CHP İstanbul Milletvekili Eren Erdem, KRT Haber Müdürü Çağlar Cilara'nın "Haber Merkezi" programına katılarak, Türkiye'nin mevcut anayasa değişiklikleri hakkında çarpıcı açıklamalarda bulundu. Erdem, 18 maddeden oluşan anayasa değişikliğinin FETÖ tarafından hazırlandığını öne sürerek, bu değişikliklerin arkasındaki asıl niyetin Erdoğan’dan sonra devletin yeniden ele geçirilmesi olduğunu belirtti.
Eren Erdem'in İddiaları
Eren Erdem, Nuri Pakdil'in Recep Tayyip Erdoğan'ın yakın çevresinde yer alan önemli figürlerden biri olduğunu ifade etti. Erdem, Hulusi Akar ile Hakan Fidan'ın bu anayasanın ciddi tehditler barındırdığına dair bir görüş alışverişinde bulunduğunu belirtti. Akar ve Fidan’ın, 15 Temmuz Darbe Girişimi'nden sonra FETÖ ile ilgili kaygılar taşıdığını dile getiren Erdem, bu konunun ciddiyetine dikkat çekti. Üst düzey askeri bürokratların bu durumu Erdoğan'a aktarmaya çalıştığını, ancak dinlenmediklerini vurguladı. Hakan Fidan’ın Nuri Pakdil ile bir görüşme gerçekleştirdiğini ve ona durumu ilettiklerini kaydeden Erdem, bu anayasanın başarısız FETÖ planının sivil bir vesayet yoluyla yeniden hayata geçirilmesi amacı taşıdığını iddia etti.
Anket Sonuçları Üzerine Değerlendirme
Erdem, kamuoyu yoklamalarında "hayır" oyu verenlerin açıkça önde olduğunu belirtti. Bu durumun endişe verici olduğunu ifade eden Erdem, bunun sonucunda Türkiye'nin Münbiç ve Rakka gibi bölgelere olası bir askeri müdahale ile savaş ortamı oluşturarak referandumu iptal etme yönünde komplo teorilerinin gündemde olduğunu aktardı. Anketlerdeki bu gelişmeler, hükümetin referandum sürecinde yaşanabilecek olası aksaklıklara karşı nasıl bir strateji geliştirebileceğine dair endişeleri artırdı. Erdem, Ankara kulislerinde bu konuların sıklıkla konuşulduğuna dikkat çekti.
FETÖ ile İlişkili Tehditler
Erdem, anayasa değişikliklerinin FETÖ ile olan ilişkisini daha da derinlemesine analiz etti. Ona göre, mevcut anayasa metni, AKP içindeki milli görüş kökenliler tarafından değil, doğrudan 15 Temmuz ile bağlantılı olan unsurlar tarafından kaleme alındı. Bu durumun, FETÖ'nün hükümet üzerindeki etkisini yeniden artırma çabalarının bir parçası olduğunu öne sürdü. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın etrafının FETÖ tarafından kuşatıldığını ve bunun sonucunda Türkiye'nin yönetiminde ciddi bir belirsizlik ve tehdit oluşturduğunu vurgulayan Erdem, Erdoğan gittiği takdirde, onun yerine potansiyel bir FETÖcü geliyor olmasının, devletin tekrar ele geçirilmesinde bir aracın işlevi görebileceğine dikkat çekti.
