İzmir Büyükşehir Belediyesi, Halkapınar Yeraltı Araç Depolama Tesisi projesine ilişkin kamuoyunda gündeme gelen iddialar üzerine açıklama yaptı. Sosyal medyada projenin tamamlanmadığı yönünde yapılan paylaşımların ardından belediye, süreçte yaşanan gecikmelerin nedenlerini ayrıntılı şekilde duyurdu.
Belediyeden yapılan açıklamada, gecikmelerin İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin tercihleri ya da idari iradesinden kaynaklanmadığı vurgulandı. Projede yaşanan zaman kaybının; ihale süreçlerine yapılan itirazlar, yargı kararları ve sahada ortaya çıkan teknik gereklilikler nedeniyle oluştuğu ifade edildi.
Gecikmenin Nedeni Hukuki Süreçler Olarak Gösterildi
Açıklamada, Halkapınar Yeraltı Araç Depolama Tesisi için ilk ihale kapsamında 2015 yılı sonunda sözleşme imzalandığı ve yer tesliminin yapıldığı hatırlatıldı. Ancak süreç, açılan davalar ve Kamu İhale Kurumu kararları nedeniyle yeniden değerlendirilmek zorunda kaldı.
Bu gelişmeler sonucunda projenin ancak 2017 yılında yeniden başlayabildiği belirtildi. Belediyenin açıklamasına göre, yaklaşık 15 aylık zaman kaybı tamamen hukuki süreçlerden kaynaklandı. Bu nedenle projenin gecikmesinin belediyenin doğrudan kontrolünde olmayan gelişmelerden etkilendiği ifade edildi.
Sahada Teknik Zorunluluklar Ortaya Çıktı
İzmir Büyükşehir Belediyesi, projenin uygulama aşamasında sahadaki zemin koşulları ve mevcut altyapı durumuna bağlı olarak bazı ilave imalatların zorunlu hale geldiğini bildirdi. Açıklamada, tesisin güvenli ve sağlıklı biçimde tamamlanabilmesi için bu ek çalışmaların yapılmasının kaçınılmaz olduğu belirtildi.
Bu teknik gerekliliklerin, mevcut sözleşme kapsamının aşılmasına neden olduğu ve işin tasfiye edilerek yeniden yapılandırılması sonucunu doğurduğu aktarıldı. Belediye, sahada ortaya çıkan koşulların projenin ilerleyişini doğrudan etkilediğini ve gecikmede önemli rol oynadığını kaydetti.
İş Kazası Sonrası Çalışmalar Durdu
Projede zaman kaybına yol açan bir diğer gelişmenin ise 2019 yılında şantiyede meydana gelen iş kazası olduğu açıklandı. Belediyeden yapılan bilgilendirmeye göre, söz konusu iş kazasının ardından adli süreçler yürütüldü ve bu nedenle yaklaşık 1,5 yıl boyunca sahada çalışma yapılamadı.
Açıklamada, bu sürecin de projenin gecikmesinde etkili olduğu belirtilerek, yaşanan aksamaların teknik ve hukuki zorunluluklardan kaynaklandığı bir kez daha vurgulandı.
Projede İlerleme Yüzde 62’ye Ulaştı
İzmir Büyükşehir Belediyesi, tüm bu gelişmelerin ardından projenin yeniden ihale edildiğini ve 2021 yılında sözleşme imzalanarak çalışmaların yeniden başlatıldığını duyurdu. Belediyeye göre çalışmalar kararlılıkla sürdürülüyor ve inşaatta fiziki ilerleme oranı yüzde 62 seviyesine ulaşmış durumda.
Tamamlandığında Halkapınar Yeraltı Araç Depolama Tesisi, 115 metro aracına hizmet verecek kapasiteye sahip olacak. Tesis, tamamen yer altında iki katlı olarak inşa edilecek ve 22 bin metrekarelik kapalı alana sahip olacak. Belediye, projenin İzmir’in raylı sistem geleceği açısından stratejik öneme sahip olduğunu belirtti.
“Farklı Projelerle Kıyaslama Sağlıklı Değil”
Açıklamada, kamuoyunda yapılan bazı kıyaslamaların projenin niteliğini ve teknik zorluklarını göz ardı ettiği ifade edildi. Metro araçları için tamamen yer altında inşa edilen bu yapının yüksek mühendislik gerektirdiği vurgulandı.
İzmir Büyükşehir Belediyesi, Halkapınar Yeraltı Araç Depolama Tesisi’nin farklı ölçek ve yöntemlerle yürütülen başka projelerle karşılaştırılmasının sağlıklı olmayacağını belirtti. Tesisin, İzmir’in raylı sistem altyapısında kritik bir yatırım olduğu ve tüm zorluklara rağmen sürecin planlı şekilde ilerlediği bildirildi.
Belediye: Gecikmeler Kontrolümüz Dışındaki Zorunluluklardan Kaynaklandı
İzmir Büyükşehir Belediyesi, açıklamasının sonunda projedeki gecikmelerin ana nedeninin teknik gereklilikler ve hukuki süreçler olduğunu yineledi. Belediyeye göre, yaşanan gecikmeler idarenin doğrudan kontrolü dışında gelişen durumların doğurduğu zorunluluklardan kaynaklandı.
Halkapınar Yeraltı Araç Depolama Tesisi’nin tamamlanmasıyla birlikte İzmir’in raylı sistem altyapısına önemli bir yatırım kazandırılması hedefleniyor. Projenin, kentte metro araçlarının depolanması ve işletme süreçlerinin daha verimli yürütülmesi açısından önemli bir rol üstlenmesi bekleniyor.