15 Temmuz darbe girişiminin ardından uygulamaya konulan OHAL döneminde, çıkarılan kanun hükmünde kararnamelerle birlikte tüm ülkede Fethullah Gülen cemaatine ait eğitim kurumları, yurtlar ve dershaneler devlete yakın kuruluşlara devredilmeye başlandı. Bu kapsamda gerçekleştirilen işlemlerin en son örnekleri Bursa'da ortaya çıktı. 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile Gülen cemaatine ait yurt, okul ve pansiyonlar, Hazine'ye devredilmiş ve Milli Eğitim Bakanlığı ile Yüksek Öğrenim Kredi ve Yurtlar Kurumu’na aktarılmıştı.
Bursa'da Devir Süreci Başladı
Milli Eğitim Bakanlığı'nın geçici olarak yönetiminde bulunan öğrenci yurtları ve pansiyonların devri, hükümete yakın dernek ve vakıflara tahsis edilmeye başlandı. Bursa Defterdarı Yusuf Atılgan'ın imzasıyla Bursa İl Milli Eğitim Müdürlüğü’ne gönderilen tahsis yazısında, bu eğitim kurumlarının dernekler tarafından kullanılmak üzere boşaltılması yönünde talimat verildi. Bu gelişme ile birlikte Bursa'daki 9 ilçede, toplamda 11 öğrenci yurdunun devlet yönetiminden vakıf ve derneklere aktarılması işlemi gerçekleştirildi.
Hangi Yurtlar ve Kimlere Devredildi?
Gelişen durum çerçevesinde, çeşitli yurtlar belirli dernek ve vakıflara tahsis edildi. Şöyle ki; Gemlik’te bulunan Özel Sarıca Ortaöğretim Öğrenci Yurdu, Önder İmam Hatipliler Derneğine devredildi. İnegöl’daki Özel İshakpaşa Polat Ortaöğretim Erkek Öğrenci Yurdu ve Özel Zöhre Demir Ortaöğretim Kız Öğrenci Yurdu, Ensar Vakfı’nın kullanımına verildi. İznik’teki Özel Ufuk Ortaöğretim Erkek Öğrenci Yurdu, İlim Yayma Cemiyeti’ne; Kestel’deki Özel Ahmet Altuntaş Ortaöğretim Erkek Öğrenci Yurdu, Yeni Dünya Vakfı’na tahsis edildi. Ayrıca, Nilüfer’deki Özel Kamile Kurt Yükseköğrenim Erkek Öğrenci Yurdu da yine İlim Yayma Cemiyeti’ne devredildi.
Ankara'nın Planları Devam Ediyor
Bursa ilinde gerçekleştiren bu devrin yanı sıra, diğer illerde de benzeri uygulamalar hız kazanmaktadır. Bu durum, iktidar partisinin eğitim alanında gerçekleştirdiği temizlik operasyonunun bir parçası olarak değerlendirilmektedir. Eğitim alanındaki bu dönüşüm, devletin doğrudan yönetiminde olan kurumların, çeşitli dernekler ve vakıflar üzerinden yeniden yapılandırılması ve siyasi destekleyen gruplara devredilmesi olarak dikkat çekiyor. Böylece, hükümetin kontrolünde olan eğitim sisteminin daha da derinleşmesi amaçlanıyor.
