9 Şubat 2024 tarihinde, Türkiye'nin yerel seçim gündemini en çok meşgul eden konulardan biri olan "DEM Parti'nin İstanbul adayı kim olacak?" tartışmalarında kritik bir viraj dönüldü. Başak Demirtaş'ın sürpriz bir şekilde aday adaylığından çekildiğini açıklamasının yankıları sürerken, eşi Selahattin Demirtaş cezaevinden avukatları aracılığıyla kamuoyuna kapsamlı bir mesaj gönderdi.
Başak Demirtaş'ın kendi sosyal medya (X) hesabından paylaştığı bu mesajda, Selahattin Demirtaş yaşanan süreci bir "seçim manevrası" olarak değil, Türkiye'nin kutuplaşmış siyasi iklimine yönelik bir "uzlaşı çağrısı" olarak tanımladı.
"Kıymetini Anlayamayanlar Ah Vah Etmesin"
Demirtaş'ın kaleme aldığı ve siyaset kulislerinde geniş yankı bulan açıklamasının en can alıcı noktası, adaylık iradesinin ardındaki niyetin siyasi aktörlerce okunamadığına yönelik eleştirisi oldu. Demirtaş metninde şu çarpıcı ifadelere yer verdi:
"Başak Demirtaş'ın adaylık iradesi sıkılı yumrukları açmak, tokalaşmayı hatırlatmak içindi. Bunun kıymetini anlayamayanlar bundan sonra yumruk yediklerinde ah vah etmesinler en azından."
Seçimden Çok Toplumsal Barış Vurgusu
Açıklamada ayrıca, bu siyasi hamlenin DEM Parti dışındaki siyasi aktörlerce doğru değerlendirilemediği savunuldu. Selahattin Demirtaş, “Oysa biz bu siyasi hamleyi seçimden çok toplumsal barış için önemsiyoruz” diyerek, niyetlerinin basit bir oy pazarlığı veya kazan-kaybet denklemi olmadığını vurguladı.
2024 yılının Şubat ayında siyaset sahnesine damga vuran bu açıklama, Başak Demirtaş'ın adaylık çıkışının ve ardından gelen geri çekilme kararının DEM Parti ve diğer siyasi partiler (özellikle CHP ve AK Parti) arasındaki "diyalog ve uzlaşı" zeminini test etme amacı taşıdığı şeklinde yorumlandı. Bu gelişme, 31 Mart seçimlerine giden süreçte Kürt seçmenin ve DEM Parti'nin İstanbul'daki stratejisinin şekillenmesinde belirleyici bir eşik olarak tarihe geçti.