Gazete Kritik Siyaset Müsavat Dervişoğlu’ndan Erdoğan’a simit hesabı çıkışı: Milletin sofrasındaki yangın büyüyor

Müsavat Dervişoğlu’ndan Erdoğan’a simit hesabı çıkışı: Milletin sofrasındaki yangın büyüyor

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, TBMM’deki grup toplantısında ekonomi, enerji, hukuk, sosyal medya düzenlemeleri ve tarım politikaları üzerinden iktidara sert eleştiriler yöneltti. Artan hayat pahalılığına dikkat çeken Dervişoğlu, “Ekmek 20 lira olmuş, simit 25 lira olmuş” sözleriyle vatandaşın yaşadığı geçim krizini gündeme taşıdı.

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM’de düzenlenen grup toplantısında yaptığı konuşmada, gündemin merkezine ekonomiyi ve vatandaşın geçim sıkıntısını yerleştirdi. Dışarıdaki savaş ortamının yalnızca güvenlik baskısı oluşturmadığını, aynı zamanda Türkiye ekonomisini daha kırılgan hale getirdiğini belirten Dervişoğlu, enerji maliyetlerindeki artışın enflasyonu beslediğini, petrol fiyatlarının ise nakliyeden pazara kadar her alanı etkilediğini söyledi. Ona göre bütün bu yük, en sonunda doğrudan vatandaşın sofrasına biniyor.

Dervişoğlu, birçok ülkenin bu süreçte tedbir paketleri açıkladığını ve enerji tüketimini sınırlamaya yönelik önlemler aldığını hatırlatırken, Türkiye’de ise yine gecikildiğini savundu. İktidara çağrıda bulunan Dervişoğlu, derhal bir enerji tasarruf planı hazırlanması, petrol ve doğal gaz hatlarının güvenliğinin artırılması, nakliye şirketlerine vergi indirimi sağlanması ve mazot fiyatlarını dengeleyecek adımların gecikmeden atılması gerektiğini söyledi.

“İstatistik cambazlığıyla milletin cebinden para çalınıyor”

Konuşmasının önemli bölümünü enflasyon tartışmasına ayıran Dervişoğlu, mart ayı enflasyonunun düşük açıklanmasına tepki gösterdi. Enflasyon hesabında kullanılan yöntemin değiştirildiğini, gerçeklerin budandığını savunan Dervişoğlu, özellikle elektrik ve doğal gazın enflasyon sepetindeki ağırlığının düşürülmesine dikkat çekti. Ardından bu kalemlere zam geldiğini, vatandaşın faturalarının kabardığını ve sanayicinin nefessiz kaldığını belirten Dervişoğlu, buna rağmen resmi hesaplamalarda sanki bunlar yaşanmamış gibi davranıldığını ifade etti.

Bu tabloyu “halkla alay etmek” olarak nitelendiren Dervişoğlu, bunun millet için bir zulüm olduğunu söyledi. Tarımda kullanılan mazotun vergisinin sıfırlanması, taşımacılıktaki yakıt yükünün azaltılması ve üreticinin desteklenmesi gerektiğini vurgulayan İYİ Parti lideri, iktidarın ise milletin cebinden çekilmek yerine milletin sofrasına çökmeyi tercih ettiğini savundu. Çalışanların maaşlarını aldıkları gün yoksullaştığını, emeklilerin ay sonunu çıkaramadığını, esnafın, sanayicinin ve çiftçinin ağır bir maliyet baskısı altında olduğunu belirtti.

Erken seçim çağrısı ve muhalefete mesaj

Dervişoğlu, Türkiye’nin hemen seçime ihtiyacı olduğunu açıkça dile getirirken, bunun bir gösteri ya da siyasi şov için değil, gerçek bir ihtiyaç olduğu görüşünü paylaştı. İktidarın artık ülkeyi yönetemediğini savunan Dervişoğlu, buna rağmen sonuç alınamayacak çıkışlarla milletin umudunun boşa çıkarılmaması gerektiğini söyledi. Ayakları yere basmayan açıklamaların muhalefetin ağırlığını azalttığını ve siyasete olan güveni zedelediğini belirtti.

Dervişoğlu ayrıca Türkiye’de yalnızca ekonomik adaletsizlik değil, derin bir hukuk güvensizliği de yaşandığını ifade etti. Soruşturmalarda, davalarda ve yürütmenin tasarruflarında toplumun aklına sürekli “Burada hukuk mu işliyor, yoksa siyasi hesaplar mı görülüyor” sorusunun geldiğini söyledi. Tutuklamanın bir güç gösterisine dönüştüğünü savunan Dervişoğlu, iktidarın da ana muhalefetin de kendisine alternatif istemediğini, Türkiye’nin iki kutuplu bir kavgaya mahkûm edilmek istendiğini ileri sürdü.

Sosyal medya, hukuk ve özgürlük tartışması

Konuşmasında sosyal medyada kimlik numarası zorunluluğu tartışmalarına da değinen Dervişoğlu, dijital alanda yalan ve iftirayla mücadele edilmesi gerektiğini kabul ettiklerini ancak bunun özgürlük alanını yok edecek biçimde yapılamayacağını söyledi. Vatandaşın kimlik bilgisini kime vereceği sorusunu yönelten Dervişoğlu, kişisel verilerin güvenliği konusunda zaten ciddi kaygılar bulunduğunu ifade etti. Anonim kalmanın başlı başına suç sayılmaması gerektiğini savunan Dervişoğlu, düzenleme ihtiyacıyla özgürlük alanını ortadan kaldırma hevesinin birbirine karıştırılamayacağını belirtti.

Basın özgürlüğü alanındaki sorunlara da işaret eden Dervişoğlu, gazetecilerin haber yapmak için değil, çoğu zaman yargı süreçleriyle uğraşmak için adliye koridorlarında bulunduğunu söyledi. Türkiye’de asıl problemin kanunların varlığı değil, o kanunların kime ve nasıl uygulandığı olduğunu dile getirdi. Ona göre ülkede fiili bir çift hukuk düzeni oluşmuş durumda ve bu durum kabul edilemez.

Hobi bahçeleri çıkışı ve “simit hesabı” eleştirisi

Dervişoğlu’nun konuşmasında en dikkat çeken bölümlerden biri hobi bahçeleri üzerinden yaptığı eleştiriler ile simit hesabı oldu. İktidarın yıllarca göz yumduğu alanlarda şimdi yeni yaptırımlarla vatandaşın karşısına çıktığını belirten Dervişoğlu, insanların küçük bir toprak parçasında sebzesini, meyvesini yetiştirerek nefes almaya çalıştığını söyledi. Tarım arazilerini koruma iddiasının samimi olmadığını savunan Dervişoğlu, esas sorunun yıllardır süren yanlış politikalar olduğunu ifade etti.

Ardından geçim sıkıntısını doğrudan gündeme taşıyan Dervişoğlu, “Ekmek 20 lira olmuş, simit 25 lira olmuş. Öyle kafadan simit hesabı da yapamıyorsunuz artık” diyerek vatandaşın alım gücündeki sert düşüşe dikkat çekti. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da seslenen Dervişoğlu, Başbakanlığa gelirken elinde bir yüzükle geldiğini hatırlatarak, bugün gelinen noktada halkın yaşadığı ekonomik sıkıntının kabul edilemez olduğunu söyledi. Konuşmasının sonunda ilk seçimde halkın gerçek tercihini ortaya koyacağını ve gerçek anketi sandığın göstereceğini savundu.

“Bu millet yoksulluk siyasetine mahkûm değil”

Dervişoğlu, Türkiye’nin korkuyla, fişlemeyle ve yoksulluk siyasetiyle yönetilemeyeceğini belirterek konuşmasını tamamladı. Gençlerin hayal kurabildiği, ailelerin korkuyla değil güvenle yaşadığı, devletin şahıslarla değil milletle anlam kazandığı bir Türkiye istediklerini söyledi. Bu milletin yapay gündemlerden, iki kutuplu kavgadan ve korku siyasetinden çok daha büyük olduğunu vurgulayan Dervişoğlu, yoksulluğun kader olmadığını, Türkiye’nin yeniden nefes alabileceğini ve bunun da hakikatin konuşulmasıyla mümkün olacağını ifade etti.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *