ABD Dışişleri Bakanlığı, Türkiye'deki İnsan Hakları Sorunlarına İlişkin Görüşlerini Açıkladı ABD Dışişleri Bakanlığı’nın Sözcü Vekili Mark Toner, düzenlediği telefon konferansında önemli değerlendirmelerde bulundu. Toplantıda, Türkiye'deki insan hakları ve basın özgürlüğü konularının gündeme gelmesi üzerine gazetecilerden biri, Washington Post'un bu konuda bir yazı yayımladığını belirterek, ABD yönetiminin tutumunu sordu. Soruda, halihazırda 150'den fazla gazetecinin cezaevinde olduğuna ve yaklaşan referandumda muhalefete uygulanan baskılara dikkat çekildi.
ABD'nin İnsan Hakları Konusundaki Tutumu
Toner, insan hakları ve temel özgürlükler konusunun ABD’nin dış politikasında önemli bir yer tuttuğunu vurguladı. Bu bağlamda, Türkiye'nin de söz konusu ilkelerden etkilendiğini belirtti. Özel görüşmelerde ve Kamuoyu önünde Türkiye’ye yönelik eleştirilerde bulunduklarını ifade eden Toner, ülkedeki ifade özgürlüğü, adil yargılanma hakları ile yargı bağımsızlığı gibi unsurlara saygı gösterilmesi gerektiğinin altını çizdi. Ayrıca, bu konuların sadece Türkiye için değil, genel olarak tüm dünya için geçerli olduğunun farkında olduklarını dile getirdi. Amerikan yönetimi, ifade özgürlüğünü desteklediğini, bu özgürlüğün sadece hoşnut kalınmadığı durumları içermekle kalmayıp, aynı zamanda demokrasiyi de güçlendirdiğini ifade etti. Bu bağlamda, Türkiye içindeki muhalefetin baskı altında olmasının endişe verici bir durum olduğunu kaydetti.
Referandum Üzerine Yorumları
Anayasa referandumu ile ilgili sorulara da yanıt veren Toner, bu konunun Türk halkının kendi içinde tartışması ve karar vermesi gereken bir mesele olduğunu ifade etti. Toner, ABD’nin bu süreçte taraf olmaktan ziyade, halkın iradesine saygı gösterilmesi gerektiğini belirtmiştir. Türkiye’nin iç siyasetindeki gelişmelerin ve referandumun durumu, ABD’nin sadece izleyici olacağı bir süreç olarak ele alınmaktadır. Toner’in açıklamaları, Türk halkının hangi yönde karar alacağına ilişkin bir öngörüde bulunmaktan uzak kaldığını gösterdi. Bu, ABD'nin dış politika çerçevesinde Türk halkının kendi demokratik haklarını kullanmaları adına bir destek sunma niyetine işaret ediyor.