Kerim Rota:"Enflasyonla mücadeleyi Eylül'de bıraktık, kaderine terk ettik"

banner598

Kerim Rota, enflasyon tahminin Mayıs-Haziran aylarında %55-60 civarında olacağını ve Türkiye’nin enflasyonla mücadeleyi Eylül ayında terk ettiği, kendi kaderine bıraktığını söyledi. İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş ise bu ekonomi yönetiminin sosyal patlamaya sebep olacağını öne sürdü. Rota, Bakan Nebati’nin Londra ziyaretini de değerlendirdi.

EKONOMİ 10.02.2022, 10:09
Kerim Rota:"Enflasyonla mücadeleyi Eylül'de bıraktık, kaderine terk ettik"

TV5’te yayınlanan Esra İnce’nin sunduğu Perde Arkası programında Gelecek Partisi Ekonomi Politikaları başkanı Kerim Rota, İYİ Parti Konya Milletvekili Fahrettin Yokuş ve Saadet Partisi GİK Üyesi Mesut Dağ katıldı ve ekonomi gündemini değerlendirdi.

“Bu ekonomi yönetimi sosyal patlamaya götürecek”

Programa katlan Fahrettin Yokuş, enflasyonla ilgili değerlendirmelerde bulunurken, “2022 yılında enflasyonun %50’nin altında gerçekleşme ihtimali var mı? Bunun için bir emare var mı? Bakın yine benzine mazota zam yapılmaya devam ediyor. O zaman şu anki iktidar şunu düşünüyor anlaşılan birkaç ay daha bu zamlar yapalım. Ondan sonra frene basarız, toparlarız diye düşünüyorlar. Ben ekonomist değilim ama şu gerçeği görüyorum. Bu ekonominin toparlanması çok zor çünkü ben pazara gidiyorum, alışveriş yapıyorum. Hakikaten şaşkınım. TÜİK’in bu rakamları doğru değil. İddia ediyorum bu rakamlarla oynanıyor. Kaldı ki üretici fiyat endeksi %90’ları aşacak, tüketici fiyat endeki %48’lerde kalacak. Nasıl oluyor bu iş? Bu makas yakın vadede kapanacaktır. Nereye doğru kapanacaktır? Daha yüksek enflasyona doğru gidecektir. Şu anda Türkiye’nin ekonomisi kontrolden çıkmış, iktidarda da dağınık bir ekonomi yönetimi var. Ne yaptığını bilmeyen, sivil topluma danışmayan, muhalefetin söylemlerine kulağını kapatan bir anlayış var. Şimdi bu anlayışın faturasını hep beraber ödüyoruz. Korkumuz şu, bu bir sosyal patlamaya götürecek Türkiye’yi.

“Benim tahminim enflasyon Mayıs Haziran aylarına kadar %55-60”

Esra İnce’nin “seçime tek enflasyonla girebilir miyiz ve yılsonu enflasyon tahmininiz nedir?” sorusuna Kerim Rota: Seçime tek haneli enflasyonla girme şansımız yok. Ülkeyi yönetenlerin, enflasyonla ilgili yanlış tahmin sayısı arttıkça enflasyonla ilgili tahminler o derece bozuluyor. Enflasyonun önemli bir bileşeni de beklentiler kanalı. Sadece kurların artması ya da fiyatlarından artmasından değil beklentilerin bozulması da enflasyonu çok yukarı çıkarıyor. Bir örnek vereyim size, geçtiğimiz 4 Ağustos’ta Cumhurbaşkanı Erdoğan şöyle bir cümle sarf etti; “Enflasyonun daha fazla yukarı çıkması mümkün değil” dedi. O zaman enflasyon %18’idi. Yaklaşık 4 sonra enflasyon bu rakamın 2 katına çıktı. Merkez Bankası Ekim ayının sonunda 2021 yılı enflasyonun %18.4 olacağını tahmin etti. Yılın bitmesine 60 gün kala enflasyon %18.5 olacak diyen Merkez Bankası, enflasyonu %36 ile bitirdi. Nurettin Nebati göreve ilk geldiği günden itibaren sürekli enflasyon tahmini yaptı. O da bundan 3 hafta önce enflasyonun %50’yi aşması mümkün değil dedi, sonra Ocak ayında pik yapacak dedi. Şubat’ta pik yapacak dedi, şimdi Nisan’a aldı. Bu yanlış tahminler, enflasyonla mücadele edilmediğini, düzgün bir beklenti yapılmadığını bizlere kanıtladıkça enflasyon beklentilerimiz de yukarı çıkıyor. Benim tahminim enflasyon Mayıs, Haziran ayına kadar %55-60 bandında gidecek. Bu da baz etkisi dediğimiz şeyle çok alakalı.

