Gazete Kritik Siyaset Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan: İşçinin hakkı, ancak bakanlar devreye girince mi ödenecek?

Saadet Partisi lideri Mahmut Arıkan: İşçinin hakkı, ancak bakanlar devreye girince mi ödenecek?

Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Grup Toplantısı’nda öğretmenlerin ve madencilerin hak mücadelesine destek verirken, ABD-İran mutabakatı ve NATO politikalarına ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. Arıkan, emek mücadelesi veren kesimlerin yanında olduklarını vurguladı.

Yeni Yol Grup Toplantısı’nda gündeme ilişkin açıklamalarda bulunan Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Ankara’da hak arayışlarını sürdüren özel sektör öğretmenleri ve mülakat mağduru öğretmenlere yönelik müdahaleyi eleştirdi.

Öğretmenlerin taleplerini dile getirmek amacıyla bir araya geldiğini hatırlatan Arıkan, sorunların güvenlik tedbirleriyle değil diyalog yoluyla çözülmesi gerektiğini söyledi. Eğitim emekçilerinin uzun süredir çalışma koşulları, özlük hakları ve ekonomik beklentileri konusunda seslerini duyurmaya çalıştığını belirten Arıkan, öğretmenlerin taleplerinin dikkate alınmasının önemine vurgu yaptı.

Geçmiş dönemde öğretmenlerin gerçekleştirdiği yürüyüşlerin ardından ilgili kurumlar arasında görüşme yapılmasının gündeme geldiğini hatırlatan Arıkan, sürecin ilerleyen aşamalarda sonuçsuz kaldığını ifade etti. Özel okul öğretmenlerinin yaptıkları işin yalnızca özel sektör kapsamında değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Arıkan, eğitimin kamusal yönüne dikkat çekti.

“Eğitimin Niteliği Piyasa Şartlarına Bırakılamaz”

Özel sektör öğretmenlerinin karşı karşıya kaldığı sorunların eğitim sistemini doğrudan etkilediğini belirten Arıkan, öğretmen emeğinin korunmasının eğitimin kalitesi açısından da önemli olduğunu söyledi.

Öğretmenlerin büyük özveriyle görev yaptığını ifade eden Arıkan, emeklerinin karşılığını alamamalarının eğitim alanında ciddi sorunlara yol açabileceğini belirtti. Eğitim hizmetinin toplumsal bir sorumluluk taşıdığına dikkat çeken Arıkan, öğretmenlerin çalışma şartlarının iyileştirilmesi gerektiğini dile getirdi.

Madencilerin Hak Arayışına Destek

Konuşmasında Edirne Uzunköprü’de haklarını talep eden madencilerin mücadelesine de değinen Arıkan, işçilerin yaşadığı mağduriyetlerin görmezden gelinmemesi gerektiğini söyledi.

Çalışanların ücret ve haklarını alabilmek için uzun süre mücadele vermek zorunda kalmasının kabul edilemez olduğunu ifade eden Arıkan, işçi haklarının ekonomik süreçler veya şirketlerin yaşadığı mali sorunlar nedeniyle ikinci plana itilmemesi gerektiğini vurguladı.

Türkiye’de emekçilerin haklarını alabilmek için farklı yöntemlerle seslerini duyurmaya çalıştığını belirten Arıkan, çalışma hayatında daha adil bir düzen kurulmasının önemine dikkat çekti.

“Hak Mücadelesi Verenlerin Yanındayız”

Arıkan, açıklamalarında yalnızca öğretmenlerin ve madencilerin değil, emeklilerin ve hak arayışı içinde olan tüm kesimlerin yanında olduklarını ifade etti.

Mülakat mağduru öğretmenlerden emeklilere kadar birçok kesimin çeşitli sorunlarla mücadele ettiğini belirten Arıkan, emeğin değerinin korunmasının ve kamu yönetiminde adalet anlayışının güçlendirilmesinin öncelikli hedefler arasında yer aldığını söyledi.

ABD-İran Mutabakatına İlişkin Değerlendirme

Bölgesel gelişmelere de değinen Arıkan, ABD ile İran arasında gündeme gelen mutabakata ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Bölgede yaşanan çatışmaların sona ermesini ve diplomatik kanalların yeniden işlemesini olumlu bulduklarını belirten Arıkan, kalıcı barışın ancak adalet ve karşılıklı güven temelinde sağlanabileceğini ifade etti.

Ortadoğu’da uzun yıllardır süren krizlerin dış müdahalelerle çözülemeyeceğini savunan Arıkan, bölge ülkelerinin geleceğinin savaş yerine diplomasi ve diyalogla şekillenmesi gerektiğini söyledi.

NATO Politikalarına Eleştiri

Temmuz ayında Ankara’da düzenlenmesi planlanan NATO Zirvesi’ne de değinen Arıkan, savunma harcamalarının artırılmasına yönelik politikaları eleştirdi.

Dünyanın karşı karşıya olduğu sorunların yalnızca askeri kapasiteyi büyüterek çözülemeyeceğini ifade eden Arıkan, uluslararası ilişkilerde adalet, diyalog ve diplomasinin daha fazla öne çıkarılması gerektiğini savundu.

NATO’nun geçmişte yaşanan birçok uluslararası kriz karşısındaki tutumunu da değerlendiren Arıkan, küresel barışın sağlanabilmesi için yeni diplomatik mekanizmaların geliştirilmesinin önem taşıdığını belirtti.

“Türkiye Barışın Merkezi Olmalı”

Konuşmasının sonunda Türkiye’nin uluslararası arenada daha aktif bir diplomasi yürütmesi gerektiğini ifade eden Arıkan, Ankara’da gerçekleştirilecek zirvenin savaş politikalarının değil, barış ve çözüm arayışlarının konuşulduğu bir platforma dönüşmesini temenni ettiklerini söyledi.

Türkiye’nin tarihi ve coğrafi konumu nedeniyle bölgesel barış girişimlerinde önemli bir rol üstlenebileceğini belirten Arıkan, adalet ve diyalog temelinde yürütülecek politikaların hem bölge hem de dünya için daha güçlü sonuçlar doğuracağını ifade etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *