Alpullu beldesinde, 1926 yılında Mustafa Kemal Atatürk'ün talimatıyla kurulan Türkiye’nin ilk şeker fabrikası olan Alpullu Şeker Fabrikası, özelleştirme sürecine alınması ile ilgili protesto etkinliğine ev sahipliği yaptı. Alpullu Pancar Ekicileri Kooperatifi ve Şeker-İş Sendikası'nın düzenlediği basın toplantısı, fabrika önünde yoğun katılımla gerçekleşti. Protestoya CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, Kırklareli ve Edirne milletvekilleri ile Tekirdağ ve Edirne belediye başkanları da katılarak duruma tepki gösterdiler.
Protestonun Gerekçeleri
Etkinlikte, Alpullu Pancar Ekicileri Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Ramis Özgen, Alpullu Şeker Fabrikası'nın önemine vurgu yaptı. 1926'dan bu yana Türk tarımında önemli bir yer tutan fabrikanın, geçen yıl yeniden faaliyete geçmesi ile bölgedeki pancar üretiminin 130 bin tonlara ulaştığını belirtti. Özgen, önümüzdeki yıl bu rakamın 250 bin tona ulaşmasını beklediklerini ancak fabrikanın özelleştirilmesinin bu beklentilerini olumsuz etkileyeceğinden kaygı duyduklarını ifade etti. Özgen, dünyada pancar üreticilerinin sektördeki paylarının yüksek olduğunu ve Türkiye'de de bunun sağlanması gerektiğini belirtti. Özellikle fabrikaların bölgesi dışından pancar temin etmesine olanak tanıyan düzenlemelerin, yerel çiftçilerin pazardaki gücünü zayıflatacağını vurguladı.
CHP Genel Başkan Yardımcısı’nın Açıklamaları
CHP Genel Başkan Yardımcısı Faik Öztrak, yaptığı konuşmada, Türkiye'nin son yıllarda tarımsal ithalatına dikkat çekti. Bulgaristan, Gürcistan ve diğer ülkelerden milyarlarca dolarlık ödemelerin yapıldığını belirtti. Öztrak, şeker fabrikalarının özelleşmesinin gelecekte daha büyük maliyetlere yol açacağını ifade ederek, bunların kapanması durumunda ihtiyaçların yurt dışından karşılanmak zorunda kalınacağına dikkat çekti. Ayrıca, 1 milyon dolarlık konut karşılığında satılan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının fiyatının düşürülmesini de eleştirerek, bunu millilik ve yerlilik anlayışına ters bulduğunu vurguladı. Türkiye'de halihazırda büyük bir mali sıkıntı çeken çiftçilerin desteklenmediği yönündeki eleştirilerini yineleyerek, iktidarın çiftçiye olan borcunun büyük boyutlara ulaştığını belirtti.
Aciliyet ve Sağlık Tehditleri
Öztrak, bu süreçte Türk tarımının geleceği ile ilgili ciddi endişeleri olduğunu ve devletin tarımsal üretimi desteklemek yerine zayıflattığını ifade etti. Hükümetin, pek çok çiftçinin topraklarını kaybetmesine neden olduğunu, bunun da tarımın sürdürülebilirliğini tehdit ettiğini dile getirdi. Öztrak ayrıca, nişasta bazlı şekerin sağlık sorunlarına yol açtığını ve bu durumun halk sağlığı açısından önemli tehditler oluşturduğunu vurguladı. Nişasta bazlı şeker kullanımının artmasıyla beraber diyabet ve obezite gibi hastalıkların daha da yaygınlaşacağına dair uyarılarda bulunarak, bu konunun ulusal bir mesele haline geldiğini vurguladı.
Halkın Talepleri ve Üreticinin Önemi
Etkinlikte, çiftçiler ve üreticiler, şeker fabrikalarının kapatılmasının yanı sıra özelleştirilmesinin de büyük bir hata olacağını ifade ettiler. Öztrak, şeker fabrikalarının sadece şeker üretiminden ibaret olmadığını, aynı zamanda çevresinde birçok tarımsal faaliyetlerin olduğunu belirtti. Bu fabrikaların etrafındaki kooperatiflerin, üreticilere büyük destek sağladığını ve ekonomideki döngünün devamı için kritik olduklarını ekledi. Türkiye’nin tarımsal potansiyelinin korunması için bu fabrikaların elden çıkarılmaması gerektiğini savundu. Yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini, aksi taktirde Türk tarımının geri plana itileceğini belirterek, çiftçilerin seslerini duyurabilmeleri için birlik oluşturmalarını teşvik etti.