“Enflasyonla mücadele Eylül ayında kaderine terk edildi”

Kerim Rota, iktidarın enflasyonla mücadelesini de değerlendirdi. “Öncelikle ben Türkiye’de ne hükümetin ne de Merkez Bankası’nın enflasyonla herhangi bir mücadele yaptığını düşünmüyorum. Enflasyon biraz kaderine terkedilmiş vaziyette geçtiğimiz Eylül ayından bu yana. Çünkü enflasyon henüz düşmeden çok sert faiz indirimleri oldu. Bu da kurlarda çok önemli artışa sebep oldu. Daha da önemlisi kredi faizlerinde ve tahfil faizlerinde çok önemli artışa sebep oldu. Bütün dünyada bir enflasyon dalgası var. Petrol fiyatlarının yükselmesinden ve iş gücünün değişimden dolayı enflasyon var. Ama bütün dünyadaki enflasyonun seviyesi bize göre çok çok daha aşağıda. Bu yüksek enflasyonun toplumdaki gelir dağılımı adaletsizliği gibi zararlı etkileri var ama yüksek enflasyonun bunun dışında da çok büyük zararları var. Yeni çıkar gruplarının yaratılmasından tutun da sabit ve dar gelirlerinin artık açlık sınırının altına inmesi gibi durumları ortaya çıkaran bir yüksek enflasyon var. Türkiye bu mücadeleyi bence terk etmiş durumdadır. “

Enflasyonun düşmesi için 3 kanaldan mücadele edilmesi lazım

Türkiye’de enflasyonun tekrar 5-6 puanlar civarına düşmesi için acil atılması gereken adımlar nelerdir sorusuna Kerim Rota, Öncelikle iktidarın değişmesi lazım. Bu olmadan beklentilerin kırılması mümkün değil. Ondan sonra da 3 kanaldan Türkiye’nin enflasyonla mücadeleye geçmesi gerekiyor. En önemlisi beklentiler kanalı. Bunun için Türkiye’nin itibarının yükseltilmesi lazım. Önce iktidarın, ekonomi yönetiminin, Merkez Bankası’nın ve tüm ekonomik kurumların itibarını yükseltecek adımların atılması lazım, bağımsızlıktan liyakate kadar. 2 kanal; bir makro istikrarın Türkiye’de yakalanabiliyor olması lazım. Makro istikrar olmadan enflasyonla mücadelede mümkün değil. Makro istikrarın içerisinde kurlarda bir öngörülebilirliğin olması da var, kur-faiz-enflasyon dengesinin düzgün bir şekilde anlaşılması ve uygulanması lazım. 3.sü ve belki de en önemlisi enflasyonun mutlaka kendini destekleyen bir demokrasi paketiyle de destekleniyor olması lazım. Aksi takdirde kazanımların hepsini çok kısa vadede kaybedilir olması kaçınılmaz. Bunun içindir ki 6 parti güçlendirilmiş parlamenter sistem için bir masaya oturuyor. Bunun çıktılarından bir tanesi de ekonominin daha düşük enflasyona geçebileceği yılları kazanmak.

“Sayın Bakanın Londra’ya gitmesine gerek yoktu”

Kerim Rota, Hazine ve Maliye Bakanı Nurettin Nebati’nin Londra ziyaretlerini değerlendirdi. “Sayın Bakanın Londra ziyaretinde amaçlanan ne? Tabi ki sıcak para girişi. Bu sıcak para girişi de önümüzdeki günlerde veya haftalarda Türkiye’nin tahvil ihracı veya bir sukuk ihracı olabilir. Bunun maliyenin de bugünkü bizim risk primimizi de hesapladığınızda 5 veya 10 yıl vadede %7 veya 8’den aşağıya olmayacağını net bir şekilde görüyoruz. Yani Londra’da iyi karşılanmak iyi güzel ama eğer %7-8 ile borçlanacaksanız aslında oraya gitmenize de gerek yok. Çünkü bu faizle dünyanın her yerinde Türkiye devletine borç verecek sermaye kitlesi her zaman bulunur. Ben merak ediyorum, Sayın Bakan görüşmeye gittiğinde FED’i yöneten 5 tane aileden bahsedildi mi? Zannetmiyorum. O sadece iç siyasete yapılacak bir şey. Türkiye’de %50’lere çıkmış hatta 60’lara çıkacak olan enflasyonun nasıl düşürüleceği hakkında bir soru gelmiş midir kendisine hiç zannetmiyorum çünkü enflasyon bizim sorunumuz. Londra’daki bankacıların sorunu değil. Onların sorunu bir kur istikrarının olup olmayacağı. Onlar Türkiye’ye para sokmak için bir kur istikrarın olup olmayacağını görmek isterler. Bu konuda bir söz verdiğini tahmin edebiliyorum. Ama bununda çok kolay sağlanabilecek bir durum olmadığını da söylemek isterim çünkü bu kur korumalı mevduat bazı döviz satışlarının öne çekilmesi bazı döviz alımlarının da ertelenmesinden başka bir şey değil. Ani belli bir zaman faktörlerin birbiri arasındaki geçişlerini sağlıyorsunuz, 2-3 ay sonrasında bu kredinizin bitme ihtimali oldukça yüksek. O nedenle Sayın Bakan’ın enerjisini gidip de %7-8 faizle birkaç milyar dolar bulmak için Londra’da Endonezya’da Singapur’da geçirmek yerine Türkiye’de enflasyonu indirmek ve enflasyonu gerçekten yaşanabilir bir hale getirmek için ne yapılması konusunda harcamasını daha mantıklı bulurum. Benim gördüğüm buraya gidip Türkiye’nin pazarlanmasına bu faiz seviyelerine ihtiyaç olmadığı yönünde. Bu faiz seviyelerinde borç verecek olanlar bellidir. Onun için bakanın gitmesine de gerek yoktu. %7-8 faize bu borcu bulursunuz. Mühim olan makul bir noktada faizinizi, risk priminizi makul bir yere indirdikten sonra gidip bu risk priminizin altında bir borç sağlayabilecek kapasiteye ulaşmanızdır. Biz de maalesef orada değiliz. “

Yorumlar (0)
Günün Anketi Tümü
CHP'nin Cumhurbaşkanı Adayı Kim Olmalı?