Gazete Kritik Gündem Aydınlar, Gülmen ve Özakça için seslendi: Durumları kritik sessiz kalmayın!

Aydınlar, Gülmen ve Özakça için seslendi: Durumları kritik sessiz kalmayın!

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) öncülüğünde çok sayıda aydın ve sanatçı, açlık grevinin 104’üncü gününü geride bırakanNuriye GülmenileSemih Özakça’nın taleplerinin bir an önce yerine getirilmesini istedi.

Aydınlar, Gülmen ve Özakça için seslendi: Durumları kritik sessiz kalmayın!

Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) öncülüğünde birçok aydın ve sanatçı, açlık grevinin 104. gününü geride bırakan Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın taleplerinin bir an önce karşılanmasını talep etti.

Basın Toplantısı Gerçekleşti

İstanbul Tabip Odası'nın Cağaloğlu binasında, akademisyen Nuriye Gülmen ve öğretmen Semih Özakça’nın durumuna dikkat çekmek amacıyla bir basın toplantısı düzenlendi. Bu önemli etkinliğe, Özakça'nın eşi Esra Özakça ve annesi Sultan Özakça’nın yanı sıra, HDP Grup Başkanvekili Filiz Kerestecioğlu, sanatçılar Edip Akbayram, Fatoş Güney, Deniz Türkali, İlyas Salman, Orhan Aydın, Grup Yorum'un üyeleri ve birçok hak savunucusu katıldı. Toplantı, katılımcıların Gülmen ve Özakça'nın yaşadığı zorluklar hakkında farkındalık yaratma çabalarını simgeliyor.

İlk Söz Akın Birdal'dan

Toplantının moderatörlüğünü üstlenen TİHV Genel Sekreteri Metin Bakkalcı, ilk sözü Akın Birdal'a verdi. Birdal, “Hiçbir bakan, hiçbir yetkili kendi iradesiyle hareket edemiyor. Bu nasıl bir demokrasi, nasıl insan hakları, nasıl bir adalet?” şeklinde konuşarak mevcut durumu eleştirdi. Gazeteci Deniz Türkali de Gülmen ve Özakça'nın giderek kötüleşen sağlık durumlarına yönelik endişelerini dile getirirken, hükümete ağır eleştirilerde bulundu. Türkali, iki eğitimcinin yaşadığı sürecin, vicdan yoksunluğu olarak yorumlanamayacağını ve yetkililerin bu duruma kayıtsız kalmalarının kabul edilemez olduğunu vurguladı.

Talepler ve Özgürlük Vurgusu

Etkinlikte söz alan sanatçı Edip Akbayram, Gülmen ve Özakça'nın özgürlüklerine kavuşması gerektiğini belirterek, “Adalet bir gün size de lazım olacak,” ifadesini kullandı. Bu sözler, dayanışma ruhunu pekiştirirken adaletin gerekliliği konusundaki inancı pekiştirdi. Fatoş Güney de eşi Yılmaz Güney’in anısını hatırlatarak, “Eğer Yılmaz Güney yaşasaydı, bir film çekseydi ve adı da ‘Nuriye ve Semih’in ölümünü beklerken' olsaydı, o filmin sesi tüm dünyada yankılanırdı,” şeklinde duygusal bir açıklamada bulundu. Güney, Gülmen ve Özakça’nın acilen kurtarılması gerektiğinin altını çizdi.

Oğlu Semih Özakça için açlık grevine başlayan ve Ankara Yüksel Caddesi'nde direniş gösteren Sultan Özakça, hükümetin duyarsızlığını eleştirerek, “İki genç insan ekmeği, onuru için açlık grevi yapıyor ve AKP hükümeti neden bir şey yapmıyor? Son hamlelerin ne olacağını bilmiyorum ama çocuklarımızın tırnağına bir zarar gelirse AKP hükümeti sorumludur,” ifadesini kullandı. Eşi Esra Özakça ise, “Biz onlarla beraber bu mücadeleyi sürdürüyoruz. 29 gündür grevdeyiz. İki direnişi bir bütün olarak ele alıyoruz ve canımız pahasına orada duracağız. Herkesin bu aciliyeti içsel olarak hissetmesi gerekiyor. Kapılar açılmıyor ama biz çalmaktan vazgeçmeyeceğiz,” şeklinde konuştu.

Özakça Ailesinin Direnişi

Sultan ve Esra Özakça, kendilerinin çok önemli bir mücadele içinde olduğunu vurgularken, toplumun bu durumu görmesi ve destek vermesi gerektiğini belirttiler. Açlık grevlerinin yalnızca o kişiler için değil, toplumun adaleti için yapıldığını ifade eden aile üyeleri, yaşananları kabullenmeyerek mücadelelerine devam edeceklerini söylediler. Sultan Özakça, hükümetin sessizliği ve eylemlerindeki kayıtsızlığın, kendilerine büyük bir acı verdiğini, bunun yanında çocuklarının sağlığının tehlikede olduğunu belirtti. Direnişin ruhunu ve anlamını yitirmemek adına hep birlikte destek vermeleri gerektiğine inandıklarını eklediler.

Avukat Yılmaz'ın Açıklamaları

Nuriye Gülmen ve Semih Özakça'nın avukatı Özgür Yılmaz, daha önce hükümetle yapılan toplantılara dikkat çekerek, bazı gelişmeler yaşandığını aktardı. Ancak bu görüşmelerin sonuç vermediğini ve adaletin hala sağlanmadığını belirtti. Yılmaz, müvekkillerinin durumunun ciddiyetini dile getirirken, kamuoyunda daha fazla destek beklediklerini söyledi. Dava süreçlerinin devam ettiğini ve avukat olarak her türlü legal hakkı kullanacaklarını da vurguladı. Yılmaz, bu noktada halktan gelen desteğin önemine de dikkat çekti. Toplumun bu konudaki farkındalığının artması gerektiğini savundu.

HDP Milletvekilinin Değerlendirmeleri

HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, açlık grevi pratiği üzerine hükümetin yaklaşımını eleştirdi. Vicdan ve hukukun erozyona uğradığını belirten Kerestecioğlu, “Bu ülke onurunu ve haysiyetini kaybederse, bunun geri dönüşü olmayacak. Açlık grevlerini farklı bir şekilde ele alma tartışmalarını geride bırakmalıyız ve artık herkes elinden geleni yapmalı,” dedi. Gülmen ve Özakça’nın mücadelesinin ülkenin adalet anlayışını sorgulana bırakmasının yanı sıra, toplumun tüm kesimlerini ortak bir tehdit olarak da gördüğünü ifade etti. Böyle bir süreçte sadece birkaç kişinin sorunuymuş gibi bakılmaması gerektiğine işaret etti.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız