İstanbul başta olmak üzere Marmara Bölgesi'nde etkili olan şiddetli sağanak yağışlar ve sel baskınları, çok sayıda vatandaşın günlük yaşamını olumsuz etkiledi. Evleri ve iş yerleri su altında kalan vatandaşlar zararlarını gidermeye çalışırken, afet dönemlerinde ortaya çıkabilen dolandırıcılık yöntemleri de yeniden gündeme geldi.
Özellikle sel mağdurlarına yardım yapılacağı vaadiyle gönderilebilecek sahte mesajlar, gerçeği yansıtmayan bağış kampanyaları ve kamu kurumlarının adını kullanan internet siteleri önemli riskler arasında bulunuyor.
Ancak 15 Ekim itibarıyla İstanbul'daki son sel felaketiyle doğrudan bağlantılı, resmî makamlarca doğrulanmış belirli bir dolandırıcılık operasyonu veya mağdur sayısına ilişkin bilgiye ulaşılamadı.
Sel mağdurlarına yardım bahanesiyle dolandırıcılık riski
İstanbul'da yaşanan sel felaketinin ardından afetten zarar gören vatandaşlara yönelik yardım çalışmaları başlatıldı.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, 15 Ekim'de yaptığı açıklamada, selden etkilenen ihtiyaç sahibi ailelere acil afet yardımı kapsamında kaynak aktarılacağını duyurdu.
Bakan Göktaş, zarar gören hanelerde ihtiyaç tespit çalışmalarının başladığını ve psikososyal destek ekiplerinin sahada görev yaptığını bildirdi.
Yardım çalışmalarının gündeme gelmesiyle birlikte vatandaşların resmî olmayan başvuru bağlantılarına karşı dikkatli olması önem taşıyor.
Dolandırıcılar, benzer durumlarda kamu kurumlarının isimlerini ve logolarını taklit ederek vatandaşların kişisel bilgilerine veya banka hesaplarına ulaşmayı hedefleyebiliyor.
Sahte SMS ve internet bağlantılarına dikkat
Emniyet Genel Müdürlüğü, daha önce yaptığı siber dolandırıcılık uyarısında, suçluların kamu kurumları ve bankalara ait internet sitelerinin sahtelerini oluşturarak vatandaşları hedef aldığını açıklamıştı.
Oltalama olarak bilinen bu yöntemde, kişilere gönderilen bağlantılar aracılığıyla kimlik bilgileri, banka şifreleri ve kredi kartı bilgileri ele geçirilmeye çalışılıyor.
Sel felaketi sonrasında yardım başvurusu yapacak vatandaşların da bu tür girişimlere karşı tedbirli olması gerekiyor.
Özellikle yardım ödemesi almak için işlem ücreti, kapora veya banka şifresi talep eden kişi ve hesaplara güvenilmemeli.
Bağış yapmak isteyen vatandaşlar da hedef alınabilir
Afet dönemlerinde yalnızca yardım bekleyen kişiler değil, afetzedelere destek olmak isteyen vatandaşlar da dolandırıcılık riskiyle karşılaşabiliyor.
Sosyal medya üzerinden açılan sahte bağış kampanyaları, doğrulanmamış banka hesapları ve kamu yararına çalışan kuruluşların isimlerini taklit eden internet sayfaları bu yöntemler arasında yer alıyor.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı da geçmişte yayımladığı dolandırıcılık bilgilendirmelerinde, doğrulanmamış IBAN numaralarına para gönderilmemesi ve ödeme yapılmadan önce hesap bilgilerinin kontrol edilmesi gerektiğini vurgulamıştı.
Sel görüntüleri üzerinden yanlış bilgiler yayılıyor
İstanbul'da yaşanan sel felaketinin ardından sosyal medyada paylaşılan bazı görüntülerin gerçeği yansıtmadığı da ortaya çıktı.
Doğrulama platformu Teyit, 15 Ekim'de yayımladığı incelemelerde, İstanbul'daki selden etkilendiği iddia edilen bir eve ait görüntünün yapay zekâyla oluşturulduğunu belirledi.
Bir başka videonun ise İstanbul'da değil, Belçika'da yaşanan eski bir olaya ait olduğu tespit edildi.
Bu durum, afet dönemlerinde sosyal medyada yayılan içeriklerin doğrulanmasının önemini bir kez daha gösterdi.
Dolandırıcılardan korunmak için nelere dikkat edilmeli?
Vatandaşların afet yardımları ve bağış işlemlerinde şu önlemleri alması öneriliyor:
Yardım başvurularını yalnızca doğrulanmış resmî kanallardan yapmak.
SMS ve sosyal medya mesajlarıyla gönderilen şüpheli bağlantılara tıklamamak.
Banka şifresi, kart bilgisi ve SMS doğrulama kodunu kimseyle paylaşmamak.
Bağış yapılacak kuruluşun hesap bilgilerini doğrudan resmî internet sitesinden kontrol etmek.
Yardım ödemesi için önceden para yatırılması istendiğinde işlem yapmamak.
Şüpheli dolandırıcılık girişimlerini polis veya jandarmaya bildirmek.
Resmî yardım başvuruları nereden takip edilmeli?
Selden etkilenen vatandaşların destek ve yardım süreçlerini AFAD, valilikler, kaymakamlıklar ve Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının resmî duyurularından takip etmesi gerekiyor.
İstanbul'da sosyal yardım hizmetleri, ilgili kaymakamlıklara bağlı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakıfları aracılığıyla da yürütülüyor.
Vatandaşların herhangi bir başvuru yapmadan önce duyurunun gerçekliğini kontrol etmesi, hem maddi kayıpların hem de kişisel verilerin ele geçirilmesinin önüne geçilmesi açısından önem taşıyor.