Gazete Kritik Siyaset Yavuz Ağıralioğlu: “Biz oy hesabı için değil, millete ne sağlayabiliriz diye buradayız”

Yavuz Ağıralioğlu: “Biz oy hesabı için değil, millete ne sağlayabiliriz diye buradayız”

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara’da düzenlenen basın toplantısı ve partiye katılım töreninde hem iç siyasete hem dış politikaya ilişkin dikkat çeken açıklamalarda bulundu. Mehmet Tolga Akalın’ın partiye katılımını duyuran Ağıralioğlu, Türkiye’nin daha güçlü bir siyaset ve daha güçlü bir devlet yönetimiyle yol alması gerektiğini vurguladı.

Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Ankara’da gerçekleştirilen basın toplantısı ve partiye katılım töreninde kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. Toplantının en dikkat çeken başlıklarından biri, Mehmet Tolga Akalın’ın Anahtar Parti’ye katılması oldu. Ağıralioğlu, Akalın için geçmişte birlikte mücadele ettiklerini, bugün aynı çizgide buluştuklarını ve yarın da birlikte yürüyeceklerini söyledi. Bu birlikteliği yalnızca siyasi bir tercih olarak değil, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’ne bağlılık ve Türk milletine duyulan sevda temelinde kurduklarını dile getirdi.

Ağıralioğlu, Anahtar Parti’de bir araya geliş amaçlarının oy oranı hesabı yapmak olmadığını vurguladı. Partinin temel yaklaşımının, millete ne sağlanabileceği sorusu etrafında şekillendiğini belirten Ağıralioğlu, güçlü yarınlar için umut büyütmek ve gelecek nesillere daha iyi bir ülke bırakmak amacıyla yola çıktıklarını ifade etti. Mehmet Tolga Akalın’ın da bu mücadele hattına dahil olmasını, ortak bir memleket sorumluluğunun devamı olarak değerlendirdi.

İran savaşı, bölgesel gerilim ve Türkiye’nin rolü

Konuşmasında dış politika başlığına da geniş yer ayıran Ağıralioğlu, İran’da yaşanan savaşta Türkiye’nin çatışmanın dışında kalabilmesinin önemli olduğunu söyledi. Bölgede sıcak savaşın ve kuralsızlığın huzursuzluğu artırdığı bir dönemde Türkiye’nin çatışma alanının dışında tutulmasını kıymetli bulduğunu dile getirdi. Ancak bunun yeterli olmadığını belirten Ağıralioğlu, Türkiye’nin sadece gelişmeleri izleyen değil, bozulan dünya dengesine yeni bir denge önerebilen oyun kurucu bir ülke olması gerektiğini savundu.

Ağıralioğlu’na göre İstanbul, dünyadaki bozulan dengeye yeni tekliflerin sunulduğu bir merkez haline gelebilir. Türkiye’nin yalnızca savaşın uzağında kalmaya çalışan bir ülke değil, aynı zamanda büyük vicdanın sözcüsü ve öncüsü olabilecek bir konuma yükselmesi gerektiğini söyledi. Farklı ülkelerden verdiği örneklerle, kuralsızlığa karşı daha güçlü seslerin yükseldiğini ifade eden Ağıralioğlu, Türkiye’nin de bu iradeyi daha gür biçimde ortaya koyabilmesi gerektiğini dile getirdi.

İktidara eleştiri: “Devlet şahıslara bağlı hale gelmemeli”

Ağıralioğlu, iç siyasete dair açıklamalarında da dikkat çeken eleştiriler yöneltti. “Biz olmazsak ne olacaksınız?” anlayışının kötü yönetim anlamına geldiğini söyleyen Ağıralioğlu, bir devletin belirli şahıslara bağımlı hale getirilmesinin devlet kapasitesine güvensizlik anlamı taşıdığını savundu. Kim gelirse gelsin, kim giderse gitsin Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin ayakta kalacak bir devlet kapasitesine sahip olduğunu belirtti. Devleti ayakta tutanın şahıslar değil, kurumlar, akıl ve devlet etme kabiliyeti olduğunu vurguladı.

Bu çerçevede Türkiye’nin daha güçlü hale gelmesi gerektiğini ifade eden Ağıralioğlu, “Savaş bizi teğet geçti, kriz bizi teğet geçti” anlayışının yeterli olmadığını söyledi. Krizlere rağmen güçlü kalabilecek bir yönetim maharetine ihtiyaç olduğunu belirtti. NATO’nun güney kanadında yükümlülüklerini yerine getiren bir ülke olunmasına rağmen Türkiye’nin Amerika Birleşik Devletleri’nin tutumları nedeniyle zora sokulduğunu, F-35 teslimatları ve modernizasyon anlaşmalarında sorun yaşandığını dile getirdi. Ayrıca Türkiye’nin güvenlik endişelerini büyüten gelişmelerin de gözlerinin önünde yaşandığını söyledi.

Bursa Belediyesi, millet iradesi ve erken seçim mesajı

Ağıralioğlu, CHP’nin Bursa Belediyesi’nde yaşadığı sürece de değinerek ilkesel duruşlarını anlattı. Sandıkta milletin verdiği iradeye saygı duyulması gerektiğini belirten Ağıralioğlu, sandıkta alınamayan bir sonucun belediye encümenleri üzerinden elde edilmeye çalışılmasını millet iradesine saygısızlık olarak değerlendirdi. Bu tutumun, memleketi birleştirmek yerine bölmeye hizmet edeceğini savundu. Aynı zamanda yargı süreçlerinden doğan avantajın siyasi kazanca dönüştürülmesinin doğru olmadığını ifade etti.

Erken seçim tartışmaları hakkında da konuşan Ağıralioğlu, seçimlerin mecrasında ve zamanında yapılması gerektiğini söyledi. Mecrasından çıkarılmış bir siyasetin yeniden olağan akışına dönmesi gerektiğini vurgularken, Anahtar Parti’nin hedefinin yerli yerine oturmuş bir siyaset düzeni olduğunu belirtti. Partisinin yalnızca sayısal olarak değil, siyasal olarak da büyüdüğünü söyleyen Ağıralioğlu, kararsız seçmenlerin kararlı alternatifi haline geldiklerini savundu. Adaletsizlik, israf ve öngörülemezlik nedeniyle büyüyen kararsızlığın çözümünü üretmeye talip olduklarını ifade etti.

Tolga Akalın’dan “Türk siyasetine hediye” değerlendirmesi

Partiye katılan Mehmet Tolga Akalın da törende yaptığı konuşmada, Anadolu’dan yeni bir ses yükseldiğini söyledi. Uzun yıllardır birlikte mücadele ettiklerini belirten Akalın, Yavuz Ağıralioğlu’nun parti totemciliği yapmamasını 21. yüzyılda Türk siyasetine verilmiş bir hediye olarak tanımladı. Türk siyasetinin yeni bir dönemle tanışacağını ifade eden Akalın, bu gelecekte birlikte omuz omuza mücadele edecek olmaktan iftihar duyduğunu dile getirdi. Konuşmaların ardından Anahtar Parti Genel Başkanı Yavuz Ağıralioğlu, Mehmet Tolga Akalın’a parti rozetini takdim etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *