Gazete Kritik Yerel Karabağlar Kent Konseyi Başkanı Nazik Işık:Bugün hadım yarım idam...

Karabağlar Kent Konseyi Başkanı Nazik Işık:Bugün hadım yarım idam...

 Eşit Yaşam Derneği ve Karabağlar Kent Konseyi Başkanı Nazik Işık,Adalet Bakanlığı'nın yayınladığı yönetmelikle ilgili bir basın açıklamasında bulundu.

Karabağlar Kent Konseyi Başkanı Nazik Işık:Bugün hadım yarım idam...

 

Eşit Yaşam Derneği ve Karabağlar Kent Konseyi Başkanı Nazik Işık,Adalet Bakanlığı'nın yayınladığı yönetmelikle ilgili bir basın açıklamasında bulundu.

İşte Nazik Işık'ın o açıklaması:

15 Temmuz darbe girişiminin tozu dumanı henüz dağılmadı: OHAL uygulamaları başladı, Ordu’dan atılmalar başta olmak üzere 50 binden fazla kamu görevlisi görevinden uzaklaştırıldı, memuriyetten atıldı, göz altına alındı veya tutuklandı. Cumhurbaşkanı halka ‘’tehlike geçmedi, aman meydanlarda olun’’ çağrısı yapmaya devam ediyor.  OHAL Kanunu’yla Sıkıyönetim Kanunu’nu birbirine karıştırarak, temel insan haklarının da askıya alındığından söz edebilen en az bir başbakan yardımcısı bile var. İşte tam da bu ortamda, 26 Temmuz günü Resmi Gazete’de Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlardan Hükümlü Olanlara Uygulanacak Tedavi ve Diğer Yükümlülükler Hakkında Yönetmeliği’nin yayımlanıvermesi, insana ‘’Ne acelesi varmış?’’ dedirtiyor.

İnfaz Kanunu’nun gereği olarak hazırlanıp çıkarılan dayanan Yönetmelik, Türk Ceza Kanunu’ndaki cinsel saldırı, çocuk cinsel istismarı ve reşit olmayanla cinsel ilişki maddelerinde düzenlenmiş suçlardan hüküm giyenlerin infazlarında ya da şartlı salıverildiklerinde yapılacak uygulamaları düzenliyor. Uygulanacaklar ne? Tecavüz hükümlülerinin tıbbi tedavileri, mağdurdan uzak tutulmaları ve çocuklarla bir arada bulunmama, çocukların sorumluluğunu taşıyacak faaliyetlerde bulunamama yükümlülükleri.

İlk bakışta insan ‘’aman ne güzel’’ diyebilir. Fakat, Yönetmeliğe yakından bakınca, iş öyle değil. Tıbbi tedavilerle ilgili düzenleme, tecavüzcülerin ilaçlı veya ilaçsız ya da her ikisi bir arada, Yönetmelikteki deyişle psikiyatrik ya da farmakolojik tedavilerini öngörüyor. Hedef cinsel isteğin azaltılması ya da yok edilmesi. Uygulamada, hükümlünün onayının aranmayacağı da Yönetmelik’te açıkça yazılmış durumda. Dahası, hükümlü uygulamaya karşı şikayet yoluna başvursa bile bu uygulamayı durdurmayacaktır. Bunca lafın özü şudur: (1) Yönetmelikle tecavüzcülere kimyasal hadım düzenlenmiştir.  (2) Tecavüz hükümlüleri tedavilere itirazı olamaz, uygulama tıbbi zorunluluk olacaktır.

 

 

 Hadım, bir süre önce torba kanunlardan biriyle İnfaz Kanunu’na girmişse de, şimdiye kadar ne bir savcılık talebi duyduk ne de bir mahkeme kararı.  Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, Anayasamız ve hatta Yönetmeliğin kendisi kişi dokunulmazlığı, işkence yasağı gibi temel insani haklardan hükümlülerin de yararlanmasını öngörüyor.  Hadım gibi uygulamaların zorunlu şekilde uygulanması bu nedenle  ciddi bir sorundur. OHAL’e sığınmak da hukuki olarak mümkün değildir, çünkü Yönetmeliğin OHAL’in ilan edilmesiyle bir alakası yoktur. Çünkü temel insan hakları OHAL’de yürürlükten kalkmaz. Bugün kimyasal hadım, olsa olsa hadımla başlayıp idamla bitecek, Türkiye’yi sağlıksız ve çağdaş dünyadan uzaklaştırıcı bir yola taş döşer. ‘’Acele’’nin nedeni de bu olsa gerek!

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız