Sosyal Demokrasi Derneği’nin etkinliğinde konuşan Gazeteci- Yazar Erdal Sağlam, Kur Korumalı Mevduat’ın (KKM) yurttaşların üstüne getirdiği yükü muhalefetin iyi anlatması gerektiğini söyledi. Sağlam, “KKM’yi doğru dürüst anlatamıyor muhalefet. KKM’yi 128 miyar dolarlık rezerv gibi kampanyaya çevirmek gerekiyor. Bu gidenlerin bizim cebimizden alındığını basit basit örneklerle anlatma gerekiyor. Neoliberal politikalar filan değil. Bu vahşi kapitalizm örnekleri” dedi.
Sosyal Demokrasi Derneği’nin (SDD) “Türkiye’de Ekonominin Durumu- Krizden Buhrana” başlıklı çalıştayı Ankara’da bir otelde yapıldı. Çalıştayın ikinci oturumunun moderatörlüğünü CHP Sözcüsü Faik Öztrak yaptı. Gazeteci- Yazar Erdal Sağlam ve Prof. Dr. Kamil Yılmaz da konuşmacı olarak katıldı. Öztrak’ın sunumunun ardından Yılmaz konuştu.
Yılmaz, Türkiye’de reel ücretlerin her zaman aşağı doğru esnaf olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Türkiye’de reel ücretler her zaman aşağı doğru esnektir. Türkiye’de çalışma yasaları sendikalar hep güçsüz kılmıştır. Türkiye’de bugüne kadar genel grev bir şey duymamışızdır, yaşayamayız. Ama genel grev toplumun ülkeye yönetimine karşı tam bir protestosudur aslında. O protestoyu yayan bir ülkede hükümet gider. Başarısızdır gider. Yerine başka bir hükümet gelir. Bizde bu yetkiler olmadığı için bizi yönetenler bir ölçüde parlamenter rejimden doğrudan başkanlık rejimine gittik. Şu anda parlamenter rejime dönmeye çalışıyoruz.”
Yılmaz, Türkiye’de enflasyonun düşeceğini ve bunun maliyetinin olacağını vurgulayarak, “Yine faizler artmak zorunda kalacak. Sıkı para politikasına gitmek durumundayız. Artık Türkiye Cumhuriyeti Devleti sosyal devlet olduğunu kabul etmek zorunda. Enflasyonla mücadelenin işsiz bırak bileceği kişilere yardım etmesi lazım” diye konuştu.
Gazeteci Erdal Sağlam ise KKM uygulamasını eleştirerek, “Burada birçok soru var. KKM eğer görece bir stabilite sağladıysa en büyük nedeni yabancı sermayenin hiç olmayışı Türkiye’de. Öyle bir şey olsaydı Türkiye’de kurları tutmak KKM’ye rağmen olmazdı” dedi.
Sağlam, dalgalı kur sisteminin şu anda “sözde geçerli” olduğunu belirterek, şunları söyledi:
“Son dönemde hızlanan gelir transferi bunu en büyük amaçlarından biriydi. Bütün bunlar bilinçli mi, bilinçsiz mi emin değilim. Ama gelinen noktada gerçekten pandemi dönemiyle hızlanan ve artamaya devam eden vergi gelirlerinden bazı kesimlere hızlı bir transfer.
“ARTIK TIKANMA NOKTASINA GELDİ”
Bunun sonuna gelindiğini düşünüyorum çünkü yoksullaşma hızlı arttı. Yarattıkları enflasyon, siyasi olarak üretilen bir enflasyondu. Bu noktaya gelindi. Artık tıkanma notasına gelmiş bulunuyor. KKM bunun en büyük örneklerinden biri. KKM ile bütçeden şirketlere kaynak aktarıyorsunuz. Şu anda 14,5 milyar lira sadece bütçeden KKM için ödenecek tutar. Bütçeden ödenmesi demek bizim cebimizden gidiyor demek. Burada ne oldu? 11,5 ile 13 lira arasındaydı dolar kuru. O arada KKM’ye geçenler şu anda çok yüklü miktarlarda kur farkı aldılar. Daha sonrasında kur daha yüksekti o dönemden yapanlara nisanda 8 milyar lira ödenecek.
“SINIFSAL HALE GELDİĞİNİ SÖYLEMEK MÜMKÜN”
Özellikle büyük tasarruf sahipleri buradan faydalanıyor. İki şirketlere buradan destek sağlanıyor, artı olarak vergi istisnası tanıyorlar. Oradan da bir gelir kaybı söz konusu. Bir yandan da kuru tutmak için Türkiye’ni pahalı biçimde aldığı rezervleri müdahale için kamu bankalar aracılıyla harcıyorlar. Bunun sınıfsal hale geldiğini söylemek mümkün. Yabancılara da KKM hakkı tanıdılar. Rus oligarkları para getirecek diyorlar ya belki onun için. Bütçeden biz yabancıları da finanse edeceğiz. Peki muhalefet ne yapıyor? KKM’yi doğru dürüst anlatamıyor muhalefet. KKM’yi 128 miyar dolarlık rezerv gibi kampanyaya çevirmek gerekiyor. Bu gidenlerin bizim cebimizden alındığını basit basit örneklerle anlatma gerekiyor. Neoliberal politikalar filan değil. Bu vahşi kapitalizm bunun adını koyalım.”(ANKA)