CHP'Lİ TUR BİÇER:'SAĞLIKLI TOPLUM İÇİN 'AŞI' GEREKLİ VE ÖNEMLİDİR!'

banner458

CHP’li Dr. Tur Yıldız Biçer; 1593 Sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu’nda değişiklik yapılmasına ilişkin Kanun Teklifini TBMM’ye verdi.

banner459
GÜNDEM 07.12.2016, 12:28 07.12.2016, 12:28
CHP'Lİ TUR BİÇER:'SAĞLIKLI TOPLUM İÇİN 'AŞI' GEREKLİ VE ÖNEMLİDİR!'

Manisa Cumhuriyet Halk Partisi Milletvekili olan ve aynı zamanda Doktor olması nedeniyle sağlık alanında yaptığı çalışmalarla adından söz ettiren Biçer, “aşı” ile ilgili Anayasa Mahkemesinin aldığı kritik olduğu düşünülen kararlara ilişkin kanun teklifi verdi. 

 

            CHP’li Biçer yaptığı açıklamada; “Anayasa Mahkemesi 26 Ekim 2016'da aşıyla ilgili çok kritik bir karar almıştır. Mersin'de çocuğunu aşılatmak istemeyen bir ailenin başvurusu üzerine başlayan hukuksal sürecin sonunda, çocuk felci aşısı dışındaki aşıların zorunlu tutulamayacağını belirtmiştir. Çocuk felci aşısı 1593 sayılı Umumi Hıfzıssıhha Kanunu'nda zorunlu sayıldığı için kapsam dışı bırakılmak istenmektedir. Mahkeme 2015 Aralık ayında da Sivaslı bir ailenin başvurusu üzerine aynı kararı bildirmiştir. AYM aşıyla ilgili kararını ilgili bir yasanın olmaması gerekçesine dayandırıyor olsa da, aynı zamanda zorla aşı uygulamasının Anayasanın 17. maddesinin çiğnenmesi ve hak ihlali yapılması anlamına geldiğini belirtmektedir.” dedi. 

 

            Biçer’in verdiği Kanun Teklifi’nde; “ 24/4/1930 tarihli ve 1593 sayılı Umumi Hıfzısıhha Kanunu’nun 89. Maddesinin 

 

Hiç kimse rızası olmaksızın bağışıklama amaçlı aşılamaya tabi tutulamaz. Çocuklara veya mahcurlara yapılacak aşılamada velisinden veya vasisinden izin alınır.  Ancak çocuklara yapılacak olan Sağlık Bakanlığı  Genişletilmiş Bağışıklama Programı kapsamındaki aşılar (kızamık, polio (çocuk felci), kabakulak, kızamıkçık, difteri, boğmaca, tetanoz, su çiçeği, hepatit A, hepatit B, verem, pnomokok, hemafilus influenza aşıları) ile toplumun ve/veya belli bir topluluğun sağlığını tehdit eden bulaşıcı hastalıklarda, Sağlık Bakanlığı, Türk Tabipleri Birliği ve tıp fakültelerinin ilgili kürsülerinden (halk sağlığı, enfeksiyon hastalıkları, çocuk enfeksiyon hastalıkları) üyelerinin oluşturacağı Bilim Kurulu'nun önerisi üzerine Bakanlık'ın onayı ile onay alınmadan uygulanır.” Şeklinde değiştirilmesi teklif edildi. 

 

