Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Yeni Yol Partisi’nin TBMM’deki haftalık grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Konuşmasında ekonomik kriz, hukuk ve demokrasi tartışmaları, “mutlak butlan” süreci, yeni anayasa gündemi ve dış politika başlıklarına değinen Arıkan, Türkiye’nin çok yönlü bir sınavdan geçtiğini söyledi.
Bayramların kırgınlıkların giderildiği, gönüllerin yumuşadığı ve toplumun birbirine yaklaştığı zamanlar olduğunu belirten Arıkan, buna rağmen bayram sonrasında Türkiye’nin önünde ağır meselelerin durmaya devam ettiğini ifade etti. Vatandaşın geçim derdiyle mücadele ettiğini söyleyen Arıkan, gençlerin gelecek kaygısı yaşadığını, emeklilerin yaşamını sürdürebilmenin hesabını yaptığını, esnafın çalışmasına rağmen kazanamadığını, çiftçinin ise emeğinin karşılığını alamadığını dile getirdi.
“Türkiye hukuk ve demokrasi sınavından geçiyor”
Mahmut Arıkan, Türkiye’nin yalnızca ekonomik sorunlarla değil, aynı zamanda hukuk ve demokrasi alanında da ciddi bir sınavdan geçtiğini söyledi. Siyasetin temel görevinin ortak meseleleri konuşabilmek ve çözüm üretebilmek olduğunu belirten Arıkan, son dönemde yaşanan siyasi gelişmelerin bu sorumluluğu daha da önemli hale getirdiğini vurguladı.
Türkiye’nin en fazla ihtiyaç duyduğu konulardan birinin siyasetin normalleşmesi olduğunu söyleyen Arıkan, normalleşmenin herkesin aynı düşünmesi anlamına gelmediğini ifade etti. Arıkan’a göre normalleşme, iktidar ve muhalefetin birbirine benzemesi değil; farklı fikirlerin, projelerin ve dünya görüşlerinin demokratik zeminde tartışılabilmesidir.
“Mutlak butlan yalnızca hukuk meselesi değildir”
Konuşmasında “mutlak butlan” tartışmalarına ayrı bir başlık açan Arıkan, bu süreci yalnızca hukuki ya da siyasi bir mesele olarak değerlendirmenin eksik kalacağını söyledi. Türkiye’nin geçmişte büyük döviz krizleri ve ekonomik tıkanmalar sonrasında yapısal dönüşümler yaşadığını hatırlatan Arıkan, bugün de benzer bir yapısal krizin farklı alanlarda kendini gösterdiğini belirtti.
Yüksek enflasyon, yüksek faiz ve dış finansman ihtiyacının mevcut büyüme modelindeki tıkanmayı işaret ettiğini ifade eden Arıkan, hukukun aşınması, yargının siyasallaşması ve demokratik alanın daralmasının da aynı krizin sonucu olduğunu savundu.
Arıkan, “Ekonomideki tıkanma ile siyasetteki anormal, aynı yapısal krizin farklı görünümleridir” diyerek, mevcut tartışmaların daha geniş bir çerçevede ele alınması gerektiğini söyledi.
“Topyekûn arınma gerekir”
Siyasette arınma tartışmalarına da değinen Mahmut Arıkan, yalnızca belli bir kesimin arınmasının yeterli olmayacağını belirtti. Arıkan, siyasetin, sistemin, bürokrasinin, yargının, medyanın ve iş dünyasının birlikte arınması gerektiğini dile getirdi.
“Mesele arınmaysa, sadece belediyelerin arınması yetmez. Bakanlıkların da arınması şarttır” diyen Arıkan, kamu yönetiminde liyakat yerine sadakati esas alan anlayışın terk edilmesi gerektiğini söyledi. Devletin kritik makamlarının çıkar ilişkilerinden, akraba kayırmacılığından ve liyakatsiz kadrolaşmalardan temizlenmesi gerektiğini vurguladı.
Arıkan, yargının arınmasının da Türkiye’nin geleceği açısından zorunlu olduğunu ifade ederek, adaletin güçlünün kalkanı haline getirildiği bir düzende gerçek anlamda arınmadan söz edilemeyeceğini söyledi.
“İktidar dekor muhalefet istiyor”
Türkiye’de asıl meselenin muhalefet değil, iktidar sorunu olduğunu savunan Arıkan, mevcut iktidarın sorgulamayan, itiraz etmeyen ve hesap sormayan bir muhalefet istediğini söyledi.
Arıkan’a göre iktidar, risksiz ve tehlikesiz bir muhalefet arayışı içinde. Bu tabloyu “dekor vazifesi yapan muhalefet” sözleriyle değerlendiren Arıkan, siyasette ortaya çıkan büyük gürültülerin sebepsiz olmadığını belirtti. Arıkan, asıl sorulması gerekenin gündemi neyin belirlediği değil, hangi konuların gündemden düşürüldüğü olduğunu ifade etti.
Yeni anayasa tartışmasına temkinli yaklaşım
Mahmut Arıkan, yeni anayasa tartışmalarına da değindi. Saadet Partisi’nin yeni anayasaya karşı olmadığını belirten Arıkan, ancak anayasanın sıradan bir metin olmadığını vurguladı.
Arıkan, bir milletin geleceğini belirleyecek anayasa metninin siyasi fırtınaların, kriz başlıklarının ve cevapsız soruların gölgesinde hazırlanmaması gerektiğini söyledi. Yeni anayasa sürecinin yalnızca iç siyaset başlığı olarak okunamayacağını ifade eden Arıkan, Türkiye’nin hangi siyasi, hukuki ve jeopolitik hatta konumlandırılacağının da bu tartışmalarla bağlantılı olduğunu dile getirdi.
Ankara Zirvesi ve İsrail mesajı
Konuşmasında temmuz ayında Ankara’da düzenlenecek NATO Zirvesi’ne de değinen Arıkan, zirvenin Türkiye açısından önemli bir sınav olacağını söyledi. İsrail’in NATO üyesi olmamasına rağmen yıllar içinde NATO’nun güvenlik mimarisi içinde yer aldığını savunan Arıkan, Türkiye’nin bu konuda açık tavır alması gerektiğini belirtti.
Arıkan, “Ankara Zirvesi sıradan bir zirve olmamalıdır. Ankara Zirvesi İsrail açısından sonun başlangıcı olmalıdır” ifadeleriyle İsrail’in dışlanması gerektiğini söyledi.
“Biz haktan ve adaletten yanayız”
Mahmut Arıkan, Saadet Partisi’nin siyasi tutumunun net olduğunu belirterek, zulüm ve haksızlık karşısında haktan ve adaletten yana olduklarını söyledi. Ehliyet, liyakat ve kamu kaynaklarının doğru kullanımı konularında kararlı olduklarını ifade eden Arıkan, yolsuzlukların üzerinin örtülmesine karşı çıktıklarını belirtti.
Konuşmasının sonunda toplumun farklı kesimlerine çağrı yapan Arıkan, gelir dağılımında, vergilendirmede, ücretlendirmede ve yargıda adalet isteyen herkesi birlikte mücadele etmeye davet etti.