New York Times, ABD Başkanı Donald Trump’ın seçilmeden önce kontrol ettiği işlerini çocuklarına devredebileceği konusunu değerlendirirken, bu durumun tarafsızlığına ilişkin endişelerin gündeme geldiğini bildirdi. Gazetede yer alan yazıda, Trump’ın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği bir görüşmede, Doğan Medya Grubu’nun eski Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ’ı “yakın dostum” şeklinde nitelendirmesi dikkat çekti.
Görüşmenin Etkileri
Yazıda, Trump'ın Doğan Grubu’yla olan varlık ilişkisini ve bu temasın iki tarafı da nasıl etkileyebileceğini ortaya koyuyor. Trump Towers’ta Doğan Grubu ile gerçekleştirdiği işbirliği, Türkiye’deki medya sektöründeki güvenilirliği ve operasyonel işleyişi yönünden önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor. Bu görüşmeyi takip eden olaylar, Doğan Grubu’nun daha fazla koruma altında olabileceği yönünde spekülasyonlara yol açtı. Trump'ın, bireysel ilişkilerini iş dünyası ile birleştirerek yaratabileceği avantajlar, muhalif kişiler tarafından eleştiriliyor. Bu durumun, medya şirketinin ekonomik durumuna önemli bir katkı sağlaması olasılığı ise dikkat çekiyor.
Norm Eisen’in Görüşleri
Haberin devamında, 44. ABD Başkanı Barack Obama’nın Etik Danışmanı Norm Eisen’in değerlendirmelerine yer verildi. Eisen, Trump’ın söz konusu görüşmesini son derece uygunsuz bir durum olarak tanımladı ve eleştirilerde bulundu. Eisen'in ifadeleri, etik çerçevelerinin çiğnenmesi yalnızca kişisel düzeyde değil, aynı zamanda kurumsal düzeyde de ciddi sonuçlar doğurabileceği yönünde. İhale ve iş geliştirme süreçlerinde benzer durumların yaşanması, kamuoyunda büyük tepkiye yol açabilecek bir durum olarak gündeme geldi. Eisen’in sözleri, Trump’ın iş dünyasındaki etkilerini sorgularken, ahlaki duruşunu da sorgulamaktadır.
Vergi Cezaları ve Şirket Hisseleri
New York Times’ın ayrıntılı analizinde, geçmişte Doğan Grubu’na uygulanan milyar dolarlık vergi cezalarına da atıfta bulunuldu. Bu bağlamda, Trump’ın Yalçındağ hakkında söylediği cümlelerin medyanın ekonomik durumunu pozitif yönde etkileyebileceği ifade edildi. Trump'ın kazandığı seçim sonrası, Doğan Grubu’na yönelik hisselerdeki yükselişin ardında bu tür ilişkilerin bulunduğu iddia edildi. Medya sektöründeki dalgalanmalar ve yatırımcı güveninin yeniden tesis edilmesi, bu konuda önemli bir odak noktası haline gelmiş durumda. Ayrıca, Trump’ın seçim zaferinin, bu tür ilişkilerin sağladığı avantajlardan biri olduğu vurgulandı.
Trump'ın Diğer Görüşmeleri
Bunun yanı sıra, Trump’ın seçilmesinin ardından Manhattan’daki Trump Kulesi’nde Hint iş ortaklarıyla yaptığı toplantılar da gündeme getirildi. Bu özel görüşmelerin, Trump’ın iş dünyasındaki ilişkisini daha da derinleştirdiği düşünülüyor. Ayrıca, başka bir iddiaya göre, Trump’ın Arjantin Cumhurbaşkanı Mauricio Macri ile yaptığı bir görüşmede, telefonunu kızı Ivanka Trump’a vererek, Buenos Aires’te adını taşıyan bir bina için izin sürecinin hızlandırılması ile ilgili konuştuğu öne sürüldü. Hem Trump’ın hem de Macri'nin sözcüleri, bu iddiaları kategorik olarak yalanladı. Böylece, bu görüşmelerin, Trump ailesinin uluslararası iş ilişkilerine etkileri üzerinde tartışmaların önünü açmış oldu.
Ivanka Trump'ın Katılımları
Ivanka Trump’ın, babası Donald Trump ile Japonya Başbakanı Shinzo Abe arasında gerçekleşen bir toplantıya iştiraki de haberde vurgulandı. Bu durum, Trump ailesinin iş hayatındaki etkinliğini ve siyasi arenadaki rolünü pekiştiren bir başka örnek olarak ortaya kondu. Aile üyelerinin resmi görüşmelere katılımları, etik ve aile şirketleri arasındaki sınırları daha da belirsiz hale getiriyor. Sonuç olarak, Trump ailesinin iş yapma şekilleri, eleştirmenler tarafından sıkı bir şekilde inceleniyor ve bu durum, başkanlık dönemiyle birlikte kariyerlerine dair önemli çekinceleri de beraberinde getiriyor.