            Doktor Biçer; “Sağlık Bakanlığı, Aralık 2015’teki AYM kararı üzerine, Nisan 2016'da, aşının koruyucu sağlık hizmetlerinin temeli olduğunu, bütün çocuklara zorunlu uygulanması gerektiğini belirtmiş, AYM'nin kararı üzerine aşıyı zorunlu tutan bir özel yasal düzenleme yapacağını açıklamıştır. Ebeveynlerin çocuklarına aşı yaptırmaması yalnızca kendilerini ilgilendiren bir karar değildir. Toplumsal bağışıklık diye bilinen bir kavramı göz ardı etmek yanlış bir tutum sergilendiği anlamına gelmektedir. Çocuklarımızı aşılattığımızda yalnızca onları korumakla kalmıyor, aynı zamanda toplumdaki aşılanmış çocuk oranının, kritik seviye olan %90'ın üzerine çıkmasına katkı sunarak, değişik nedenlerle aşılanamamış çocukların da aynı hastalıktan korunmasını sağlamış olmaktayız. Dolayısıyla çocukların aşılatılmaması toplumsal bağışıklık oranının düşmesine, bu da salgınların ortaya çıkmasına açıkça neden olacaktır. Salgınlar, özellikle bağışıklık sistemi yetersiz olan çocuklarda ölümcül hastalıklara yol açacaktır. Bütün bunlar nedeniyle aşı karşıtlığının bireysel hak kapsamına alınması, bir mücadele yöntemi olarak kodlanması toplum sağlığı açısından fayda teşkil eden bir tutum değildir.” Şeklindeki ifadeleriyle aşı yaptırmanın toplum sağlığı açısından oluşturduğu öneme değindi. 

 

Aşıların yan etkilerinin ve söz konusu edilen hastalıklara karşı herhangi bir koruyuculuğunun olmadığı yönündeki iddiaları “gerici bir spekülasyon niteliği taşımaktan öteye gitmeyecek iddialar” olarak değerlendiren Manisa Milletvekili Dr. Tur Yıldız Biçer dünya ülkeleri arasında aşıyı uygulayan ve uygulatmayanlar arasından değerlendirmeler yaparak örneklerde bulundu. 

 

CHP’li Dr. Biçer; “Örneğin, ABD’de bebeklerin %76’sının kızamığa karşı aşılanmış olduğu 2000 yılında kızamığa bağlı ölüm sayısı 562 iken, aşılama oranının %84’e yükseldiği 2012’de 122’ye düşmiştür. Amerika’da dini inançları nedeniyle çocuklarına aşı yaptırmayan değişik topluluklarda defalarca salgın yaşandığı bilinmektedir. ABD’de 1960’ta 150 bin olan boğmaca sayısı yaygın aşılamayla 1970’lerde 5000’e, 1980’lerde 2900’e düşürülmüştür. Yeni bir çalışma Amerika’da 2010’da yaşanan boğmaca salgınının nedeninin aşı yaptırmayı reddedenler olduğunu göstermiştir. Türkiye’de de durum böyledir. Çocuk felci vaka sayısı 1985’te 90 iken, aşıyla eradikasyon programının başlatılmasından (1989) hemen sonra, 1990 yılında 20’ye inmiştir. 1998 yılında ise hastalık eradike edilmiştir. Benzer durum kızamık hastalığı için de geçerlidir. Vaka sayısı 1998-2001 döneminde 25-30 bin aralığında dalgalanmakta iken Kızamık aşılama günlerinin başlatıldığı 2003’de 9000’e inmiş ve 2005’ten itibaren de yılda 10’un altına düşmüştür.” diyerek aşı yaptırılması kararlarının keyfi uygulamalara bırakılmamasının gerekliliğine dikkat çekerek aşının önemine vurgu yaptı. 

 

Aşıların başarısını kanıtlamak açısından Küba örneğini değerlendiren Biçer; “Küba bütün aşılarını kendisi üretmekte ve başka ülkelere de bu aşılarını vermektedir. Küba’nın bulaşıcı hastalıkların ortadan kaldırılmasıyla ilgili temel stratejisi yaygın aşılamadır. Aşılama oranları %100 oranındadır. Bu stratejiyle çocuk felci 1963’te, difteri 1971’de, vereme bağlı menenjit ve yeni doğan tetanozu 1970’lerin başında, kızamık ve kabakulak 1996’da eradike edilmiştir. Sonuç olarak Türkiye’de yaşanan aşı uygulamasının bir sonuca bağlanması ve sağlıklı toplum için sağlıklı çocuk yetiştirilmesi için aşının önemli olması gerekçesiyle bu kanun teklifini hazırladım. Duyarlı davranılmasını ve Kanun Teklifinin Genel Kurula indirilerek oylamaya sunulmasını istiyorum.” dedi. 

Tur Yıldız Biçer’in Hepatit C hastaları için başlattığı çalışmasının başarıya ulaşmasının ardından “aşı” ile ilgili verdiği çalışmasının sonuca ulaşacağı bekleniyor! 

Yorumlar (0)