Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, tutuklanan akademisyenler Nuriye Gülmen ve Semih Özakça hakkında "terör örgütü üyesi" oldukları iddiasında bulundu. Çavuşoğlu, bu kişilerin terör örgütlerine destek verdiğini belirterek, "Bu tür bireylerin masum olarak gösterilmesi doğru değildir. Herkes yaptığı eylemlerin sonucunu yaşamalıdır" şeklinde konuştu.
İtalya Ziyareti ve Açıklamalar
Doğan Haber Ajansı’ndan Esma Çakır'ın aktardığına göre, Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, İtalya'da resmi temaslarda bulunurken, Nuriye Gülmen ve Semih Özakça ile ilgili açıklamalarda bulundu. Bakan Çavuşoğlu, bu iki kişinin açlık grevi yaparken tutuklanmasının ardından yaşanan olayların, ifade özgürlüğü bağlamıyla ele alınamayacağını vurguladı. "Terör örgütlerine üye olan ve destek veren bireylerin eylemleri asla masum gösterilemez" diyen Çavuşoğlu, bu kişilerin durumunun ciddiyetine dikkat çekti. Açıklamalarıyla, bu tür eylemlerin toplumsal ve hukuksal sonuçlarının önemine atıfta bulundu.
İtalya ile İlişkiler ve İşbirlikleri
Çavuşoğlu, İtalya Cumhurbaşkanı Sergio Mattarella ve Başbakan Paolo Gentiloni ile verimli görüşmeler gerçekleştirdi. Ayrıca, İtalya Dışişleri Bakanı Angelino Alfano ile bir çalışma yemeği düzenleyerek iki ülke arasındaki ilişkilerin güçlendirilmesi üzerinde durdu. İki bakan, ardından ortak bir basın toplantısı düzenleyerek, işbirlikleri hakkında bilgi verdiler. Özellikle kaçak göç ve mülteci sorunları gibi meselelerin iki ülke için büyük öneme sahip olduğunu ifade eden Çavuşoğlu, bu konular üzerine ortak stratejiler geliştirmeyi amaçladıklarını belirtti.
Kaçak Göçle Mücadele
Dışişleri Bakanı, Türkiye ve İtalya'nın, kaçak göçten önemli ölçüde etkilendiğini ve bu konuda birlikte hareket etmek adına ortak bir çalışma grubu oluşturma kararı aldıklarını duyurdu. Çavuşoğlu, "Bu sorunlar her iki ülkenin güvenliğini doğrudan tehdit ediyor ve işbirliği, bu tehditlere karşı daha etkili bir cevap vermemizi sağlayacak" ifadesini kullandı. Bu çerçevede, iki ülkenin de insan kaçakçılarıyla mücadelede ortak stratejiler geliştirmesi ve deneyim paylaşımında bulunması gerektiği ifade edildi.
AB ile İlişkiler
Bakan Çavuşoğlu, NATO Zirvesi kapsamında Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Avrupa Birliği (AB) liderleriyle yapılacak görüşmelerinin önemine de dikkat çekti. AB üyeliğinin Türkiye için stratejik bir hedef olmaya devam ettiğini belirten Çavuşoğlu, "Bizim AB'ye bakış açımızda hiçbir değişiklik söz konusu değil. Ancak bu hedefe ulaşabilmek için AB tarafında da benzer bir anlayışın hâkim olması gerekiyor" dedi. Böylelikle Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği açısından bu tür görüşmelerin kritik bir öneme sahip olduğunu vurguladı.
Çavuşoğlu, 15 Temmuz darbe girişimi sonrası gerçekleşen tutuklamalar ve ihraçlar hakkında değerlendirmelerde bulundu.251 hükûmet yetkilisinin ve askerlerinin hedef alındığı o gece, Türkiye’nin güvelik yapısının sarsıldığını vurgulayan Çavuşoğlu, darbe girişimi sonrası alınan önlemleri ele aldı. Ülkedeki durumu sorgulayan bazı eleştirmenlere yanıt veren Çavuşoğlu, "Bu durum, sadece Türkiye'nin değil, benzer olayları yaşamış diğer ülkelerin de sıkıntı yaşayabileceği karmaşık bir durumdur" dedi.
Meclis ve Kamu Kurumlarındaki Saldırılar
Çavuşoğlu, darbe girişiminin ardından Türkiye'deki çeşitli devlet organlarının maruz kaldığı saldırıları aktardı. Bu tür durumların, başka ülkelerde de yer alması halinde, o ülkelerin nasıl bir tutum sergileyeceğini sorguladı. Örneğin, Elde edilen bilgiye göre, darbe gecesi Türkiye Büyük Millet Meclisi ve diğer kritik binalara yönelik vurular gerçekleştirildi. Bu tür eylemlerin ardında kimlerin olduğu belirlendiğinde, o ülkelerin hükümetlerinin harekete geçerek gereken tedbirleri alacağına işaret etti. Özellikle Avrupa ülkeleri örnek verilerek, terörle mücadelede alınan önlemler karşılaştırıldı, darbe girişiminin onun çok ötesinde bir tehdit olduğunu belirtildi.
Yargının Rolü ve Tutuklamalar
Çavuşoğlu, darbenin ardından yapılan tutuklamaların yargı denetiminde gerçekleştiğini ifade etti. Darbeye aktif destek vermiş veya katılmış kişilerin tutuklandığını belirtirken, bu sürecin hukuk çerçevesinde ilerlediğine dikkat çekti. Her ne kadar OHAL uygulamaları devreye girmese de, yargının bu süreçte dikkate alınması gereken önemli bir nokta olduğunu vurguladı. 'Karmaşık durum' ifadesiyle, Türkiye’nin yaşadığı toplumsal ve hukuksal mücadeleleri kastediyor ve bu konudaki hassasiyetin altını çizdi.
Açlık Grevi ve Terörle Mücadele
Çavuşoğlu, KHK ile işinden ihraç edilen ve açlık grevi başlatan Nuriye Gülmen ile öğretmen Semih Özakça ile ilgili soruları yanıtladı. Gülmen'in terör örgütü DHKP-C üyesi olduğunu belirten Çavuşoğlu, terörle mücadelede kararlılıkla devam edileceğine vurgu yaptı. Açlık grevinin yasal bir hak olmadığına, bireylerin terör örgütleriyle bağlantılarının olduğu durumlarda 'masumiyet' iddialarının geçerliliğinin olmadığını vurguladı. Ayrıca, terör faaliyetlerine etkin destek veren kişilere karşı devletin tavrının net olduğunu açıkladı ve bilgi taleplerinin yerine getirileceğini de dile getirdi.