Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, partisinin Antalya’daki halk buluşmasında yaptığı konuşmada, hem Türkiye’nin iç sorunlarına hem de bölgesel gelişmelere ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Genel başkan yardımcılarının da eşlik ettiği programda Ağıralioğlu, partisinin yalnızca siyasi rekabet için değil, Türkiye’ye yeni bir yön ve plan sunmak amacıyla kurulduğunu söyledi. Antalya’nın üretim, ihracat, turizm ve tarım gücüne vurgu yapan Ağıralioğlu, böylesine büyük bir potansiyele sahip bir şehrin doğru yönetildiğinde Türkiye’ye örnek olabilecek kapasitede olduğunu ifade etti.
Konuşmasında siyasette dilin, nezaketin ve ilkenin kaybedildiğini savunan Ağıralioğlu, partilerinin bu tabloya karşı farklı bir çizgi oluşturmak için yola çıktığını anlattı. Siyasetin her yolu mubah gören bir anlayışa sürüklendiğini dile getiren Ağıralioğlu, partilerinin doğruluk, nezaket ve ilke temelinde siyaset yapma iddiası taşıdığını belirtti. Türkiye’nin yalnızca parti çekişmelerine sıkışamayacak kadar büyük bir ülke olduğunu söyleyen Ağıralioğlu, devletin liyakatle, adaletle ve planlı bir anlayışla yönetilmesi gerektiğini vurguladı.
“Kararsız seçmenin kararı Anahtar Parti olacak” dedi
Yavuz Ağıralioğlu, konuşmasının önemli bir bölümünde Türkiye’de artan kararsız seçmen kitlesine değindi. Kararsızlığın sebebinin muhalefet değil, mevcut yönetim anlayışı olduğunu savunan Ağıralioğlu, halkın yaşadığı ekonomik sıkıntılar, adalet duygusundaki zedelenme ve üretimde yaşanan sorunlar nedeniyle bu noktaya geldiğini söyledi. Gençlerin işsizlik, emeklilerin geçim sıkıntısı ve dar gelirlinin yüksek enflasyon karşısında ezilmesi nedeniyle seçmenin mevcut tabloya güven duymadığını ifade etti.
Ağıralioğlu, gençlerin hayal kuramadığı, emeklilerin birkaç gün içinde maaşını tüketmek zorunda kaldığı, üreticinin ise ürettiğini yerine koyamadığı bir düzenin kararsızlığı büyüttüğünü savundu. Anahtar Parti’nin tam da bu nedenle, kararsız hale getirilen vatandaşların yeni adresi olacağını belirten Ağıralioğlu, partisinin ekonomik ve toplumsal sorunlara çözüm üretme iddiasıyla hareket ettiğini dile getirdi.
Partili cumhurbaşkanlığı, kamuda yapı ve adalet sistemi için dikkat çeken vaatler
Konuşmasında devlet yapısına ilişkin vaatlerini de anlatan Ağıralioğlu, partili cumhurbaşkanlığı sistemini değiştireceklerini söyledi. Bakanların Meclis’e karşı daha sorumlu hale getirilmesi gerektiğini belirten Ağıralioğlu, bakan yardımcılıklarının kaldırılacağını, müsteşarlık kurumunun yeniden getirileceğini ve Devlet Planlama Teşkilatı’nın yeniden kurulacağını ifade etti. Türkiye İstatistik Kurumu’nun güvenilir bir yapıya kavuşturulacağını savunan Ağıralioğlu, devlet kurumlarının siyasi gölgelerden arındırılması gerektiğini vurguladı.
Adalet sistemine ilişkin de mesajlar veren Ağıralioğlu, Anayasa Mahkemesi, HSK ve yargı mekanizmasının daha bağımsız hale getirilmesi gerektiğini söyledi. Mülakat uygulamasını kaldıracaklarını, kamuda fırsat eşitliğini güçlendireceklerini belirten Ağıralioğlu, “adaletin sarayı değil kapısı açık olmalı” anlayışıyla hareket edeceklerini ifade etti. Çiftçinin girdi maliyetlerinden kooperatifleşmeye, eğitim kalitesinden kamu ihalelerine kadar pek çok başlıkta yeni bir düzen sözü verdi.
“Kamuda lale dönemi, yönetimde sülale dönemi var” çıkışı
Ağıralioğlu’nun konuşmasında en dikkat çeken ifadelerden biri de kamudaki işleyişe ilişkin eleştirileri oldu. “Kamuda lale dönemi, yönetimde sülale dönemi var” diyen Ağıralioğlu, bu anlayışa kanun ve kurallarla son vereceklerini söyledi. Vatandaşın en basit işini çözebilmek için tanıdık aramak zorunda bırakıldığını savunan Ağıralioğlu, herkesin yalnızca kimlik kartıyla devlete ulaşıp derdini anlatabildiği bir düzen kurma sözü verdi.
Engelliler, madde bağımlılığıyla mücadele eden aileler ve cezaevi sistemine ilişkin de mesajlar veren Ağıralioğlu, rehabilitasyon merkezlerinden sosyal destek sistemlerine kadar pek çok başlıkta yeni adımlar atacaklarını söyledi. Eğitime ayrı bir vurgu yapan Anahtar Parti lideri, çocukların yeterli beslenemediği için gelişim kaybı yaşadığını öne sürerek okullarda yemek desteği sağlanacağını, uygun maliyetli kreşlerin açılacağını ve devlet okullarında kalite standardının yükseltileceğini ifade etti.
Netanyahu’ya sert tepki: “Devletimize parmak sallandı mı beraberiz”
Konuşmanın en sert başlıklarından biri ise İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya yönelik sözler oldu. Ağıralioğlu, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne, Cumhurbaşkanlığı makamına ve Türk milletine yönelik dışarıdan gelen hakaret içeren sözleri kabul etmeyeceklerini belirtti. Cumhurbaşkanı ile siyasi rekabet içinde olabileceklerini söyleyen Ağıralioğlu, dışarıdan devlete parmak sallandığında ise bir ve beraber olduklarını vurguladı.
Cumhurbaşkanlığı makamının devletin en üst makamı olduğunu belirten Ağıralioğlu, başkomutanlık söz konusu olduğunda bunun Türk devlet geleneği açısından ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Netanyahu’ya doğrudan seslenen Ağıralioğlu, Türk milletinin devlet söz konusu olduğunda nasıl bir duruş sergilediğinin bilinmesi gerektiğini söyledi. Bu çıkış, Antalya buluşmasının en çok öne çıkan mesajlarından biri oldu.
“Anahtar Parti herkesin partisi” mesajı verdi
Ağıralioğlu, konuşmasının sonunda Anahtar Parti’yi yalnızca belli bir seçmen grubunun değil, Türkiye’nin tamamının partisi olarak tanımladı. AK Parti, MHP ve CHP seçmenine de çağrıda bulunan Ağıralioğlu, farklı siyasi geçmişlerden gelen herkesi ortak bir gelecek hedefinde buluşmaya davet etti. Alevi, Sünni, Kürt, Türkmen, Boşnak, Arnavut ayrımı yapılmaksızın, ay yıldızlı bayrağa bağlı olan herkesin bu ülkenin en üst makamlarına gelebileceğini söyleyen Ağıralioğlu, cumhuriyetin korunacağını ve devletin yeniden güçlü bir yapıya kavuşturulacağını ifade etti.
Antalya’daki halk buluşmasında verdiği mesajlarla gündeme gelen Ağıralioğlu, hem muhalefet çizgisini hem de devlet merkezli siyasi yaklaşımını aynı konuşmada ortaya koydu. Özellikle dış müdahalelere karşı birlik vurgusu, kamuda liyakat çıkışı ve sistem değişikliği vaatleri, konuşmasının öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.