Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, hakkında "irtikap" suçlamasıyla yürütülen soruşturma kapsamında, gözaltına alınan 13 kişiyle birlikte adliyeye sevk edilmişti. Savcılık, Özcan ve bazı belediye yetkilileri için tutuklama talebinde bulundu. Özcan, yürütülen soruşturma süreciyle ilgili açıklamalarda bulunarak, üzerine atılan suçlamaları yalanladı.
Savcılıkta Verdiği İfade
Bolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından gerçekleştirilen "irtikap" soruşturması çerçevesinde Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan, savcılığa verdiği ifadede, yaptığı işlemleri savunmaya çalıştı. Özcan, Bolu'yu Seviyorum Vakfı'nın (BOLSEV) kurucusu olduğunu ve bu vakfın amacının toplumun ihtiyaç duyduğu farklı kesimlere yardım yapmak olduğunu belirtti. Ayrıca, bu vakfın iştirakinde yer alan Bolu'yu Seviyorum Vakfı Ticaret A.Ş.'nin yönetiminde görev almadığını vurgulayarak, Bolu Bel A.Ş.'nin tamamen belediyeye ait bir kuruluş olduğunu ifade etti.
Vakfın Kuruluş Amacı
Özcan, Bolu'yu Seviyorum Vakfı'nın amacının yoksul aileler, öğrencilere, engelli bireylere ve yatalak hastalara yardım etmek olduğunu dile getirdi. Vakfın, toplumda gerçek ihtiyaç sahibi olan bireylere ulaşarak, onlara destek sağlamanın yanı sıra, gelecekte büyük bir huzur evi kurma hedefi olduğunu belirtti. Kuruluşun faaliyetleri hakkında bilgi verirken, bağış yapacak kişilere ulaşmak için toplumun ileri gelenlerinden destek istemek amacıyla bilboardlar aracılığıyla iletişim kurduğunu ifade etti.
Toplantının İddia Edilen Detayları
Özcan, yardım toplama amacının gündeme geldiği bir toplantıda, market temsilcilerinin yardım tekliflerini reklam bütçeleriyle gerçekleştirmek istediklerini belirtti. Ancak, toplantıda reklam sözleşmelerine dair herhangi bir resmi öneri ya da yazılı metin sunulmadığını belirten Özcan, o gün yapılan görüşmenin yalnızca vakfa destek sağlamak üzerine olduğunu vurguladı. Hiçbir katılımcıya zorla bir şey talep etmediği konusunda ısrarcı oldu ve katılımcıların akıllarında herhangi bir olumsuz beyanda bulunmadığını ifade etti.
Başsavcılık ve HSK Süreci
Özcan, geçen yıl yaşanan bir yangın dolayısıyla Bolu Başsavcılığı’nın tutumunun kendisine karşı bir husumet oluşturduğunu düşünmekte olduğunu kaydetti. Özellikle, yönetimdeki kişilerin kendisinden dolayı olumsuz tavır aldıklarını ve bunun sonucunda kendilerini Hakimler ve Savcılar Kurulu'na (HSK) şikayet ettiğini aktardı. Bu olayların sonrasında yaşanan gelişmelerin, kişisel husumetlerden kaynaklandığını ifade etti. Ayrıca, reklam tekliflerinin yalnızca toplantı sonrasında market temsilcilerinin talebi üzerine hazırlandığını belirtti.
Burs Verme Süreçleri ve Şeffaflık
Özcan, 2024 yılından itibaren vakfın burs sağladığı öğrenci sayısını ve bu bursların nasıl verildiğini de aktardı. Bursların, vakfın onur kurulu tarafından belirlenen bir komisyon aracılığıyla ihtiyaç sahiplerine ulaştırıldığını kaydetti. Bu komisyona farklı siyasi görüşlerden kişiler alındığını ve bu bağlamda sağlanan burslarda ayrımcılık yapılmadığını savundu. Hatta bu komisyonun başkanının, AK Parti Grup Başkan Vekili olduğunu dile getirerek, kayırmacılığın söz konusu olmadığını vurguladı.
Yardım Talepleri ve Rutin Denetimler
Özcan, sürecin devamında, Bolu'da yardım taleplerini ilettiğini ve bunun yalnızca kendi vakfı için değil, şehirdeki diğer hayır kurumları, camiler ve etkinlikler için de geçerli olduğunu belirtti. Ayrıca, marketlerdeki rutin denetimlerin, düzenli olarak yapılması gerektiğini ve bu denetimlerin kendisi ile ilgili iddialarla hiçbir alakası olmadığını ifade etti. Başta sanayi ve ticaret alanında yetersizlikler yaşanması sebebiyle, iznin kesilmesi ve denetimlerin artırılması gerektiğini de belirtti. Kendisine yöneltilen bazı iddiaların, kötücül düşüncelerle oluşturulduğunu düşündüğünü vurguladı.