ABD’nin İran’a karşı başlattığı savaşın Washington yönetimine maliyetinin hızla arttığı belirtildi. Amerikan medyasında yer alan haberlere göre, çatışmaların yoğunlaştığı dönemde ABD ordusunun günlük harcaması yaklaşık 1 milyar dolar seviyesine yaklaştı. Bu durum, savaşın yalnızca bölgesel güvenlik açısından değil, ekonomik ve askeri kapasite bakımından da ciddi sonuçlar doğurduğunu ortaya koydu.
Şubat ayının sonunda başlayan savaşın, 6 Nisan’da ilan edilen ve 21 Nisan’da ABD’nin girişimiyle uzatılan ateşkese kadar 38 gün boyunca sıcak çatışma düzeyinde sürdüğü ifade edildi. Bu süreçte ABD ordusunun yoğun şekilde mühimmat kullandığı ve Pentagon’un stoklarında dikkat çekici bir azalma yaşandığı ileri sürüldü.
38 Günlük Çatışmanın Maliyeti 35 Milyar Dolara Kadar Çıktı
Pentagon kaynakları ve ABD Kongresi yetkililerine dayandırılan değerlendirmelerde, İran ile yaşanan savaşın ABD savunma bütçesi üzerinde ağır bir yük oluşturduğu aktarıldı. Bağımsız analiz kuruluşlarının tahminlerine göre, 38 günlük sıcak çatışma döneminde Washington’un toplam harcaması 28 ila 35 milyar dolar arasında gerçekleşti.
Bu rakamlar, savaşın günlük ortalama maliyetinin 1 milyar dolara yaklaştığını gösterdi. Uzmanlara göre, savaşın maliyetini artıran en önemli unsurların başında yüksek teknolojiye sahip füzeler, hava savunma sistemleri ve operasyonlarda kullanılan gelişmiş askeri araçlar geldi.
Patriot, Tomahawk ve JASSM-ER Füzeleri Bütçeyi Zorladı
ABD ordusunun çatışmalar boyunca binlerce yüksek maliyetli mühimmat kullandığı belirtildi. Özellikle birim maliyeti 4 milyon doları aşan Patriot hava savunma sistemleri, savaşın mali tablosunda önemli bir yer tuttu.
Bunun yanında Tomahawk ve JASSM-ER gibi uzun menzilli ve gelişmiş füzelerin de yoğun şekilde kullanılması, bütçe üzerindeki baskıyı artırdı. Savaş sırasında kullanılan bu mühimmatların yalnızca maliyet açısından değil, yeniden üretim ve stok yenileme bakımından da ciddi bir sorun oluşturduğu ifade edildi.
Pentagon’un Mühimmat Stokları Alarm Veriyor
Haberde dikkat çeken bir diğer başlık ise ABD’nin mühimmat stoklarındaki hızlı azalma oldu. İran’la yaşanan 38 günlük yoğun çatışma sürecinde Pentagon’un mühimmat rezervlerini “eşi benzeri görülmemiş bir hızla” tükettiği ileri sürüldü.
ABD ordusunun Orta Doğu’daki operasyonları sürdürebilmek için Avrupa ve Asya’daki stoklardan bölgeye sevkiyat yapmak zorunda kaldığı aktarıldı. Bu durumun, Washington’un başka bölgelerdeki olası askeri hazırlıklarını da etkileyebileceği değerlendirildi.
Çin ve Rusya’ya Karşı Hazırlık Seviyesi Tartışılıyor
ABD’nin İran savaşında kullandığı mühimmat miktarının, Çin ve Rusya gibi rakiplere karşı hazırlık seviyesine ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdiği belirtildi. Özellikle Çin ile yaşanabilecek olası bir çatışma için ayrılan stratejik rezervlerin azalmasının Pentagon’da endişe yarattığı ileri sürüldü.
Yetkililer ve uzmanlar, mevcut üretim kapasitesiyle kullanılan mühimmatın yerine konulmasının yıllar alabileceğini ifade etti. Bu nedenle İran’daki savaşın, ABD’nin uzun vadeli askeri planlamasında yeni bir baskı unsuru oluşturduğu yorumları yapıldı.
Hava Araçlarının Kaybı Ek Maliyet Yarattı
Çatışmalar sırasında bazı askeri hava araçlarının imha edilmesi de savaşın maliyetini artıran unsurlar arasında gösterildi. Söz konusu kayıpların yüz milyonlarca dolarlık ek yük oluşturduğu belirtildi.
Bu kayıplar, savaşın yalnızca füze ve mühimmat harcamalarıyla sınırlı kalmadığını, aynı zamanda askeri envanter açısından da ağır sonuçlar doğurduğunu ortaya koydu. Uzmanlara göre, İran’daki operasyonlar beklenenden daha büyük bir ekonomik yük haline geldi.
Beyaz Saray’dan Kapasite Savunması
Beyaz Saray ise ABD’nin askeri kapasitesine ilişkin endişelere karşı çıktı. Yönetim, Amerikan ordusunun mevcut kapasitesinin yeterli olduğunu ve ülkenin güvenlik ihtiyaçlarını karşılayabilecek durumda bulunduğunu savundu.
Buna rağmen savaşın maliyeti, mühimmat stoklarının durumu ve stratejik rezervlere ilişkin tartışmalar Washington’da gündemdeki yerini koruyor. İran’la yaşanan çatışmanın ardından ABD savunma planlamasında mühimmat üretimi, stok yönetimi ve küresel askeri hazırlık başlıklarının daha fazla öne çıkması bekleniyor.