KAGİDER'den 4. yargı paketi açıklaması!

İşte o açıklama: Kamuoyunda 4. Yargı Paketi olarak bilinen ve önceki gün Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilen Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, ülkemizde adalet mekanizmasının daha iyi işlemesi ve insan haklarının korunması açısından önemli bir girişimdir.

KAGİDER'den 4. yargı paketi açıklaması!

İşte o açıklama:

Kamuoyunda 4. Yargı Paketi olarak bilinen ve önceki gün Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’nda kabul edilen Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, ülkemizde adalet mekanizmasının daha iyi işlemesi ve insan haklarının korunması açısından önemli bir girişimdir.

 

Bu teklif Türkiye’nin ve özellikle de son yıllarda artan oranlarda şiddete maruz kalan ve sıklıkla yaşamlarını yitiren kadınların, istismara uğrayan çocukların ihtiyaç duyduğu bir çalışmadır. Ancak bu teklifin ihtiyaca yanıt verebilmesi için tüm maddelerinin titizlikle incelenmesi ve toplumsal düzeyde mümkün olan en geniş katılımla görüş alışverişinde bulunulması şarttır.

 

Kadın girişimciliğini yaygınlaştırmak ve kadını her alanda güçlendirmek için çalışan bir sivil toplum kuruluşu olarak KAGİDER bu teklifle ilgili görüşlerini açıklamayı hayati bir sorumluluk olarak kabul etmektedir.

 

Bu doğrultuda bazı noktalara dikkat çekmek istiyoruz. Madde 13’e eklenmesi önerilen, “kuvvetli suç şüphesinin somut delile dayanması” ifadesi cinsel suç ve çocuk istismarı suçunda, uygulamada ispat güçlüğüne ve giderek bir cezasızlık durumu oluşmasına yol açabilecektir. İstismara uğramış çocukların beyanlarının kabul edilmeyecek olması son derece sakıncalı bir adımdır. 

 

Kanun teklifinde eşe karşı işlenen öldürme ve şiddet suçlarında kabul edilen cezayı artırıcı nedenlerin, boşanılan eşi de kapsayacak şekilde genişletilmesi olumludur. Ancak evli ve boşanmış kadınların yanı sıra, evli olmadan imam nikahlı ya da sevgili olan bireylerin de korunması gerektiği açıktır. Yakın ilişkide bulunan her birey koruma altına alınmalıdır.

 

Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesinden sonra doğan boşluğun kadın cinayetleri ve kadına karşı şiddet konularında ülkemizin karnesini daha da kötüleştirdiği her gün biraz daha net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Böyle bir ortamda bu suçlara engel olmak üzere hukuki altyapıyı güçlendirmek ve şiddete karşı ödünsüz bir tavır almak kamu yönetiminin temel sorumluluğudur. 

 

KAGİDER bu alandaki çalışmaları yakından izlemeye ve görüşlerini kamuoyuyla paylaşmaya devam edecektir.

 

Saygılarımızla,

 

KAGİDER

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız