Gazete Kritik Dünya Trump'tan Dünyayı Sarsan İran Açıklaması: "Beğenmezsem Bomba Atmaya Yeniden Başlarız"

Trump'tan Dünyayı Sarsan İran Açıklaması: "Beğenmezsem Bomba Atmaya Yeniden Başlarız"

ABD Başkanı Donald Trump, Fransa'daki G7 Zirvesi'nde İran ile varılan geçici mutabakat hakkında dünyayı sarsacak sert açıklamalarda bulundu. Anlaşmanın henüz nihai olmadığını belirten Trump, İran'ın kurallara uymaması halinde askeri müdahaleye ve bombardımanlara geri dönmekten çekinmeyeceklerini açıkça ilan etti.

G7 Zirvesi'nde Gündem İran: "Anlaşma Henüz Kesin Değil"

Fransa'nın Evian-les-Bains kentinde düzenlenen ve dünyanın en büyük ekonomilerini bir araya getiren G7 Zirvesi, Orta Doğu'daki dengeleri temelden sarsacak açıklamalara sahne oldu. ABD Başkanı Donald Trump, zirve kapsamında Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile gerçekleştirdiği ikili görüşmenin ardından kameraların karşısına geçerek İran ile ABD arasında günlerdir konuşulan mutabakata dair çok kritik değerlendirmelerde bulundu. Tüm dünyanın büyük bir dikkatle takip ettiği bu süreçte Trump, masadaki metnin nihai bir barış anlaşması olmaktan ziyade sadece bir "mutabakat zaptı" niteliği taşıdığını vurguladı. Taraflar arasında İsviçre'de atılması planlanan resmi imzalar öncesinde gelen bu çıkış, müzakere masasında tansiyonun hala yüksek olduğunu ve her an her şeyin değişebileceğini gözler önüne serdi. ABD cephesi, İran'ın atacağı adımları yakından izlemeye devam edeceklerini belirterek ipleri elden bırakmıyor.

"Usulüne Uygun Davranmazlarsa Bomba Yağdırmaya Geri Döneriz"

Basın mensuplarının sorularını yanıtlarken oldukça sert bir dil kullanan Donald Trump, İran'ın mutabakat şartlarına tam olarak riayet etmemesi durumunda masadan kalkmakta tereddüt etmeyeceklerini belirtti. Trump'ın, "Bu bir mutabakat zaptı. Eğer gidişattan memnun kalmazsam, onlara yeniden ateş etmeye ve kafalarına bomba yağdırmaya geri döneriz. Eğer uslu durmazlarsa, bombaları tam başlarının ortasına bırakmak üzere geri döneceğiz, tamam mı?" şeklindeki sözleri toplantıya adeta damgasını vurdu. Bu sert uyarı, ABD'nin askeri müdahale seçeneğini hiçbir zaman tam anlamıyla masadan kaldırmadığını ve Tahran yönetiminin anlaşmanın ruhuna aykırı en ufak bir hamlesinde savaş tamtamlarının yeniden çalabileceğini tüm dünyaya ilan etmiş oldu. Trump, mutabakatın çok güçlü bir metin olduğunu ancak asıl belirleyici olanın sahadaki uygulamalar olacağının altını çizdi.

Hürmüz Boğazı Krizi Çözülüyor mu? Nükleer Silah Vurgusu

Söz konusu mutabakat zaptının en kritik maddeleri arasında küresel enerji ticaretinin can damarlarından biri olan Hürmüz Boğazı'nın durumu ve İran'ın nükleer programı yer alıyor. Trump, varılan geçici anlaşma sayesinde İran'ın yüzde 99,9 ihtimalle hiçbir zaman nükleer silaha sahip olamayacağını iddia ederek, bu konudaki kırmızı çizgilerinden taviz vermediklerini savundu. Aylardır süren ve küresel ticareti felç etme noktasına getiren çatışma durumu nedeniyle kapalı olan Hürmüz Boğazı hakkında da umut verici mesajlar veren ABD Başkanı, boğazın kısmi olarak deniz trafiğine açıldığını ve çok kısa bir süre içerisinde tamamen aktif hale geleceğini müjdeledi. Mutabakatın sorunsuz bir şekilde ilerlemesi halinde, önümüzdeki 60 günlük süreçte nükleer programın detaylarına dair çok daha kapsamlı teknik müzakerelerin başlatılması bekleniyor.

Piyasalar Rahat Nefes Aldı: "Alternatifi Küresel Depresyondu"

İran ile ABD arasında sağlanan bu yumuşama iklimi, savaşın patlak vermesinden bu yana diken üstünde olan küresel piyasalara kelimenin tam anlamıyla derin bir nefes aldırdı. Özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki ablukanın kalkacağı yönündeki beklentiler, fırlayan petrol fiyatlarında hızlı bir düşüş trendinin başlamasını sağladı. Trump da yaptığı açıklamalarda bu ekonomik rahatlamaya dikkat çekerek, borsaların mutabakat haberine çok olumlu tepki verdiğini ve petrolün varil fiyatının kriz öncesi seviyelere doğru hızla gerilemeye başladığını ifade etti. "Anlaşmanın alternatifi küresel çapta bir buhran olurdu" diyen ABD Başkanı, ekonomik istikrarın sağlanması adına piyasaların da bu anlaşmayı fazlasıyla desteklediğini vurguladı. Şimdi tüm dünyanın gözü, İsviçre'nin Cenevre kentinde gerçekleşmesi beklenen ve Orta Doğu'nun kaderini belirleyecek olan tarihi imza törenine çevrilmiş durumda.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *