Parti Meclisi Üyesi Ali Öztunç ve CHP Sağlık Komisyonu Üyesi Milletvekilleri, Elbistan'da yaşanan sağlık skandalını detaylandıran bir rapor hazırladılar. Bu rapor, son dönemdeki salgının sebeplerini inceleyerek, yetkililerin dikkatsizliklerini kamuoyuna sunuyor. Aynı zamanda, böyle bir durumun tekrar yaşanmaması adına alınması gereken önlemler üzerinde duruyor.
Elbistan'da Yaşanan Sağlık Skandalı
Elbistan ilçesinde meydana gelen bu olay, AKP hükümetinin halk sağlığı konusundaki zaaflarını ortaya koyan ilk skandal değil. Rapor, geçmişte Gaziantep ve Malatya'da yaşanan benzer sağlık sorunlarını da hatırlatarak, Elbistan olayının sistematik bir problemin parçası olduğunu vurguladı. Merkez nüfusu 100 bin olan ilçede, içme suyundan zehirlenme teşhisi ile hastanelik olanların sayısının neredeyse nüfusun yarısından fazlasına ulaştığı ifade ediliyor. Bu durum, yalnızca Elbistan'da yaşanan bir sorun değil, aynı zamanda geniş bir alanı kapsayan bir halk sağlığı krizinin göstergesi olarak değerlendiriliyor.
Yetkililerin Cevapsız Kalması
Elbistan'daki krizin ardından, CHP heyeti önemli sağlık yöneticileri ve yerel idarecilerle temas kurarak bölgedeki su kaynaklarını inceledi. Ancak, raporda, yetkili mercilerin “sorun bizden kaynaklanmıyor” diyerek sorumluluktan kaçındığı belirtilmektedir. Durumun aciliyeti göz önüne alındığında, hiçbir somut çözüm önerisinin hayata geçirilmemiş olması, eleştirilen bir diğer nokta olarak dikkat çekiyor. Halka su ikmali ve sağlık hizmetleri konusunda gereken önlemlerin ne denli eksik olduğu bir kez daha gözler önüne seriliyor.
Aşırı Klorlama Tepkisi
Rapor, su kirliliğinin temel sebebinin içme suyu dağıtımında olduğunu ortaya koyarken, suyun ana kaynaklarından alınan verilerde kirliliğin varlığı tespit edilmiştir. İçme suyunda normalde olması gereken 0,5 ppm klor oranının, yaşanan olağanüstü durumu gizlemek adına 0,9 - 1 ppm seviyelerine çıkarıldığı belirtiliyor. Bu yüksek klorlama uygulaması, sağlıklı içme suyu standartlarını hiçe sayarak, halkın sağlığını tehdit eder nitelikte bir çalışmadır ve bu durumun kamuoyunda gerekli tepkiyi yaratmaması oldukça kaygı verici bir durumdur.
Salgından Etkilenenlerin Sayısı Şaşırttı
Elbistan Devlet Hastanesi ve Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi'ne başvuruların hızla arttığı bildiriliyor. Rapor, yalnızca resmi hastanelere yapılan başvuruların 3 günde 26.000'e ulaştığını ve etkilenenlerin sayısının toplamda 50.000'in üstünde olduğunu kaydediyor. Sağlık Bakanlığı'nın belirlediği 21 gaita numunesinde norovirüs saptanırken, farklı noktalardan alınan su örneklerinde yüksek miktarda E.Coli bakterisi tespit edildiğine dikkat çekiliyor. Norovirüsün yaygın bir hastalık etkeni olduğu ve bu tür vakaların kolera gibi daha ciddi sonuçlar doğurabilecek sağlık sorunlarına yol açabileceği vurgulanıyor.
Kırık Kalkanla Kirlenen Sular
Kahramanmaraş Büyükşehir Belediye Başkanı'nın "Nehir suyu zaten kirli" açıklaması, sağlık sorunlarının beklenmedik bir şekilde oluşmadığını ortaya koyuyor. Dünya Bankası tarafından finansmanı sağlanan içme suyu projesinin detaylarının şeffaf bir şekilde kamuoyuyla paylaşılması gerektiği raporda belirtiliyor. Ayrıca, yakın geçmişte yaşanan bir patlama sonrası keson kuyularında bulunan klorun, sağlık sorunlarına etkisi detaylandırılmalı ve bu durum üzerine idari bir soruşturma açılması gerektiği ifade ediliyor.
Devletin Temel Görevi: Halk Sağlığı
Yaşanan bu ciddi sorunun temel insan hakkı ihlali olduğu ve devletin sağlığı korumakla olan yükümlülüğünü hatırlatıyor. Rapor, su kaynaklarının çevresinde kirli su kaynaklarının ve atık su yataklarının bulunmasının yasalarla düzenlenen bir yönetimi gerektirdiğini ifade ediyor. Yetkililerin durumu ciddiye alarak, kalıcı çözümler üretilmediği takdirde bu tür sağlık sorunlarının devam edeceği uyarısında bulunuluyor.
Önceki Salgınlar ve Alınmayan Önlemler
Hatta, raporda 3 ay önce de su şebekesindeki klor zehirlenmelerine dair bir sorun tespit edilmiş olmasına rağmen hiç önlem alınmadığına dikkat çekiliyor. Su kaynaklarının nehir kenarındaki kirletici faktörler nedeniyle tehlikede olduğu ve bu durumun sağlık açısından ciddi riskler taşıdığı vurgulanıyor. Bu tür sağlık krizlerinin daha geniş etkiler yaratmaması için halk sağlığına yönelik önlemlerin zaman kaybetmeden hayata geçirilmesi gerekmektedir.
Heyetin Çözüm Önerileri
CHP heyeti, yaşanan bu krizden ders çıkarılması için bir dizi öneri sunmaktadır. Salgının kontrol altına alınması, temizlik standartlarının sağlanması, su kaynaklarının korunması gibi kritik konular üzerinde durulmaktadır. Ayrıca, temiz içme suyuna erişimin artırılması, sağlık denetimlerinin düzenli olarak yapılması ve su kalitesinin şeffaf bir biçimde paylaşılması gerektiği vurgulanıyor. İlgili kurumların acil önlemler alması gerektiği, halk sağlıkları üzerindeki kritik soru işaretlerini gidermesi adına sağlıklı iş birlikleri yürütmeleri gerektiği de ifade edilmektedir.