımların atıldığını gösteriyor.