Gezi Direnişi sırasında polisin gaz fişeği ile başından vurularak yaralanan ve 269 günlük yaşam mücadelesinden sonra hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın öldürülmesine ilişkin davanın 17’nci duruşması bugün İstanbul Çağlayan 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.
Duruşma öncesi BirGün’e konuşan Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan, mücadelelerini sürdüreceklerinin altını çizdi.
İstanbul 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşma öncesi Taksim Dayanışması’nın çağrısıyla adliye önünde açıklama yapıldı. Açıklamaya Elvan Ailesi, avukatları, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu ve CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu katıldı.
DURUŞMA BAŞLADI
Dokuz8 Haber'den Fatoş Erdoğan'ın aktardığına göre, pandemi nedeniyle salona kısıtlı seyirci alındı. Soruşturma aşamasında tanık olarak ifadesi alınan polislerin duruşmada da dinlenmesi planlanıyordu ancak gelmedikleri için heyet bu karardan vazgeçmeyle ilgili tarafların görüşünü sordu. Polislerin ifadeleri okundu.
Heyet başkanı, esas hakkındaki beyanlarını almak için sözü taraflara verdi.
Duruşmada ilk olarak konuşan Sami Elvan “Benim çocuğum özellikle seçildi. Hiçbir olay yokken benim çocuğumu bu ekrandaki katil, tetikçi vurdu. 13 yaşındaki bir çocuk nasıl terörist olabilir? Bunu açıklasınlar” dedi.
Elvan, “Bir emniyet müdürü devlet bakanına ‘Berkin Elvan’ın illegal fotoğrafları servis edildi’diye mail yolluyor. Ailem yedi yıldır acı çekiyor. Dönemin başbakanı ailemi yuhalattı. Hangi vicdana sığar bu? 13 yaşındaki bir çocuğun terörist olduğu iddiasını aklamanız gerek. O dönem Abdullah Gül, Devlet Bahçeli arayıp başsağlığı diledi. Bu çocuk teröristse bu insanlar başsağlığı diler miydi? İsterseniz beni idam edin ama söyleyeceğim. Benim çocuğumun katili bu ülkenin Cumhurbaşkanıdır. Karar verirken çocuğunuz varsa aklınıza onları getirip verin” ifadelerini kullandı.
'MAHKEME O KATİLİ AKLAMAYA ÇALIŞIYOR'
Gülsüm Elvan ise “Ben buraya Berkin olarak geldim. 17 duruşmadır bu mahkeme o katili aklamaya çalışıyor. Her şey meydanda. Öldürülen çocukların suçlusu adaleti sağlamayanlardır. Kimseyi öldürmedim, hırsızlık yapmadım. Meydanlarda yuhalandım. Hangi acıya yanayım? Çocuğumu o katil aldı benden. Ben yaşamıyorum, nefes alamıyorum. Soruyorum o katile: Çocuğu baba dediğinde benim çocuğumu hatırlıyor mu?”
Tek suçlu sizlersiniz. Eğer adaleti sağlamış olsaydınız çocuklar ölmeyecekti. Siz öldürün diye doğurmadım ben çocuğumu. Ben sofraya otururken oturamıyorum. Hâlâ Berkin'i sofraya çağırıyorum ben. Van'da çalışıyor şimdi o polis. Ne zaman Vanda bir haber görsem bu katil mı yaptı bunu orada diyorum. Beni, Ethem Sarisülük'ün ailesini tehdit etti polisler. Çocuklarınızı öldürdük sıra sizde dediler. Ne oldu onlara hiçbir şey? Adalet öldü çünkü bu ülkede. Avukatımız Ebru ile gömdük adaleti. İbrahim'in eşi Sultan niye tutuklu? Uyan Berkin diye şarkı söylemiş. Oğlum için yazı yazmak suç, oğlum için türkü söylemek suç. Mahkemenize, her şeyinize isyan ediyorum ben. Benim çocuğum yargıladı sizi" diye konuştu.
ÖZGE ELVAN: BU SALONDA BİZ YARGILANIYORUZ
Berkin Elvan’ın kız kardeşi Özge Elvan, “Dokuz ay boyunca neler yaşadığımı anlatsam yetmez. Annemin gözüne her baktığımda evladının acısını yeniden yaşamaması için ona sarılmadım. Bu salonda biz yargılanıyoruz. Berkin'in masumiyetini anlatmaya çalışıyoruz. Bu çok ironik” dedi.
Ardından olay günü polislerin sokağın başındaki hareketlerine ilişkin video kayıtları izlendi. Ailenin avukatı Can Atalay, gaz tüfeği kullanan polislerin pusu kurduğunu, keşif yaptığını söyledi.
Olay günü polislerin sokağın başındaki hareketlerine ilişkin video kayıtları izlendi Avukat Can Atalay, gaz tüfeği kullanan polislerin pusu kurduğunu, keşif yaptığını söyledi.
Atalay, "Atış yapan polis bu toplantı ve gösteri yürüyüşüne usulüyle müdahale etmemeye karar veriyor. 80 metre kala atış yaparak kasten vuruyor Berkin'i. Kasıt olduğu açık. Bilirkişi raporları da atış yapan polisin Fatih Dalgalı olduğunu ortaya koyuyor. Keşif sırasında jandarma ve polis arasındaki kavga nedeniyle jandarma dosyadan çekildi. Bu yüzden keşif raporu yok. Buna rağmen görüntülerle hedef gözeterek atış yapıldığı ortada. Atışın yapıldığı anda o sokakta bir toplantı ve gösteri yürüyüşü yok ama olsa bile Yargıtay içtihatlarına göre polisin önce uyarıda bulunması gerekirdi" dedi.
AVUKAT ÇİĞDEM AKBULUT: DOSYA KASITLI OLARAK SÜRÜNCEMEDE BIRAKILDI
"Soruşturma aşamasında dosyaya giren deliller tutuklu olduğu veya hayatta olmadığı için salonda bulunmayan meslektaşlarımın sayesinde toplandı" ifadelerini kullanan Akbulut, şöyle devam etti:
"Barışçıl eylemlere karşı artan bir polis şiddeti vardı o dönem. Yapılması gereken her bir olay için ayrı bir soruşturma açılmasıydı ancak Berkin'in vurulmasıyla ilgili dosya yüzlerce dosyayla birleştirilmişti ilk başta.Etkin soruşturmanın önündeki bir engeldi bu. Emniyet uzunca bir süre yanlış gün ve yanlış saatlerde Okmeydanı'nda görev yapan polislerin listesini gönderdi. Dosyanın eski savcılarından biri emniyete yazdığı yazıda olayla ilgili olmayan polislerin listesi gelmesi nedeniyle adeta isyan etti. Emniyet, görevli polis listesini göndermeyerek kasıtlı olarak dosyayı sürüncemede bıraktı. Olayın yaşandığı sokakta MOBESE kamerası olmasına rağmen kamera olmadığını bile yazdılar. Soruşturma savcısı keşif talep ettiğinde Sulh Ceza Hakimliği talebi "şu aşamada gerekli olmadığı ve bu talebin görevi kötüye kullanma suçunu oluşturacağı" gibi akıllara zarar gerekçelerle reddetti. Şüpheliler vekili meslektaşlar soruşturma aşamasında dosyadaki işlemleri takip edebilirken bizim için gizlilik kararı getirildi. Savcının olayla ilgili ismine ulaşılan ilk polisin nerede görev yaptığına ilişkin sorusuna bile bir yıl sonra yanıt verildi."
