Türkiye genelinde yeni kimlik kartlarının dağıtımı sırasında, İlk itiraz İçişleri Bakanlığı'na yapıldı. Ali Rıza Aydın adındaki emekli raportör, avukatı Başak Aydın Tantürkü aracılığıyla, çipli kimlik kartlarının yongasında gizli tutulan din hanesinin laiklik ilkesine karşı olduğunu belirtti ve bu bilginin kaldırılması talebinde bulundu. Aydın, talebini İçişleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü'ne resmi bir dilekçe ile iletti.
İtirazın Gerekçeleri
Hukukta Sol Tavır Derneği'nin başkanı olarak Aydın, dilekçesinde Çankaya İlçe Nüfus Müdürlüğü tarafından verilen yeni kimlik kartını almanın ardından yaşadığı durumu ayrıntılı bir şekilde ele aldı. Avukatı tarafından kaleme alınan dilekçede, kimlik kartındaki 'din hanesi' bölümünün gizli olmasının, laiklik ilkesine aykırı olduğunu ifade etti. Aydın, din hanesinin, sadece belirli yetkililer tarafından görülebilen bir alana yerleştirilmesinin, bireylerin dini inançlarının gizlenmesi anlamına geldiğini savunuyor. Ayrıca, Anayasa'nın 24. maddesine atıfta bulunarak, hiçbir vatandaşın dini inançlarını açıklamaya zorlanamayacağını vurguladı.
Din Hanelerinin Gizlenmesi Üzerine Tartışmalar
Aydın’ın dilekçesindeki bir diğer önemli husus, din hanesinin gizli bir yonga ile korunmasının, devletin sağladığı bir ayrımcılığa yol açıp açmadığıdır. Aydın, İHAM'ın kararına vurgu yaparak, mevcut uygulamanın insan hakları ve din özgürlüğü açısından kabul edilemez olduğunu ifade etti. Ayrıca, bu durumun toplumda dini inancı olmayan bireyler için bile ayrıştırıcı bir etki yaratacağını belirtti. Aydın, 'din hanesinin boş veya gizli olmasının, kamu güveninde bile bir belirsizlik yaratabileceğini ve yasal süreçlerde sorunlar doğurabileceğini' ekledi.
Aydın'ın Talepleri ve Beklentileri
Ali Rıza Aydın, İçişleri Bakanlığı'ndan din hanesinin kimlik kartında tamamen kaldırılmasını talep etti. Aydın, bu konunun yalnızca kişisel bir mesele olmadığını, aynı zamanda toplumsal bir sorun olduğunu belirtmekte ısrarcı. Türkiye Cumhuriyeti kanunlarının, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne (AİHS) uygun olarak yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini savunuyor. Aydın, İçişleri Bakanlığı'nın taleplerine nasıl bir yanıt vereceğini düşündüğünü anlayışla ifade ederek, 'Bakanlığın olumlu bir yanıt vermesini beklemiyorum. Ancak, yasa gereği bu talebin yerine getirilmesi zorunludur' dedi.
Yargı Süreci ve Gelecek Adımlar
Aydın, Bakanlık tarafından red edilmesi durumunda yargı yoluna başvuracaklarını belirtti. İdare mahkemesine başvuracaklarını ve tüm hukuki süreçleri sonuna kadar kullanacaklarını açıkladı. Aydın, 'İç hukuk yollarını tamamlamadan hiçbir zaman pes etmeyeceğiz' dedi ve bu konunun her yönüyle takipçisi olacağını ifade etti. Böylelikle, İbrahim Aydın'ın bu çabaları, toplumda din ve vicdan özgürlüğü üzerine yapılan tartışmaları yeniden gündeme taşıyacak gibi görünüyor.