Moderatörlüğünü Güzelbahçe Kent Konseyi Başkanı Ozan Parlar'ın üstlendiği panelde, ilk konuşmayı TMMOB İzmir İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri Melih Yalçın gerçekleştirdi. Yalçın, merkezi yönetimin İzmir'e yönelik müdahalelerini eleştirerek, “Hükümet, İstanbul ve Ankara'daki mevcut alanlarının tükenmesiyle birlikte gözünü Ege'ye, özellikle İzmir'e çevirdi. Bu rant odaklı politikalar sonucunda kentimiz, su kaynaklarımız, hava kalitemiz, doğal yaşam alanlarımız, kıyılarımız, ormanlarımız ve tarım arazilerimiz tehdit altındadır. İzmir'in bu yağmalara karşı korunması için bugün harekete geçmezsek yarın çok geç olacak. Bu yüzden İzmir'e sahip çıkalım" ifadelerini kullandı.
Körfez Geçiş Projesi'nin Tehlikeleri
Yalçın, Körfez Geçiş Projesi'nin çevresel etkilerine dikkat çekerek, İnciraltı, Gediz Deltası ve körfezin ekolojik yapısının ciddi şekilde zarar göreceğini belirtti. “Dünya flamingo popülasyonunun %10'unun yaşadığı Güney Gediz Deltası yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Foça, Urla, Güzelbahçe, Seferihisar, Karaburun ve Çeşme gibi doğal alanlar yapılaşmaya kurban edilecek, bu ise İzmirlinin doğayla olan bağlantısını koparacaktır." dedi. Ayrıca, projenin 2030 planlarına dahil edilmediğini ifade eden Yalçın, günde 30 bin aracın bu proje üzerinden geçeceğinin varsayıldığını belirtirken, mevcut durumda Çiğli-İnciraltı aksında aylık araç sayısının 45-50 bin arasında olduğunu vurgulayarak, bu durumun ikna edici bir geçiş olmadığını dile getirdi. Proje ile birlikte Yarımada'ya doğru göçün teşvik edileceğini söyleyen Yalçın, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul’da rant alanlarının azaldığını ve şimdinin İzmir’e gelme sırası olduğunu söylediğini aktardı. Bu bağlamda, inşaat sektörüne yeni rant alanları oluşturulmasının zorunlu olduğunu belirtti.
Uzmanlardan Raporlar
Panelde konuşan diğer isimler arasında TMMOB İzmir Şehir Plancıları Odası Başkanı Özlem Şenyol Kocaer ve Sosyal Psikoloji Uzmanı Prof. Dr. Melek Göregenli de yer aldı. Kocaer, Körfez Geçiş Projesi’nin finansal boyutlarını ve projeyle birlikte kentte oluşacak olumsuz etkileri detaylı bir şekilde aktardı. Prof. Dr. Göregenli ise bu projenin toplumsal psikolojik yansımaları hakkında bilgi verdi. Projelerin getireceği maliyetler ve çevresel tahribatlar üzerine yapılan tartışmalar, katılımcılar arasında derin bir endişe yarattı. Bu tür projelerin yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel boyutlarıyla da değerlendirilmesi gerektiğinin altı çizildi. İzmir’in tarihi ve kültürel değerlerinin korunmasının önemi vurgulandı. Katılımcılar, toplumsal bilincin artırılması ve eyleme geçilmesi gerektiği konusunda fikir birliğine vardı.