ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen müzakerelere ilişkin dikkat çeken bir açıklamada bulundu. Basında, tarafların anlaşmaya yaklaştığına yönelik haberlerin yer almasının ardından Trump, ABD’li müzakerecilere “anlaşma için acele etmemeleri” gerektiğini söylediğini ifade etti.
Trump’ın bu açıklaması, bir anlaşmanın “büyük ölçüde müzakere edildiğini” belirtmesinden kısa süre sonra geldi. Bu ifade, kamuoyunda ve medyada resmi bir duyurunun yakın olabileceği yönünde beklenti oluşturdu. Ancak Trump, sosyal medya platformu Truth Social üzerinden yaptığı paylaşımda görüşmelerin sürdüğünü, sürecin dikkatli ve kontrollü ilerlemesi gerektiğini vurguladı.
ABD Başkanı, müzakerelerin “düzenli ve yapıcı” şekilde devam ettiğini belirterek İran ile temasların daha profesyonel ve üretken bir noktaya geldiğini söyledi. Trump’a göre iki tarafın da aceleci davranmadan doğru adımı atması gerekiyor.
Olası anlaşmada hangi başlıklar var?
Basına yansıyan bilgilere göre İran ile ABD arasında gündeme gelen olası anlaşma, bölgesel ve küresel piyasalar açısından kritik başlıklar içeriyor. Anlaşmanın sağlanması halinde savaşın sona ermesi, Hürmüz Boğazı’nın yeniden deniz trafiğine açılması ve İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stokundan vazgeçmesi bekleniyor.
Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması, özellikle enerji piyasaları açısından önem taşıyor. ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’ı bombalamasının ardından Tahran’ın kritik su yolunu fiilen kapatması, küresel enerji krizini derinleştiren gelişmelerden biri olmuştu. Bu süreçte petrol, gaz ve ilgili ürünlerin fiyatlarında hızlı yükselişler yaşandı.
Uzmanlara göre boğaz yeniden açılsa bile deniz taşımacılığı ve fiyatların normal seyrine dönmesi kısa sürede gerçekleşmeyebilir. Toparlanmanın birkaç hafta, hatta aylar alabileceği değerlendiriliyor.
Abluka anlaşma imzalanana kadar sürecek
Washington’un bir aydan uzun süredir İran limanlarını abluka altında tuttuğu belirtiliyor. Trump, bu ablukaya ilişkin yaptığı değerlendirmede, anlaşma sağlanana, onaylanana ve imzalanana kadar uygulamanın tam olarak yürürlükte kalacağını söyledi.
Bu açıklama, ABD’nin müzakere sürecinde baskı unsurlarını koruyacağını gösteren önemli bir mesaj olarak yorumlandı. Trump, bir yandan görüşmelerin yapıcı ilerlediğini belirtirken, diğer yandan anlaşmanın resmileşmesine kadar mevcut yaptırım ve baskı mekanizmalarının devam edeceğini ortaya koydu.
Trump’ın İran’a karşı daha sert bir tutum izlenmesini isteyen bazı Cumhuriyetçi isimlerin eleştirilerine de karşı çıktığı aktarıldı. Son haftalarda iki tarafın anlaşmaya yakın görünmesi, Washington’daki siyasi tartışmaları da beraberinde getirdi.
İran’ın uranyum stoku anlaşmanın merkezinde
Olası anlaşmanın en kritik başlıklarından biri İran’ın yüksek düzeyde zenginleştirilmiş uranyum stoku olarak öne çıkıyor. Basında yer alan haberlere göre Tahran, anlaşma kapsamında bu stoktan vazgeçmeyi kabul edebilir.
Söz konusu stokun bir bölümünün seyreltilmesi, kalan kısmının ise üçüncü bir ülkeye transfer edilmesi bekleniyor. Bazı haberlerde Rusya’nın bu stoku teslim almayı teklif ettiği ileri sürüldü.
Bir ABD’li yetkili, 60 günlük ateşkes süresini doğrularken, İran’ın uranyum stokundan vazgeçmemesi durumunda yaptırımların kaldırılmayacağını belirtti. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı’na göre İran, yüzde 60 saflığa kadar zenginleştirilmiş 440,9 kilogram uranyuma sahip. Bu oran, silah sınıfı kabul edilen yüzde 90 seviyesine teknik olarak oldukça yakın görülüyor.
İran’dan temkinli mesajlar
Olası anlaşmaya ilişkin birçok detay gündeme gelmesine rağmen İran, Trump’ın temel taleplerinden biri olan uranyumdan vazgeçme konusunda kamuoyu önünde henüz açık bir taahhüt vermedi. Tahran yönetimi, nükleer programının barışçıl olduğunu savunmayı sürdürüyor.
İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, devlet televizyonuna yaptığı açıklamada dünyaya nükleer silah peşinde olmadıklarına dair güvence vermeye hazır olduklarını söyledi. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Baghaei ise İran ve ABD’nin pozisyonları arasındaki farklılıkların azaldığını belirtti.
Buna karşın Tahran’ın müzakerelere temkinli yaklaştığı ifade ediliyor. İran tarafı, nükleer müzakereler sırasında geçen yıl iki kez saldırıya uğradıklarını hatırlatarak sürece dikkatli yaklaşıyor.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının üzerinden 12 hafta geçerken, taraflar zaman zaman karşılıklı ateş açsa da 7 Nisan’dan bu yana yürürlükte olan ateşkesin büyük ölçüde korunduğu belirtiliyor.