Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, Suriye'de sağlanması planlanan ateşkesin sürecinde İran’ın da önemli bir garantör rolünde olduğunu ifade etti. Çavuşoğlu, ABD Ankara Büyükelçiliği'nin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın yapmış olduğu açıklamalara ilişkin verdiği 'nokta' yanıtına da sert bir şekilde yanıt verdi.
İran'ın Garantörlüğü ve Suriye'deki Durum
Çavuşoğlu, Suriye’deki çatışmalara dair yapılan görüşmelerde İran'ın garantör olarak bulunduğunu ve bu durumun son derece önemli olduğunu vurguladı. Suriye'deki tüm silahlı grupların, buna Hizbullah'ın da dahil olduğu biçimde, bu ülkeden çıkması gerektiğine dikkat çekti. Astana süreçlerinin kendi gözetimlerinde gerçekleşeceğini ifade eden Çavuşoğlu, bu tür uluslararası görüşmelerin geleceği açısından kritik bir adım olduğunu ifade etti. Özellikle ateşkesin sağlanması gerektiğini belirten Bakan, içinde bulunduğumuz koşulların normal bir müzakere sürecini gerçekleştirmeye elverişli olmadığına dikkat çekti.
ABD'nin Rolü ve Silah Yardımları
ABD’nin Suriye’deki koalisyon güçlerinin artık Fırat Kalkanı’na hava desteği sağlamadığını belirten Çavuşoğlu, bu durumun Suriye’deki güç dengesini olumsuz yönde etkilediğini ifade etti. Bunun yanı sıra ABD’nin YPG’ye silah yardımı yapmasını da eleştirerek, bunun siyasi çözüm sürecinin önünde bir engel oluşturduğunu belirtti. Bu bağlamda, Suriye’nin birleşik bir yapıya kavuşabilmesi için ABD’nin desteğinin daha dengeli bir şekilde sağlanması gerektiğinin altını çizdi. Ateşkes sağlanmadan ateşkes müzakerelerinin gerçekleştirilmesinin mümkün olmadığını söyleyen Bakan, bu koşullar altında ilerlemenin zor olduğunu ifade etti.
Çavuşoğlu'nun Kritik Açıklamaları
Çavuşoğlu, Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile herhangi bir görüşmenin söz konusu olmadığını net bir şekilde belirtti. Ateşkesin sağlanmadan yapılan görüşmelerin hiçbir anlamı olmadığını vurgulayan Bakan, bu konudaki kararlılıklarını bir kez daha dile getirdi. Uluslararası alandaki diplomasinin, iç savaşın sona ermesi açısından önemli bir zemin oluşturduğunu ifade eden Çavuşoğlu, bu tür süreçlerde herkesin dışarıda kalması ve Suriye halkının kendi kaderini tayin etmesi gerektiğini belirtti. Bu kapsamda, Suriye’deki durumu daha iyi anlayabilmek ve uluslararası düzeyde daha iyi bir çözüm üretebilmek için tüm aktörlerin aynı masada yer alması gerektiğini vurguladı.
