TV 5'de Mustafa Deniz ve Yunus Emre Avcı’nın sunduğu 4.Güç programına konuk olan Cumhuriyet Gazetesi Yazarı Orhan Bursalı 2023 seçimiyle ilgili açıklamalarda bulundu.
Bursalı’nın açıklaması şöyle:
“Seçim güvenliği bir numaralı konu. Biliyorsunuz geçen özellikle yerel seçimlerde çok büyük sorunlar yaşandı. Yüksek Seçim Kurulu, hakimler, Yüksek Seçim Kurulu Heyeti tamamen AKP'nin atadığı domine ettiği insanlardan oluşuyor. Ayrıca da son seçim yasasında biliyorsunuz çok önemli bir değişiklik yapıldı. Kıdemli hakimler tasfiye edildi. Onun yerinde AKP zamanında birinci sınıfa hakim olan hakimler gündeme getirildi.
Ve seçim sağlık sonuçlarına yapılacak itirazların hepsini bugün AKP'nin atadığı hakimler seçim kurullarını oluşturan hakimler tarafından karara bağlanacak. Bu nedenle seçim de iktidarın gölgesi var seçim kurulları ve sandıklar üzerinde iktidarın gölgesi çok net bir şekilde görülüyor. Buna karşı çok güçlü bir önlemler paketi alması lazım. En çok konuştukları konu da bu oldu zaten. Sandık güvenliği. Bu konuda gerçekten de bakıyorum. Hepsi aynı fikirde. Yani altılı masadan bütün unsurları, bileşenleri aynı masada bir ortak bir havuzda bu konuyu öncelikle gündeme aldılar. Bu çok önemli.
Ben seçim süreci içinde sandık üzerlerinden gerçekten de çok önemli olaylar yaşayabileceğimizi düşünüyorum. Geçmiş seçimleri de özellikle yerel seçimleri yaşadığım yerel seçimleri göz önüne alırsak bu konuda Cumhuriyet Halk Partisi'nin çok dirayetli ve milletvekillerinin torbaları üzerine oturttuğu, oturduğu fotoğrafları gözünüze getirin. Bu sayede bu başkanlık seçimini kazanabildiler. Yoksa başkanlık seçimi de gidiyordu aslında.
Şimdi iktidardan gitmemek için direnen bir parti varsa her ne pahasına olursa olsun ben orada kalmak istiyorum, kalmak zorundayım hatta. Sadece isteğin ötesinde bugün bir zorunluluk olarak kendilerini görüyorlarsa, iktidarda kalmak için bunun bütün süreçleri manipüle edebileceğini çok net bir şekilde görmemiz lazım. Bu bakımdan seçim güvenliği ve sandık güvenliği birinci derecede önemli. Oylarımızın boşa gitmesi durumunda yeniden böyle bir beş yıllık bir açık iktidar gibi bülteni kaldırabileceğini ben düşünmüyorum.
İktidar, Demokratik yollarla bir an önce el değiştirilebilmelidir. Bu gerçekleşirse Türkiye gerçekten de esenliğe çıkar ve daha büyük kargaşalara neden olmaz. Çünkü bütün o kaotik durumlar halkı daha da yoksullaştıracaktır. Yani ekonomik boyutundan da baktığımız zaman olaya daha da bir yoksullaştıracaktır.
Altını çizeyim sanki iktidar Recep Tayyip Erdoğan Cumhurbaşkanı ekonomiyi daha birçok ülkeye götürmek için elinden geleni yapıyor gibi geliyor bana. Acaba temel bir soru ortaya çıkıyor. Acaba 2023’te sandığı erteleye bilir. Çünkü yasal hakkı var. Biliyorsunuz Cumhurbaşkanı haklarından bir tanesi. Bunu yapabilir. Ekonomik kaos var arkadaşlar. Bu durumda seçime gitmektense ekonomiyi düzeltmek ve dışarıdan, içeriden ekonomimize ve bize yapılan saldırıları önlemek durumundayız. Bu nedenle de seçim altı ay erteliyorum. Altı ay erteledikten sonra da biliyorsunuz siz de meclisi de AKP çoğunluğu onu bir altı ay daha erteleyebilir.“