Gazete Kritik Yerel Cemil Tugay’dan Meslek Fabrikası çıkışı: “Bu sadece bina değil, İzmir’in hakkı”

Cemil Tugay’dan Meslek Fabrikası çıkışı: “Bu sadece bina değil, İzmir’in hakkı”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Meslek Fabrikası binasına yönelik el koyma girişimine sert tepki gösterdi. Tugay, sürecin yalnızca bir mülkiyet meselesi olmadığını, hukukun, kamu hakkının ve İzmir’in iradesinin korunması anlamı taşıdığını söyledi.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Cemil Tugay, Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün Meslek Fabrikası binasına yönelik girişimine karşı sabah erken saatlerde Halkapınar’daki binaya giderek açıklama yaptı. Yıllardır binlerce İzmirliye mesleki eğitim veren ve istihdam fırsatı sunan yapının hedef alınmasına tepki gösteren Tugay, burada bulunmasının bir tercih değil, sorumluluk olduğunu ifade etti.

Başkan Tugay, yaşananların basit bir bina tartışması olarak değerlendirilemeyeceğini vurgulayarak, bunun hukukun, kamu hakkının ve İzmir’in iradesinin korunmasıyla doğrudan ilgili olduğunu söyledi. Sorun çözülene kadar buradan ayrılmak istemediğini belirten Tugay, sürecin sonuna kadar takipçisi olacağını dile getirdi.

“Bu yanlış uygulamaya karşı sonuna kadar mücadele edeceğim”

Yaşananlara büyük üzüntü duyduğunu söyleyen Tugay, bu girişimin kabul edilemez olduğunu belirtti. Kendilerine destek veren herkese teşekkür eden Başkan Tugay, iyi niyetli insanların olduğu bir kentte böylesi bir uygulamanın kabul edilemeyeceğini söyledi.

Tugay, İzmir’in hakkını korumanın kendi görevleri olduğunu vurgulayarak, kentin malını başka bir kuruma devretmeye çalışanlara da tepki gösterdi. İzmir’de büyüdüklerini, bu şehrin değerlerini ve insanlarının hassasiyetlerini çok iyi bildiklerini ifade eden Tugay, “İzmir’e bu yapılmaz” diyerek tepkisini net şekilde ortaya koydu.

“Binanın Vakıflarla herhangi bir bağı yok”

Başkan Tugay açıklamasında binanın tarihsel geçmişine de dikkat çekti. Söz konusu yapının 1908 yılında özel kişiler tarafından un fabrikası olarak inşa edildiğini, Vakıflar tarafından yapılmış bir eser olmadığını ve vakıflarla herhangi bir bağının bulunmadığını söyledi.

1926 yılında dönemin Bakanlar Kurulu kararı ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün imzasıyla kamulaştırılan yapının bedeli ödenerek kamu mülkiyetine geçirildiğini hatırlatan Tugay, 1940 yılından itibaren tapuda İzmir Büyükşehir Belediyesi adına tescilli olduğunu belirtti. 2007 yılında tapuya konulan vakıf şerhinin de yaklaşık 1 milyon 300 bin lira ödenerek kaldırıldığını ifade eden Tugay, bugün itibarıyla tapuda Vakıflar lehine herhangi bir hak ya da şerh bulunmadığını söyledi.

Restorasyonun ardından yapının Meslek Fabrikası olarak hizmet vermeyi sürdürdüğünü belirten Tugay, ortada hukuki dayanağı olmadığını düşündükleri, kamu vicdanını yaralayan bir müdahale bulunduğunu ve buna karşı durmaya devam edeceklerini dile getirdi.

“Sürekli engelleniyoruz”

İzmirlilere de seslenen Başkan Tugay, belediyenin hizmet üretmeye çalışırken sürekli çeşitli engellerle karşılaştığını söyledi. Kentin dört bir yanında sorun çözmek ve yurttaşlara destek olmak için çalıştıklarını belirten Tugay, göreve geldiklerinden bu yana belediyenin imkânlarının kısıtlanmaya çalışıldığını savundu.

Bu tür hukuksuzlukların belediyeyi yıprattığını söyleyen Tugay, “Buraya çökün, burayı alın” anlayışını hiçbir şekilde kabul etmediğini belirtti. Burada bulunmasının kişisel bir karar olduğunu, kimseyi özel olarak çağırmadığını dile getiren Tugay, yine de halkın kendi duyarlılığıyla yanında olduğunu ifade etti. Binanın zorla alınmasına karşı elinden geleni yapacağını söyledi.

“İzmir halkının bu hukuksuzluğu görmesi gerekiyor”

Başkan Tugay, İzmir halkının yaşananları doğru değerlendirmesi gerektiğini belirterek, bu tür girişimlerin devam etmesinin önüne ancak kamuoyunun sahip çıkmasıyla geçilebileceğini ifade etti. Belediyenin hakkını savunmanın kendi görevi olduğunu söyleyen Tugay, herkesin kendi sorumluluğunu yeniden düşünmesi gerektiğini dile getirdi.

