Gazete Kritik Siyaset MHP'li vekil: Seçmenimiz 'Bah­çeli bu işe imzasını attıysa mutlaka bir bildiği vardır' deyip güveni­yor

MHP'li vekil: Seçmenimiz 'Bah­çeli bu işe imzasını attıysa mutlaka bir bildiği vardır' deyip güveni­yor

MHP İstanbul MilletvekiliArzu Erdem, partisinin seçmeninin anayasa değişikliği teklifine bakışını değerlendirdi. "'SayınDevlet Bah­çelibu işe imzasını attıysa mutlaka bir bildiği vardır' deyip güveni­yor insanlar" görüşünü dile getiren Erdem,"Biz bu taban kelimesini kabul etmiyoruz.

MHP'li vekil: Seçmenimiz 'Bah­çeli bu işe imzasını attıysa mutlaka bir bildiği vardır' deyip güveni­yor

MHP İstanbul Milletvekili Arzu Erdem, partisinin seçmenlerinin anayasa değişikliği teklifi üzerindeki düşüncelerini değerlendirdi. Erdem, insanların "Sayın Devlet Bahçeli bu işe imzasını attıysa mutlaka bir bildiği vardır" diyerek liderlerine güvendiğini ifade etti. Ayrıca, "Biz bu taban kelimesini kabul etmiyoruz. 'Hayır' diyenler de bizim dava arkadaşımız, 'Evet' diyenler de. Kararsızlar ise sadece MHP’de yok, tüm partilerde mevcuttur. İktidar partisinin geçmişte yaptığı yanlışlara yönelik ciddi tepkiler var" şeklinde konuştu. MHP liderinin yıllarca süren uyarılara rağmen iktidar partisinin yanlışlarına karşı taraflarını koruduklarını dile getiren Erdem, anayasa değişikliğinin milli ve üniter yapıyı koruyacağını, bunun ülkemiz için gerekli olduğunu vurguladı.

Anayasa Değişikliğine Bakış Açısı

Arzu Erdem, anayasa değişikliğine karşı olan kararsızların sadece MHP tabanında değil, tüm partilerde var olduğunu belirtti. "Hayır" diyenlerin de MHP içerisinde yer aldığını vurgulayan Erdem, eleştirilerinde haklı çıkan bir partinin olduğunu savundu. MHP'nin, Türk milletinin ve devletinin ihtiyaçlarını gözeterek hareket ettiğini ifade eden Erdem, yapılan anayasa değişikliklerinin AKP'nin de isteği doğrultusunda şekillendiğini belirtti. Ülkenin temel yapı taşlarını koruyan bu düzenlemenin, Türkiye'nin güçlenmesine katkıda bulunacağı inancını taşıdığını vurguladı.

Seçmen Kızgınlığı ve Güven

Erdem, bazı kesimlerin MHP ile AK Parti’nin uzlaşısına yönelik kızgınlıkları olduğunu belirtti. Ancak bu kızgınlığın doğrudan kendilerine değil, iktidar partisine olduğunu savundu. "İktidar bu kadar hata yaptı" düşüncesiyle hareket eden seçmenlerin, MHP’ye karşı değil, daha çok siyasi iktidara bir öfke beslediklerini ifade etti. Ayrıca MHP’ye olan güvenin devam ettiğini, Devlet Bahçeli’nin duruşunun insanlara güven verdiğini dile getirdi. MHP'nin geçmişteki eleştirilerinin ardından güvenilir bir taraf olarak kabul edildiğini ve bu gücün, anayasa değişikliği sürecinde belirleyici bir rol oynadığını aktardı.

MHP'nin Destekleme Nedenleri

Erdem, MHP'nin anayasa değişikliğine destek vermesinin nedeninin, ülkede yaşanan siyasi karmaşayı sona erdirmek olduğunu belirtti. "MHP fikir değiştirmemiştir" diyen Erdem, Cumhurbaşkanlığı ile Başbakanlık arasındaki yetki karmaşasını gidermek adına bu değişikliklerin yapıldığını vurguladı. Ülkenin geleceği açısından önemli bir adım atılması gerektiğini düşünen milletvekili, Cumhurbaşkanı'nın halk tarafından seçilmesiyle birlikte siyasi ortamın da ciddi şekilde değiştiğini aktardı. Bu değişimlerin Türkiye’yi daha güçlü bir konuma getireceğine inandığını ifade etti.

Kadrolaşma İddiaları

Erdem, MHP’nin AK Parti ile olan işbirliğinin, kadrolaşma ihtimalini gündeme getirdiğine dair iddiaları yalanladı. "MHP asla siyasi kaygıyla adım atmaz" diyen Erdem, devlet kurumlarına yerleştirilmesi beklenen MHP’li kadroların bir şehir efsanesinden ibaret olduğunu savundu. Devletin ve milletin bekası için gerekli adımları atacaklarını belirten Erdem, güvenilir kadrolarla yürütülecek çalışmaların önemine vurgu yaptı. MHP’nin, inisiyatif alıp yetki kullandığı durumlarda dahi pazarlık yapmadığının altını çizdi.

Referandum Sonuçlarının MHP Üzerindeki Etkisi

Erdem, referandumda çıkacak sonucun MHP’nin geleceği üzerinde etki yaratmayacağını belirtti. "Hayır" ya da "Evet" sonucunun MHP’nin siyasi geleceğine dair bir anlam ifade etmediğini savunan milletvekili, MHP’nin her durumda millet ve devlet için hizmet odaklı hareket etmeye devam edeceğini belirtti. MHP'nin, siyasi manevralara kapalı olduğunu ve her koşulda önceliğinin vatan ve millet olduğunu ifade etti. Ayrıca, yaşanan karamsarlıkların üstesinden gelebilmek için güçlü bir devlet yapısının şart olduğunun altını çizdi.

FETÖ ile 'Hayır'cıların Ayrımını Yapmak

Erdem, FETÖ’cüler ile 'Hayır' oyu kullanacak olanların aynı kefede değerlendirilemeyeceğini belirtti. Bu iki grubun arasında büyük bir fark olduğunu ifade eden Erdem, iktidar partisinin süreçte yaşattığı karmaşanın sorumlu olduğunu dile getirdi. Eleştirilerini sürdüren MHP'nin, toplumda kendi çizgisinde kalmaya devam ettiğini belirtirken, bu refleksle 'Hayır' demenin niyetinin çok önemli olduğunu vurguladı. "Emperyalist güçlerin güdümünde hareket edenlerle, özünde karşıt duygular taşıyanları ayırmak gerek" açıklamalarında bulundu.

Yeni modelle birlikte, Cumhurbaşkanı’nın seçilme koşulu olarak %51 oy alması öne çıkıyor. Bu durumun, MHP’yi tehdit eden iki partili bir sisteme yol açabileceği yönündeki eleştiriler hakkında neler düşünüyorsunuz? MHP’nin lideri, bu durumu değerlendirirken, mevcut siyasi manzarada AKP ve CHP'nin sürekliliğinin sorgulanması gerektiğine vurgu yapıyor. Yapılan anketlerde, seçmenlerin büyük çoğunluğunun her iki partiyi de desteklememesi dikkat çekiyor. Ancak MHP’nin, her iki partiye alternatif olma potansiyeli olduğunu ifade ediyor. Hatta, bazı senaryolarda MHP'nin seçimlerde beklenmedik bir şekilde yüksek oy alabileceğini savunuyor.

Parti Siyasi Algısı ve Seçmen Tercihleri

Gerek yerel seçimlerde gerekse kamuoyunda MHP'nin algısı, seçim sonrası yapılan analizlerde önemli bir yer tutuyor. Seçim anketlerinde, seçmenlerin "MHP olmazsa ne yaparsınız?" sorusuna verdikleri yanıtlarda, partinin toplumdaki yerinin pekiştiği görülüyor. Burada MHP’nin, Türk siyasi hayatında ortaya çıkabilecek seçeneklerden bağımsız bir varlık olarak öne çıktığından bahsediliyor. Seçmen davranışlarındaki değişim, MHP'yi bir alternatif olarak algılamaya yönlendirdiği iddia ediliyor. Bu da partinin seçmen nezdindeki gücünü, özellikle Cumhurbaşkanlığı gibi kritik bir pozisyonda artırabileceğine dair işaretler taşıyor.

Güneydoğu Anadolu'daki Tepkiler ve Olası Siyasi Gelişmeler

MHP'nin lideri, Güneydoğu Anadolu'daki halkın, devletin güçlenmesini isteyen bir tutum sergilediğini belirtiyor. Barzani'nin Türkiye’yi ziyareti esnasında Irak Kürt Bölgesel Yönetimi bayrağının asılması konusunda partinin sert tepkisi, bu bölgedeki milliyetçi duyguların hala canlı olduğunu gösteriyor. Kerkük’teki bayrak krizinin yanı sıra, Talabani ve Barzani’nin referandum talebi hakkında, MHP’nin tutumu net bir şekilde "Kerkük Türk'tür, Türk kalacak" olarak ifade ediliyor. Bu bağlamda, partinin bölgedeki gelişmelerle ilgili duyarlılığı ve milli duruşu, seçmen nezdinde bir karşılık buluyor.

HDP ve Açlık Grevi Çatışması

Adalet Bakanı’nın, HDP yöneticileriyle bir araya gelmesi üzerine HDP Lideri Demirtaş’ın açlık grevine son vermesi, ülkede büyük tartışmalara yol açtı. MHP lideri, bu durumu dikkate almadığını, bunun bir tür takiye olarak değerlendirdiğini ifade ediyor. Açlık grevlerinin arka planındaki politik hesapların, halkın gözünden kaçmadığını vurguluyor. Siyasi partilerin çatıştığı bu tür konularda, gerçek ve samimi bir tutum sergilemenin önemine dikkat çekiyor. Özellikle, devletin pozisyonu ve halkın güvenliği söz konusu olduğunda, duygusal yaklaşımlar yerine net bir tavır sergilemenin gerekliliğini öne çıkarıyor.

Referandum Haddinde Müzakere Tartışmaları

Son günlerde gündemdeki referandum süreçleri ve bunların Türkiye’nin geleceği üstündeki etkileri, sert tartışmalara neden oluyor. Bazı siyasi yorumcular, "Evet" çıkması halinde müzakere süreçlerinin yeniden başlayabileceğini belirtiyor. Ancak MHP liderine göre, böyle bir duruma kesinlikle izin verilmeyecek. Terörle müzakere yerine, terörle mücadele vurgusunu ön plana çıkarıyor ve Türk milletinin, bu tür girişimlere asla müsaade etmeyeceğini söylüyor. Bu tutum, partinin milli ve güvenlik odaklı politikasının devam edeceğini gösteriyor.

Seçim ve Parlamento Üzerine Değerlendirmeler

MHP’nin lideri, CHP'nin seçim stratejilerini eleştirerek, doğru bilgilendirmeye dayanan bir farkındalığın önemine dikkat çekiyor. “Seçimden önce TBMM'yi feshetme yetkisi” hakkında yapılan spekülasyonlar, sadece bir yanılgıdan ibaret olmalı. Gerçekten de, Türkiye’nin ihtiyaç duyduğu daha fazla temsil için Milletvekili sayısının artırılması gerektiği yönünde bir görüş belirtiliyor. 600 milletvekilinin az olduğunu savunan MHP, bu konuda tarihsel verilerle de destekleyerek, Türkiye’nin gelişen nüfusunu göz önünde bulundurarak önerdiği çözümlerin daha mantıklı olduğunu vurguluyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız