Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin TBMM’deki grup toplantısında yaptığı konuşmada gündemin öne çıkan başlıklarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasının başlangıcında 14-20 Nisan Şehitler Haftası vesilesiyle şehitleri rahmetle, gazileri de minnetle andığını belirten Erdoğan, ardından Şanlıurfa’nın Siverek ilçesinde bir lisede yaşanan silahlı saldırıya değindi.
Erdoğan, söz konusu olayın milletçe herkesi derinden yaraladığını ifade ederek, müessif hadise sonrasında soruşturmaların hemen başlatıldığını söyledi. Açıklamasında, bir kişinin gözaltına alındığını ve dört yöneticinin görevden uzaklaştırıldığını belirten Erdoğan, saldırının tüm yönleriyle araştırıldığını vurguladı. Olayda ihmali ve kusuru bulunanlardan mutlaka hesap sorulacağını dile getiren Erdoğan, saldırıda yaralanan 16 kişiden 7’sinin taburcu edildiğini, 9 yaralının tedavisinin ise sürdüğünü kaydetti.
Enerjide kendi imkanlarıyla yürütülen yeni dönem vurgusu
Konuşmasının devamında enerji alanındaki gelişmelere geniş yer ayıran Erdoğan, Türkiye’nin enerjiye erişim konusunda bugün daha güçlü bir noktada bulunmasının arkasında uzun yıllara yayılan bir çaba olduğunu söyledi. Sanayicinin, üreticinin, çiftçinin, turizmcinin ve nakliyecinin enerji konusunda endişe taşımamasında 23 yıllık emek bulunduğunu dile getiren Erdoğan, enerji sepetini zenginleştirmenin ve tedarikçi ülkelerin sayısını artırmanın başından beri öncelikli hedefleri arasında yer aldığını belirtti.
Hidroelektrik, rüzgar, jeotermal, güneş ve nükleer enerji alanlarında yapılan yatırımlarla Türkiye’nin enerjide üst lige taşındığını ifade eden Erdoğan, en büyük dönüşümün ise arama ve sondaj çalışmalarında gerçekleştirildiğini söyledi. Daha önce kiralama yöntemiyle sürdürülen petrol ve doğal gaz arama faaliyetlerinin artık Türkiye’nin kendi imkanlarıyla yürütüldüğünü vurgulayan Erdoğan, bu doğrultuda dünyanın en büyük dördüncü derin deniz filosunun kurulduğunu anlattı.
Karadeniz’deki doğal gaz keşfini bu sürecin dönüm noktası olarak değerlendiren Erdoğan, bugün 4 milyon hanenin ihtiyacının Karadeniz gazından karşılandığını, 2026 yılında bu rakamın 8 milyon haneye çıkarılmasının hedeflendiğini söyledi. 2028 yılında ise 16-17 milyon hanenin doğal gaz ihtiyacının yerli kaynaklardan karşılanabilir hale geleceğini belirtti.
Somali’deki sondaj ve enerji diplomasisi öne çıktı
Enerji başlığında yalnızca Türkiye’deki faaliyetlere değil, dost ve kardeş ülkelerle yürütülen iş birliklerine de değinen Erdoğan, cuma günü Somali’de önemli bir gelişme yaşandığını söyledi. Derin deniz sondaj gemisi Çağrı Bey’in Somali açıklarındaki Curat-1 kuyusunda hidrokarbon aramalarına başlamak üzere bölgeye ulaştığını aktaran Erdoğan, daha önce Oruç Reis gemisiyle yaklaşık 4 bin 500 kilometrekarelik alanda sismik araştırmalar yapıldığını ve umut verici bulgular elde edildiğini ifade etti.
Curat-1 kuyusunun 7 bin 500 metrelik derinliğiyle dünyanın en derin ikinci deniz sondajı olacağını söyleyen Erdoğan, bu kritik görev sırasında Çağrı Bey’e donanmaya ait Altan, Korkut ve Sancar isimli gemilerin refakat edeceğini belirtti. Bu tabloyu Türkiye’nin artık başkalarına ihtiyaç duymadan kendi gemileri, mühendisleri ve insan kaynağıyla büyük enerji hamleleri gerçekleştirebilmesinin göstergesi olarak değerlendirdi.
Bölgesel gerilimler ve ateşkes süreci hakkında dikkat çeken mesajlar
Erdoğan, konuşmasında bölgesel savaşlara ve uluslararası gerilimlere de geniş yer verdi. Küresel sistemin ekonomik, siyasi ve güvenlik boyutuyla ciddi bir belirsizlik içinde bulunduğunu ifade eden Erdoğan, insanlığın barış ve huzur arayışının kandan ve kaostan beslenen çevreler tarafından sabote edildiğini söyledi.
İran ile ABD ve İsrail arasındaki çatışmaların 40’ıncı gününde Pakistan’ın gayretiyle 15 günlük ateşkes ilan edildiğini hatırlatan Erdoğan, bu gelişmenin bölge halkları için kısa süreli de olsa bir nefes alma imkanı sunduğunu dile getirdi. Ancak İsrail hükümetinin Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürmesinin barış umutlarına ilk darbeyi vurduğunu belirtti. Hafta sonu Pakistan’ın ev sahipliğinde yapılan görüşmelerden beklenen sonucun çıkmadığını da sözlerine ekleyen Erdoğan, müzakere sürecinde özellikle nükleer meselede ciddi bir eşiğe gelindiğini ifade etti.
Hürmüz Boğazı’nda tansiyonun yeniden yükseldiğini söyleyen Erdoğan, Türkiye’nin gerilimin düşürülmesi, ateşkesin uzatılması ve görüşmelerin devam etmesi için telkin ve girişimlerini sürdürdüğünü kaydetti. Sıkılı yumruklarla müzakere olmayacağını vurgulayan Erdoğan, ateşkesle aralanan fırsat penceresinin sonuna kadar değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Sosyal medya tepkisi ve Türkiye vurgusu
Konuşmasında sosyal medya üzerinden şahsına ve Türkiye’ye yöneltilen ifadelere de değinen Erdoğan, Türkiye Cumhuriyeti’nin sıradan bir devlet olmadığını vurguladı. Hiçbir gücün Türkiye’ye ve Türkiye Cumhurbaşkanı’na parmak sallayamayacağını söyleyen Erdoğan, sağduyulu olunmasının zayıflık olarak görülmemesi gerektiğini ifade etti.
Cumhur İttifakı ortağı MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli başta olmak üzere, Türkiye’ye ve şahsına yönelik hadsizlikler karşısında tepki gösteren tüm siyasetçilere teşekkür eden Erdoğan, farklı siyasi kulvarlarda yer alsalar da Türkiye’nin milli gururu söz konusu olduğunda ortaya konulan ortak tavrı kıymetli bulduğunu söyledi.
Muhalefet ve “Terörsüz Türkiye” süreci de gündemindeydi
Erdoğan, konuşmasının son bölümünde ana muhalefet partisini de eleştirdi. Türkiye’nin yurt dışında büyük bir atılım içinde olduğunu, ancak bu vizyonla uyumlu bir ana muhalefet anlayışının bulunmadığını savundu. Ana muhalefetin yönettiği belediyelerde bir “fetret devri” yaşandığını öne süren Erdoğan, iç politikada milletin beceriksizliğe mahkum edildiğini söyledi.
“Terörsüz Türkiye” sürecine de değinen Erdoğan, bu dönemde en sağlam direniş hattının bu süreç olduğunu ifade etti. Cumhur İttifakı olarak ülkenin ve bölgenin aydınlık yarınlarını karartmayacaklarını belirten Erdoğan, bin yıllık kardeşliğin rehberliğinde, makul ve meşru zeminde hareket edildiği sürece çözümsüz hiçbir mesele bulunmadığına inandıklarını söyledi. Türkiye olarak bölgede sulh ve sükunun egemen olması için tüm imkanlarla çalışmayı sürdüreceklerini vurgulayan Erdoğan, barışın sesi olmaya ve barış çabalarına öncülük etmeye hazır olduklarını ifade etti.