İzmir’in duyarlı bir şehir olduğunu vurgulayan Tugay, memleketin hiçbir köşesinde haksızlık yapılmaması gerektiğini belirtti. İzmir gibi vatanına ve milletine bağlı insanların yaşadığı bir şehirde böyle bir tabloyla karşılaşmanın kendisini derinden üzdüğünü söyledi.

Meslek Fabrikası binlerce kişiye umut oldu

İzmir Büyükşehir Belediyesi Meslek Fabrikası, kurulduğu günden bu yana 29 merkezde yürütülen faaliyetlerle 5 bin 800 kurs açtı ve 145 bin 77 kursiyere mesleki eğitim verdi. Özellikle Halkapınar Kurs Merkezi, 2016 yılından bu yana 531 kursta 13 bin 149 mezun vererek istihdama önemli katkı sundu.

Meslek Fabrikası bünyesindeki Dijital Gençlik Merkezi’nde de 2025 yılı şubat ayından bu yana 385 genç dijital becerilerle desteklendi. İstihdamı Geliştirme ve Destekleme Birimi aracılığıyla 37 bin 44 kişi açık iş ilanlarına yönlendirilirken, 2 bin 694 yurttaş iş hayatına kazandırıldı. Kurumun 35 alan ve 215 branşta eğitim faaliyetlerini sürdürdüğü, özellikle gençler ve kadınlara yönelik mesleki gelişim ve istihdam odaklı çalışmalar yürüttüğü belirtildi.

Tarihi yapı belediye tarafından restore edilerek kente kazandırıldı

Meslek Fabrikası’nın Halkapınar’daki binası, 1926 yılında Atatürk’ün imzaladığı kararnameyle belediye mülkiyetine geçti. Uzun yıllar un fabrikası ve belediye deposu olarak kullanılan yapı, 2007 yılında üzerindeki vakıf şerhinin bedeli ödenerek kaldırılmasıyla tamamen İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin mülkiyetine geçti.

2015-2017 yılları arasında belediye tarafından yaklaşık 17 milyon liralık bütçeyle restore edilen bina, Meslek Fabrikası adıyla yeniden hizmete açıldı. Böylece atıl durumda kalabilecek tarihi yapı, İzmir halkının eğitim aldığı, üretim yaptığı ve meslek edindiği kamusal bir merkeze dönüştürüldü.

Hukuki süreçte dikkat çeken gelişmeler

2025 yılının ekim ayında Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün belediyeye herhangi bir tebligat yapmadan Tapu Müdürlüğü üzerinden binayı kendi üzerine tescil ettirdiği belirtildi. Bu işlemin Vakıflar Yasası’nın 30. maddesine dayandırıldığı ifade edildi.

Belediyenin bu durumu ocak ve şubat aylarında öğrenmesinin ardından hukuki sürecin başlatıldığı, tapu iptal davası açıldığı aktarıldı. 25 Şubat’ta yapılan resmi açıklamayla Meslek Fabrikası, Egemenlik Evi ve bir gasilhane binasının belediyeden habersiz şekilde Vakıflara devredildiği kamuoyuna duyuruldu.

Mart ayının başında İzmir 11. Asliye Hukuk Mahkemesi mülkiyet ihtilafı nedeniyle bina hakkında ihtiyati tedbir kararı verdi. Ancak 10 Mart’ta Vakıflar Genel Müdürlüğü’nün itirazı üzerine bu karar kaldırıldı. Böylece tahliye sürecinin önü açıldı. 18 Mart’ta ise Vakıflar Bölge Müdürlüğü tarafından belediyeye binanın boşaltılması için tebligat gönderildi.

1908’den bugüne uzanan yapı, İzmir’in hafızasında özel bir yer tutuyor

Cumhuriyetin ilk yıllarına kadar Tuzakoğlu Fabrikası olarak anılan bina, 1908 yılında Osmanlı vatandaşı Yuan Tuzakoğlu ve Vasil İstefanidi’nin girişimleriyle un fabrikası olarak inşa edildi. 1914 yılına gelindiğinde yalnızca un sektöründe değil, İzmir’in tüm sektörleri içinde en büyük işletmelerden biri haline geldi.

İzmir’e ilk giren Türk süvari müfrezesinin Halkapınar’daki Tuzakoğlu Fabrikası önünde yoğun ateşle karşılandığı, fabrikadan açılan ateş sonucu dört Türk erinin şehit düştüğü aktarıldı. Binanın hemen yanında yer alan ve üzerinde “Vatan ve Namus” yazan Dokuz Eylül Şehitler Abidesi de bu tarihi hafızanın önemli parçaları arasında bulunuyor.

1922’den sonra İzmir Belediyesi’ne geçen bina, bir dönem ekmek fabrikası olarak işletildi, ardından farklı alanlarda hizmet vererek günümüze kadar ulaştı. Bugün ise yalnızca bir taşınmaz değil, İzmir halkının ortak emeğini ve kamusal yararını temsil eden önemli bir yapı olarak görülüyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *