Türkiye Komünist Partisi (TKP) Genel Sekreteri Kemal Okuyan, ABD'nin Venezuela'ya saldırısına ilişkin, "Trump ve yönetiminin ortalıkta savaş kahramanları gibi dolaşması rezillik. Ayrıca söyleyelim, bunun hesabı da sorulur" dedi. Okuyan, Maduro için hazırlanan iddianamenin "çürük" olduğunu belirterek, ABD'nin de sürecin sonunda "sağlam" bir tokat yiyeceğini savundu.
TKP Genel Sekreteri Kemal Okuyan soL TV'de yayınlanan Komünist Bakış programında ABD'nin Venezuela'ya saldırısına ilişkin açıklamalarda bulundu.
"Hiç çatışma olmadı" sözlerinin doğru olmadığını belirten Okuyan, "Baskın yapılan askeri kışlanın kapıları belli ki içeriden açılmış" diye konuştu. Bu anlamda ortada bir "kahramanlık" ya da "başarı" bulunmadığını vurgulayan Okuyan, "Trump ve yönetiminin ortalıkta savaş kahramanları gibi dolaşması rezillik. Ayrıca söyleyelim, bunun hesabı da sorulur" diye konuştu.
Bu sürecin Latin Amerika'daki devrimci halk hareketlerini yeniden uyandıracağını ve güçlü kılacağını ileri süren Okuyan, "Buna Venezuela da dahil. İşbirlikçisi olabilir ama devrimcisi de çok güçlü. Yoksul halk hareketinin durumu ABD'nin getirdiğinden farklı bir yana çevirmesi olasıdır. Kolombiya örneği gibi bazı yerleri radikalleştiriyorlar. Ayrıca bu durum ABD içini de karıştırabilir. Hiçbir kurala bağlı olmama hali içeride de sürüyor. Dolayısıyla yeni ve zor bir dönem açılıyor. Keskin kavgaların yaşanacağı bir döneme giriyoruz" diye konuştu.
"TKP'nin Maduro'yu eleştirmesine rağmen neden karşı çıktığı" sorusunu Okuyan, "Biz İran'a dönük müdahaleye de karşı çıkıyoruz. Filistin mücadelesine, öncü gücü ideolojik olarak hiç benimsemediğimiz bir hareket olsa da sahip çıktık. Maduro ise farklı bir konu. Venezuela'da devrim süreci başladı ve yarı yolda durunca geriye gitmeye başladı. Yarı yolda durmasının bir dizi nedeni olabilir, ayrıca tartışılır. Şimdiyse doğrudan müdahale var. Bir devlet başkanı kaçırıldı, esir alındı. Bu haydutluk üzerine ABD'nin operasyonunu mazur gösterecek bir şey çıkabilir mi ağzımızdan? Soru işaretleri ve eleştirilerimiz vardı ama şu anki işimiz ABD saldırganlığının püskürtülmesidir. Daha dayanıklı bir halk hareketinin çıkması işi Venezuelalıların işidir" diye yanıtladı.
Venezuela’da halkı çok keskin bir mücadelenin beklediğini söyleyen Okuyan, bazı politikacıların Amerika'ya bağlılık da gösterebileceğini ancak işlerin kolay olmadığını dile getirdi.
ABD karşıtı protestoların öncülüğünde yoksul halkın olduğunu söyleyen Okuyan, Chavez öncesi dönemde yoksulların durumunun daha kötü olduğunu hatırlatarak "Bu bir ülkede mandacı fikirlerin kökleşmesine mazeret olamaz" diye konuştu. TKP'nin, dayanışma içerisinde olduğu Venezuela Komünist Partisi ile irtibat halinde olduğunu belirten Kemal Okuyan, ülkede henüz bir ABD yönetimi olmadığını söyledi.
Maduro için hazırlanan iddianamenin çürüklüğüne dikkati çeken Okuyan, "Bununla Maduro'yu yargılayamazlar" dedi. ABD’nin de ne yaptığını bilen bir güç olmadığını vurgulayarak, "Eninde sonunda sağlam bir tokat yiyecekler, eminim. Umarım o gün yakın olur" dedi.
Okuyan, Amerika'nın paranın gücüyle kendisinin karşısında durulamayacağı algısı yarattığını ancak her istediğini de yapamayacağını söyledi.
Trump'ın Küba hakkında söylediklerine de değinen Okuyan, Küba'ya dönük ABD'nin zaten halihazırda çok katmanlı bir savaş yürüttüğüne dikkat çekerek, "Küba zaten yoksul bir ülke" söyleminin ambargoyu meşrulaştırdığını söyledi.
Okuyan, şöyle devam etti:
"ABD kendi ekonomik savaşıyla Küba halkının direncinin düştüğünü düşünüyor. Gerçekçi olursak, kısmi bir haklılık da olabilir. Ancak bu bir anda ABD'nin müdahalesine destek anlamına gelmez. ABD, Küba içerisinde bir altıncı kol bulsa da çok kısa sürede elimine edilir. Küba'ya dokunamazlar mı? Denerler. Biz o eli birden fazla yöntemle kırarız. Bu bir iradedir, uzun sürecek bir mücadeledir. ABD'nin Küba'ya dönük müdahalesi, ABD'ye ciddi zarar verir. Siyasi hasar verir, içeride ciddi karışıklıklar olur. Küba'yla derin bir bağımız var. Her yeri tehdit ediyorlar ve en sahipsiz Grönland. 'Biz yöneteceğiz' diyor. Bu o kadar kolay olmaz. Çok sık gitmedim ama Venezuela halkının duygularını, Latin Amerika'daki köklü antiemperyalist duyarlılığı biliyorum. Devlet başkanları kaçırıldı diye herkes teslim olmaz."