CHP’de uzun süredir devam eden kurultay ve yönetim tartışmaları, CHP Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül’ün son açıklamalarıyla yeni bir aşamaya taşındı. Bülbül, parti içinde yaşanan hukuki ve siyasi sürecin sonucuna göre 21 Temmuz’dan sonra yeni bir siyasi oluşum ihtimalinin gündeme gelebileceğini söyledi. Açıklama, özellikle Özgür Özel’in yol haritası ve CHP milletvekillerinin olası pozisyonu açısından siyasetin en sıcak başlıklarından biri oldu.
Bülbül’ün çıkışında en dikkat çeken nokta, sürecin doğrudan Yargıtay kararına bağlanması oldu. CHP’de “mutlak butlan” tartışmaları devam ederken, Bülbül’e göre kararın 20 Temmuz’a kadar netleşmesi kritik önem taşıyor. Bu tarihe kadar Özgür Özel lehine bir sonuç çıkması halinde CHP’nin mevcut siyasi hattını sürdüreceğini belirten Bülbül, aksi durumda “yeni bir güneş doğacak” sözleriyle yeni oluşum seçeneğinin masada olduğunu ifade etti.
“Yaklaşık 100 milletvekiliyle düğmeye basabiliriz” mesajı
Süleyman Bülbül’ün açıklamalarında en çok konuşulan başlıklardan biri de milletvekili sayısı oldu. Bülbül, CHP’deki 111 milletvekilinden 100’e yakınının Özgür Özel çizgisinde hareket edebileceğini dile getirerek, yeni bir oluşum ihtimalinde geniş bir Meclis desteğiyle yola çıkılabileceğini savundu. Bu ifade, olası yeni partinin sadece sembolik bir çıkış değil, Meclis aritmetiğini de etkileyebilecek bir hamle olarak değerlendirilebileceğini gösterdi.
Bülbül, bu adımı “kaçış” olarak değil, mücadelenin yöntem değiştirmesi olarak tanımladı. Bu söylem, Özgür Özel cephesinin parti içi krizi yalnızca bir yönetim tartışması olarak görmediğini, aynı zamanda muhalefetin geleceği açısından stratejik bir dönemeç olarak değerlendirdiğini ortaya koydu.
Kurultay imzaları ve 26 Temmuz vurgusu
CHP içindeki krizin bir diğer önemli boyutu olağanüstü kurultay çağrısı. Bülbül, 833’ü noter onaylı olmak üzere toplam 1003 delege imzasının Genel Merkez’e teslim edildiğini belirtti. Parti tüzüğüne atıf yapan Bülbül, bu imzalar doğrultusunda olağanüstü kurultay sürecinin işletilmesi gerektiğini savundu.
Bülbül’e göre 26 Temmuz’dan önce kurultay yapılmaması halinde CHP açısından seçimlere katılım konusunda hukuki riskler doğabilir. Bu nedenle 11 Temmuz’a kadar olağanüstü kurultay çağrısına yanıt verilmesi gerektiğini söyleyen Bülbül, aksi halde Sulh Hukuk Mahkemesi üzerinden çağrı heyeti oluşturulması için başvuru yapılabileceğini dile getirdi.
Anket iddiası: Özgür Özel ile CHP yüzde 32-35 bandında
Bülbül, son günlerde yaptırıldığını söylediği üç anketin sonuçlarını da kamuoyuyla paylaştı. Bu anketlere göre Özgür Özel liderliğindeki CHP’nin yüzde 32-35 bandında destek gördüğünü iddia eden Bülbül, Kemal Kılıçdaroğlu liderliğinde şekillenecek bir yapının ise yüzde 2-5 aralığında kalabileceğini öne sürdü.
Bu açıklama, parti içi tartışmanın yalnızca hukuki değil, seçmen desteği üzerinden de yürütüldüğünü gösteriyor. Bülbül’ün anket vurgusu, Özgür Özel cephesinin meşruiyet tartışmasında taban desteğini öne çıkaran bir strateji izlediğine işaret ediyor.
Özgür Özel cephesinden temkinli yanıt
Yeni parti iddiası siyaset kulislerinde hızla yayılırken, Özgür Özel’e yakın isimlerden gelen açıklamalarda daha temkinli bir dil dikkat çekti. Özel’in hukukçu kurmaylarından Gül Çiftçi, yeni parti için atılmış resmi bir adım ya da belirlenmiş bir tarih olmadığını söyledi. Çiftçi’nin bu açıklaması, Bülbül’ün sözlerinin siyasi bir ihtimal olarak değerlendirildiğini, ancak henüz resmileşmiş bir karar bulunmadığını gösterdi.
Buna rağmen son gelişmeler, CHP’de 21 Temmuz ve 26 Temmuz tarihlerinin önümüzdeki günlerde siyasetin en kritik dönemeçleri haline geleceğini ortaya koyuyor. Yargıtay süreci, kurultay imzaları, milletvekillerinin pozisyonu ve Özgür Özel’in izleyeceği yol haritası, yalnızca CHP’nin değil, muhalefetin genel dengelerini de doğrudan etkileyecek görünüyor.