Ekonomist Mahfi Eğilmez’in mahfiegilmez.com’da yayımlanan yazısında, Türkiye Varlık Fonu’nun (TVF) kuruluşunun ardından geçen bir yıllık sürede yaşanan gelişmeler, fona devredilen kamu varlıkları ve denetim mekanizmalarındaki belirsizlikler ele alınmaktadır.
1. Varlık Fonu’na Devredilen Kamu Varlık ve İşletmeleri
Kuruluşundan bu yana Hazine’ye ait birçok önemli şirket hissesi, işletme ve taşınmaz Varlık Fonu’na devredilmiştir. Bu devirlerin listesi şu şekildedir:
Havacılık ve Telekomünikasyon: Türk Hava Yolları (THY) %49,12 hisse, Türk Telekom %6,68 hisse, TÜRKSAT (tamamı).
Bankacılık: T.C. Ziraat Bankası, T. Halkbankası %51,11 hisse.
Enerji ve Madencilik: Türkiye Petrolleri A.O. (TPAO), BOTAŞ, Eti Maden İşletmeleri (tamamı).
Hizmet ve Ulaştırma: PTT (tamamı), Borsa İstanbul (tamamı), TCDD İzmir Limanı, Türkiye Denizcilik İşletmeleri %49 hisse.
Şans Oyunları ve Lisanslar: Milli Piyango ve Türkiye Jokey Kulübü at yarışları/müşterek bahis lisansları (49 yıl süreyle).
Diğer Varlıklar: Kayseri Şeker Fabrikası %10 hisse, Çaykur, ayrıca Antalya, Aydın, İstanbul, Isparta, İzmir, Kayseri ve Muğla’da mülkiyeti Hazineye ait bazı taşınmazlar.
Bu devirlerle birlikte söz konusu işletmelerin kârları, kira gelirleri, ecrimisil gelirleri ve diğer kalemler Varlık Fonu gelirleri arasına katılmıştır. (Ecrimisil: Mal sahibinin rızası dışında işgal edilen bir taşınmaz için tahsil edilen tazminat/kira benzeri bedel).
2. Faaliyetler ve Şeffaflık Sorunu
Varlık Fonu’nun bir yıl içinde elde ettiği gelirlerin ne kadar olduğu, bu gelirlerin nerede değerlendirildiği ve fon bünyesinde yapılan harcamaların detayları kamuoyu tarafından bilinmemektedir. Fonun resmi web sitesinde bu konulara dair ayrıntılı bir bilgi yer almadığı gibi, döneme ait herhangi bir faaliyet raporu, bilanço, gelir cetveli, bütçe veya kesin hesap yayımlanmamıştır.
3. Denetim Mekanizması ve Bilinmezlikler
Varlık Fonu yasasının 6. maddesinde üç aşamalı bir denetim öngörülmektedir:
Bağımsız denetim yapılması,
Mali raporların Başbakanlıkça atanacak üç denetim elemanı tarafından incelenip her yıl Haziran sonuna kadar Bakanlar Kurulu’na sunulması,
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu’nun her yıl Ekim ayında raporlar üzerinden görüşme yapması.
Ancak fon kurulurken en çok tartışılan konulardan biri olan Sayıştay denetiminin dışına çıkarılma durumu, şeffaflık endişelerini artırmıştır. Aradan geçen bir yılda;
2016 sonu için resmi bir denetim raporunun yazılıp yazılmadığı,
Merkezi denetim elemanlarının görevlendirilip görevlendirilmediği,
Yazıldıysa bu raporların Bakanlar Kurulu’na intikal edip etmediği bilinmemektedir.
Sonuç
Mahfi Eğilmez yazısında, bu denli değerli kamu varlıklarının devredildiği bir yapının Sayıştay denetimi dışına çıkarılmış olması nedeniyle her zamankinden daha şeffaf ve hesap verilebilir olması gerektiğinin altını çizmektedir. Hiçbir harcama yapılmamış olsa dahi fon gelirlerinin, çalışan ücretlerinin ve idari giderlerin yer aldığı mali tabloların ile onaylı denetim raporlarının zamanında kamuoyuna açıklanmasının devlet geleneğinin bir gereği olduğu vurgulanmaktadır.
