İsrail parlamentosu Knesset, 1967 yılından bu yana işgal altında bulunan Batı Şeria'daki yaklaşık 4 bin yerleşim biriminin yasallaştırılmasına yönelik tasarıyı onayladı. Bu karar, Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) tarafından “Hırsızlık yasallaştırıldı” şeklinde sert bir dille kınandı. Türk hükümeti ise ilişkileri güçlendirmek adına bu durumu “Şiddetle kınıyoruz” ifadeleriyle eleştirdi. Bunun yanı sıra Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşmesi adına gerçekleştireceği resmi ziyaretler için Tel Aviv’e gitme kararı aldı.
Knesset’teki Oylama Süreci
Knesset'in ikinci ve üçüncü oylamalarında, Batı Şeria’da bulunan Yahudi yerleşim birimlerinin yasallaşmasıyla ilgili tasarı onaylandı. Oylama neticesinde 60 vekil evet oyu verirken, 52 vekil hayır oyu kullanarak tasarının geçmesini sağladı. Knesset Başkanı Yuli Edelstein, sonucun ardından yaptığı açıklamada, yasanın 120 üyeli parlamentoda kabul edildiğini duyurdu. Bu yasa tasarısı 6 Aralık 2016 tarihinde Knesset Genel Kurulu'na sunulmuş, ilk oylamada 49 oya karşılık 59 oy alarak kabul edilmişti. İsrail yasalarına göre bir yasanın yürürlüğe girmesi için üç ayrı oturumda oylamaya sunulması ve oy çokluğuyla kabul edilmesi gerekiyor.
FKÖ’den Gelen Tepkiler
Tasarı oylamasının hemen ardından FKÖ, karara yönelik tepkisini dile getirdi ve yasayı “Hırsızlığın yasallaştırılması” olarak nitelendirdi. Örgüt, bu yasanın, İsrail hükümetinin barış yolunda hiçbir siyasi çözüm şansını bırakmadığını vurguladı. Açıklamada, yasadışı yerleşimlerin iki devletli çözüm fikrini yok ettiğine dikkat çekildi. 1967’den beri işgal altında bulanan Doğu Kudüs ve Batı Şeria'da, yaklaşık 600 bin Yahudi yerleşimcinin yaşadığı bilgisinin yanı sıra, bu bölgelerdeki tüm yerleşim birimlerinin uluslararası hukuk açısından yasadışı kabul edildiği ifade edildi.
Dışişleri Bakanlığı'nın Açıklamaları
Türkiye Dışişleri Bakanlığı, Knesset’in aldığı karara yönelik sert bir kınama yaptı. Yapılan resmi açıklamada, “İsrail Parlamentosu’nun Filistinlilerin mülkleri üzerinde inşa edilen yaklaşık 4 bin konutun yasalaşmasına ilişkin kararı şiddetle kınıyoruz” ifadeleri kullanıldı. Dışişleri Bakanlığı, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasadışı yerleşimlerin iki devletli çözüm zeminini tahrip ettiğini belirten BM Güvenlik Konseyi'nin 23 Aralık 2016 tarihli ve 2334 sayılı kararına rağmen İsrail'in devam eden bu politikalarının kabul edilemez olduğunu vurguladı.
Kültür ve Turizm Bakanı’nın Ziyareti
Kültür ve Turizm Bakanı Nabi Avcı, Türkiye-İsrail ilişkilerinin normalleşmesi çerçevesinde resmi temaslar için Tel Aviv’e gitti. Avcı, burada İsrailli mevkidaşı Turizm Bakanı Yariv Levin ile bir araya geldi. Kendisi, Mavi Marmara gemisine yapılan saldırının ardından İsrail'e giden ilk Türk Bakan oldu. Ayrıca, Avcı'nın Gazze ile ilgili soruya verdiği “Hamas tarafının böyle bir girişim yapacağını düşünmüyorum” şeklindeki yanıtı dikkat çekti.
Aşırı Sağcıların Baskısı ve Yasallaştırma Süreci
Batı Şeria’daki yasadışı yerleşimlerin yasallaştırılması, aşırı sağcı partilerin yoğun baskısı sonucu kabul edildi. Bu yasa ile birlikte, Filistinlilere ait özel araziler üzerinde yasadışı olarak inşa edilen yaklaşık 4 bin konut yasal statü kazandı. Yüksek Mahkeme, bu yasayı iptal etme yetkisine sahip olsa da, yasanın yürürlüğe girdiği ilk günden itibaren tartışmalara yol açtı. İsrail Başsavcısı Avichai Mandelblit, söz konusu yasayı kapalı bir iletişimle eleştirerek, Yüksek Mahkeme’de savunmayacağını belirtti. Ayrıca yasaların uluslararası düzeyde eleştirileceğini de vurguladı.
Türkiye-İsrail İlişkilerinin Gelişimi
İsrail, Filistin üzerindeki baskılarını artırırken, Türkiye-İsrail ilişkileri de giderek derinleşiyor. 2010 yılından bu yana, iki ülke arasında siyasi istişareler yeniden başlatılmaya çalışılıyor. 1 Şubat 2017 tarihinde, Ankara’da yapılan ilk istişarelerde enerji, ekonomi, kültür ve turizm alanlarındaki iş birliği olanakları üzerinde duruldu. İlişkilerin yeniden normalleşmesi amacıyla karşılıklı ziyarelerin sıklaştırılması hedeflenmektedir.
Gazze'deki Olayların Ardından Alınan Kararlar
Mavi Marmara Gemisi’ne yönelik 2010 yılında düzenlenen saldırının ardından, Türk hükümeti İsrail ile olan ilişkileri yeniden yapılandırmak için harekete geçti. Geçen yıl içinde, Mavi Marmara davası alınan tazminatlar karşılığında kapatıldı. Bu durum, birçok kişi tarafından eleştirilen “kan parası” olarak nitelendirildi. İlişkilerin normalleştirilmesi, her iki ülkenin özellikle ekonomik ve siyasi alanlarda iş birliği yapabilmesi adına önemli adımların atılmasına zemin hazırlamaktadır.