Adalet Bakanı Gürlek, AHBAP Derneği Başkanı Haluk Levent’in pazar günü gözaltına alınma sürecine ilişkin de kamuoyunun merak ettiği önemli ayrıntıları paylaştı. Dernek etrafında gelişen iddialar ve adli süreçler neticesinde, Levent hakkında daha önceden yurt dışına çıkış yasağı şeklinde bir adli kontrol tedbiri uygulandığına dikkat çeken Gürlek; yasağa rağmen gerçekleşen bir harekete müdahale edildiğini belirtti. Gürlek’in açıklamalarına göre, hakkında konulan yurt dışı çıkış yasağına rağmen bir kaçma girişimi tespit edilmesi üzerine Haluk Levent, kolluk kuvvetleri tarafından hafta sonu gözaltına alındı. Yetkililer, dernek üzerinden yürütülen maddi faaliyetlerin ve usulsüzlük iddialarının tüm boyutlarıyla soruşturulduğunu vurguluyor.
Muhsin Yazıcıoğlu Dosyasında 17 Yıl Sonra Yeni Gelişme
Bakan Akın Gürlek'in açıklamalarında öne çıkan bir diğer kritik başlık ise, 2009 yılında Kahramanmaraş'ta yaşanan ve Büyük Birlik Partisi (BBP) Kurucu Genel Başkanı Muhsin Yazıcıoğlu ile beraberindeki 5 kişinin yaşamını yitirdiği şüpheli helikopter kazası oldu. Kamuoyunun 17 yıldır yakından takip ettiği ve sır perdesinin aralanmasını beklediği dosya, geçtiğimiz ay Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'na devredilmişti.
Yıllar boyunca "ihmal" ve "görevi kötüye kullanma" iddiaları ekseninde değerlendirilen dosya, kamu görevlilerinin süreçteki rolleri ve bağlantılarının mercek altına alınmasıyla "tasarlayarak kasten adam öldürme" şüphesiyle yeniden kapsamlı bir incelemeye tabi tutuldu. Bu doğrultuda harekete geçen başsavcılık, 29 şüpheli hakkında gözaltı kararı vermiş ve 25 kişi gözaltına alınmıştı. Bakan Gürlek, yakalanan bu şüpheliler arasında emekli askerlerin de bulunduğunu kamuoyuyla paylaştı.
"Şüpheliler Arasında FETÖ ile İltisaklı İsimler Var"
Muhsin Yazıcıoğlu soruşturmasının Ankara'da yeniden alevlenmesiyle birlikte, olayın yaşandığı günden bu yana dillendirilen "FETÖ parmağı" şüpheleri resmi ağızdan doğrulanmış oldu. Bir basın mensubunun yönelttiği, "Soruşturmada şüpheli olanlar arasında FETÖ ile iltisaklı olanlar da var mı?" şeklindeki soruya net ve kararlı bir yanıt veren Adalet Bakanı Gürlek, "Evet, var" ifadelerini kullandı.
Bu tarihi açıklama; kazanın ardındaki olası sabotaj, karartma ve delil yok etme faaliyetlerinde, Fetullahçı Terör Örgütü'nün devlet kurumları içerisindeki kripto yapılanmasının aktif rol aldığı yönündeki bulguların güçlendiğini gösteriyor. Bakan Gürlek, bu acı olayın tüm yönleriyle, hiçbir karanlık nokta kalmayacak şekilde aydınlatılması ve milletin yüreğinde yer eden bu yaranın sarılması için hukuki sürecin sonuna kadar kararlılıkla takip edileceğini vurguladı.