Gazete Kritik Dünya BM'den çarpıcı Türkiye raporu

BM'den çarpıcı Türkiye raporu

Dihaber’in haberine göre, oturumların Türkiye ayağında Kaye,21 sayfalık bir rapor okuyarak Türkiye’yi sert bir dille eleştirdi.‘Türkiye en kötü yıllarını yaşıyor’Kaye, Türkiye’nin tam olarak sınırının nereye kadar vardığı belli olmayan ‘belirsiz’ bir terörle mücadele yasasını gerekçe yaparak, gazetecileri, sanatçıları, yazarları, akademisyenleri, basın kuruluşlarını kapattığını, filmleri yasakladığını söyledi.

Dihaber’in yaptığı habere göre, Kaye, Türkiye’de düzenlenen oturumlarda 21 sayfadan oluşan bir rapor sunarak ülkeyi sert bir şekilde eleştirdi. Raporda Türkiye’nin mevcut durumu ve insan hakları konusundaki sıkıntılar detaylı bir şekilde ele alındı.

Türkiye’nin İnsan Hakları Durumu Kritik Eşikte

Ülkedeki genel durumu değerlendiren Kaye, Türkiye’nin "belirsiz" terörle mücadele yasası kapsamında ciddi hak ihlallerine maruz kaldığını belirtti. Gazetecilerin, sanatçıların, yazarların ve akademisyenlerin üzerindeki baskılar artarken, birçok basın kuruluşu kapatılmış, filmler yasaklanmış ve ifade özgürlüğü köklü bir tehdit altına girmiş durumda. Rapor, Türkiye'nin bu alanda son on yılın en kötü dönemlerini yaşadığını vurguluyor. Kaye, bu durumun yargıya etkisi nedeniyle adil yargılanma süreçlerinde ciddi endişeler oluştuğuna dikkat çekti.

İnsan Hakları İhlalleri ve OHAL İlişkisi

Kaye, Türkiye'deki insan hakları ihlallerinin özellikle darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL döneminde sistematik olarak arttığını ifade etti. Raporda, bu uygulamalara bağlı olarak Türkiye'nin 1982 Anayasası'nın bile gerisine düştüğü öne sürüldü. Kaye, neredeyse her gün artan bu ihlallerin, hayata geçirilen yasalar ve uygulamalar ile nasıl tetiklendiğini gözler önüne serdi. Genel bir ceza ortamı yaratan yasaların medyayı da nasıl etkilediği konusunda ciddi endişeler dile getirildi.

Medya Üzerindeki Baskılar ve Sonuçları

Kaye, medya alanındaki baskıları ele alırken, Türkiye'de en az 177 medya kuruluşunun kapatıldığını, 231 gazetecinin gözaltına alındığını ve 150'den fazla gazetecinin tutuklu bulunduğunu ifade etti. Ayrıca, binlerce medya çalışanının görevden alındığı ve 778 gazetecinin basın kartının iptal edildiği bilgisini paylaştı. Bu durum, ifade özgürlüğü açısından alarm verici bir tablo ortaya koyuyor. Kaye, her geçen gün bu tür uygulamaların arttığını belirterek, Türkiye’nin medya özgürlüğü açısından büyük bir tehdit altında olduğunu vurguladı.

Sivil Toplum ve Sanat Üzerindeki Baskılar

Kaye, raporunda HDP’ye yönelik baskılara ve sivil toplum kuruluşlarına yönelik artan tehditlere de dikkat çekti. Sanat ve kültür üzerinde uygulanan yasaklar, toplumda ciddi bir endişe yaratıyor. "Şarkıların ve filmlerin yasaklandığı bir Türkiye'deyiz," diyen Kaye, bu durumun sadece bireylerin değil, aynı zamanda toplumsal hafızanın da ihlaline neden olduğunu ifade etti. Kaye’nin raporu, uluslararası insan hakları standartlarının ne denli ihlal edildiğini gözler önüne sererek, sorunların üstesinden gelinmesi için acil önlemler alınması çağrısında bulundu.

OHAL’in Kaldırılması Talebi

Kaye, hazırladığı bu kapsamlı raporu, Türkiye’deki OHAL uygulamalarının sona erdirilmesi talebiyle sonlandırdı. Bu durum, ulusal ve uluslararası insan hakları kuruluşları tarafından dikkatle izleniyor. OHAL'in kaldırılması, toplumda daha fazla özgürlük ve hakların güvence altına alınması adına bir fırsat yaratabilir. Kaye, bu tür mücadelelerin sadece Türkiye için değil, tüm bölgede insan haklarının daha ileri bir düzeye taşınması açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *