Gazete Kritik Siyaset Sur'a kardeş belediye Seferihisar'dan destek: Kayyımlar gelir geçer, dostluğumuzu kimse bozamaz!

Sur'a kardeş belediye Seferihisar'dan destek: Kayyımlar gelir geçer, dostluğumuzu kimse bozamaz!

Kayyım atanan Sur Belediyesi’yle kardeş olan Seferihisar Belediyesi BaşkanıTunç Soyer,tepkisini “Kayyım halkın iradesine darbedir” sözleriyle dile getirirken "Kayyımlar gelir geçer ama o halk orda yaşadıkça, bu halk burada yaşadıkça dostluğumuzu kimsenin bozmaya gücü yetmez.

Kayyım atanan Sur Belediyesi ile kardeş olan Seferihisar Belediyesi Başkanı Tunç Soyer, bu duruma karşı sert bir biçimde tepki gösterdi. “Kayyım halkın iradesine darbedir” diyen Soyer, sözlerine devam ederek, “Kayyımlar geçici olabilir, ancak halk orada yaşamaya devam ettikçe dostluğumuzun bozulmasına kimsenin gücü yetmez. Kayyım darbesi kardeşliğimizi yıkamaz” ifadelerini kullandı.

Halkın İradesine Darbe İddiası

Kayyım atamalarının ardından, Seferihisar Belediye Başkanı Tunç Soyer, bu durumu sert bir dille eleştirdi. Dicle Haber Ajansı’na (DİHA) verdiği demeçte, "Kayyım halkın iradesine darbedir" diyerek, bu uygulamanın demokratik bir seçimle göreve gelmiş belediye başkanlarına büyük bir haksızlık olduğunu vurguladı. Soyer, 28 belediyeye atanan kayyım kararının arkasında yatan gerekçelerin sağlam temellere dayanmadığını savundu. 12 Eylül döneminin karanlık günlerini hatırlatan Soyer, bu tür uygulamaların ülke demokrasisine ciddi zarar vereceğini belirtti.

Demokrasi ve Hukukun Üstünlüğü

Soyer, kayyım uygulamalarının hukukun üstünlüğüne karşı bir tehdit oluşturduğunu ifade etti. Bunu yaparken, OHAL koşullarının bahane edilmesinin de son derece yanlış olduğunu ekledi. “Bütün bunlar, demokrasiyi ve barışı tehdit eden birer unsurdur” diyen Soyer, herhangi bir içsel çatışma sonucunda halkın iradesinin göz ardı edilmesinin kabul edilemez olduğunu belirtti. Atanan kayyımların “teröre destek verdikleri” iddialarının henüz ispatlanmadığını vurgulayan Soyer, bu durumu keyfi bir uygulama olarak değerlendirdi.

Halkı Cezalandırmanın Anlamı

Seferihisar Belediye Başkanı, kayyım atamalarının halkın iradesine yöneltilmiş açık bir saldırı olduğunu ifade ederek, bu uygulamanın belediye başkanını seçen halka bir ceza niteliğinde olduğunu söyledi. Halkın iradesinin yok sayılmasının ciddi bir yanlış olduğunu düşündüğünü belirten Soyer, bu tür uygulamaların toplumda yarattığı etkiyi açıkladı. “Belediyelere kayyım atamak, o belediyelere oy vermiş olan halkı cezalandırmak demektir” dedi.

Kutuplaşmanın Derinleşmesi Üzerine

Soyer, sözlerine devam ederek, OHAL uygulamalarının toplumda kutuplaşmayı artıracağını belirtti. “Demokrasiye yapılan bu saldırılar, toplumda derin yaralar açacaktır” diyen Soyer, kayyım atama uygulamalarının toplumda iki zıt kutba yol açacağını ifade etti. Yenikapı mitinginde insanların birbiriyle kucaklaşacağına dair söylemlerin tam tersine, uygulamaların her türlü kutuplaşmayı keskinleştirdiğini düşündüğünü dile getirdi. Eğer bu uygulamalar devam ederse, toplumun daha fazla kutuplaşacağını ve gerileceğini belirtti.

Yanlışlardan Dönüş Vurgusu

“Bütün bu yapılanların faşizmin kurumlaşmasına yol açması kaçınılmaz” diyen Soyer, hükümetin bir an önce hatalarından dönmesi gerektiğini vurguladı. Soyer, geçmişte yaşanan olayları hatırlatarak, bu coğrafyanın ancak barış ve kucaklaşma ile kurtulabileceğini söyledi. “Darbe öncesi ve sonrası dönemde gördük ki, birbirimize sımsıkı sarılmaktan başka çaremiz yok” ifadelerini kullanan Soyer, mevcut koşullarda yapıcı adımlar atmayan bir hükümetin uzun vadede toplumu sadece daha da kutuplaştıracağını ifade etti.

Sur Belediyesi ile kardeş belediye olduklarını vurgulayan İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Tunç Soyer, kayyım uygulamalarının halkın iradesine yapılamayacağını ifade etti. Soyer, "Biz kayyımla kardeş değiliz. Çünkü biz belediye başkanları olarak halklarımızın iradesi sonucunda böyle bir uygulamayı yapmıştık." şeklinde konuştu.

Kayyım Uygulamaları ve Toplumsal Etkileri

Tunç Soyer, kayyım uygulamalarının toplum üzerindeki olumsuz etkilerine dikkat çekerek, bu tür müdahalelerin temel demokratik değerleri zedelediğini belirtti. Kayyımların, yerel yönetimler üzerindeki kontrolünün, halkın seçtiği temsilcilerin yetkilerini hiçe saydığını söyleyen Soyer, “Kayyımlar gelir geçer ama o halk orda yaşadıkça, bu halk burada yaşadıkça dostluğumuzu kimsenin bozmaya gücü yetmez." diye ekledi. Halkın iradesiyle seçilen yöneticilerin, toplumsal dayanışmayı sağlamak adına önemli bir rol oynadığının altını çizen Soyer, bu durumun demokrasinin güçlü bir şekilde sürmesi açısından da büyük öneme sahip olduğunu ifade etti.

Kardeşlik Vurgusu ve Gelecek Umutları

Soyer, Sur halkıyla olan kardeşlik bağlarının devam edeceğine dair inancını dile getirdi. Kayyım darbesinin, toplumsal beraberliği zedeleyemeyeceğini savunan Soyer, “Kayyım darbesi kardeşliğimizi bozamaz.” şeklinde konuştu. Bu tür uygulamaların, üzücü bir durum olduğunu ve en kısa sürede önlem alınması gerektiğini dile getiren Soyer, yetkililere çağrıda bulundu. Soyer, kayyımların varlığının görmezden gelinmesi durumunda bu durumun daha da yaygınlaşacağına işaret ederek, bu konuda birlikte mücadele edilmesi gerektiğini vurguladı.

Yerel Yönetimlerin Önemi ve Çözüm Önerileri

Yerel yönetimlerin halkla olan bağına dikkat çeken Soyer, bu bağın güçlendirilmesinin önemi üzerinde durdu. Belediye başkanlarının, halkın temsilcisi olarak kendi bölgelerinde önemli kararlar almaları gerektiğine inandığını belirten Soyer, bu nedenle yerel yönetimlerin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti. Ayrıca, bu tür uygulamaların önüne geçebilmek için gerekli adımların atılması ve toplumun bu konuda bilinçlendirilmesi için çalışmalara hız verilmesi gerektiğini söyledi. Soyer, "Bu mücadelenin yalnızca yerel yönetimlerle sınırlı kalmaması, tüm toplumun katılımıyla olması gerekmektedir." dedi.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *